Söyleşenler: Kübra Çomaklı KOÇAK – Muharrem BAYKUL
El-Esmâü’l-Hüsnâ’yı ayrıntılı şekilde öğrenmek hayatınızda nasıl bir değişime yol açtı?
- Esmâ derslerini daha ilk günden itibaren tefsir derslerinin devamı niteliğinde takip ettim. Kur'an'ın Esmâ'nın tefsiri olduğunu fark ettim. Esmâ'ya tutunmak hayata, mesleğime, tabiata ve bakış açıma yansıdı. Eğitim ve öğretime, öğrencilerime karşı tavır ve tutumlarımı olumlu bir şekilde etkiledi. Kur'an, Esmâ ve hayat arasında muhteşem bağlar olduğunu idrak etmeye başladım. (Tayyip Taşdelen, 31, öğretmen).
- Mü’min de olan Rabbimizin bu sıfatını da öğrenince imanın da bir ahlakı olduğunu öğrendim ve bu vesileyle zahiren mümin görünenlerin dilleriyle halleri arasındaki zıtlık zihnimde netleşmiş oldu. Elbette ki insan hangi şeyin ahlakından yoksun ise o şeyi temsil kabiliyetinden de yoksun olacaktı. Ve şunu da keşfettim ki, imanın ahlakı demek olan ‘güven’i, müminler ne zaman Allah’a kayıtsız-şartsız hasrederlerse izzet ve saadete kavuşuyor, ama sırtını Allah’a dayayıp ta gözü dışarıda olanlar ise zillete ve bin bir derde uğruyor. Aslında Rabbimiz, yokluktan varlığa çıkardığı insandan, bunca verilenler sonrasında, yerlerin ve göklerin yoktan var edicisinin kendisi olduğunu ikrar etmesinden ziyade, yerlerin ve göklerin Rabbi olan kendisine güvenmesini istiyor. Mesela, ‘reel siyaset bunu gerektiriyor’, ‘günümüzde ticaret böyle yürüyor başka türlü yapamayız’, ‘haklısınız ama böyle yapmazsak bizi yaşatmazlar’ gibi mümin’in ağzına yakışmayan sözlerden Hz. Allah hiç hoşlanmıyor. O, egemenliği kayıtsız ve şartsız kendine hasreden asil kullar arıyor. Çünkü Allah; El-Kadir, El-Muktedir, El-Aziz, El-Melik, El-Varis… iken hala başkalarına göz kırpmak, akılsızlıktan ziyade üç gün öncesinin peşine meyleden çok bayağı ve erdemsiz bir davranıştır. Ahlak zemini üzerine bina edilen iman ne muhteşem bir saraydır, bizlere bu sarayda yaşama asaletini lûtfeden Allah’a hamd olsun. (Alper Yiğit, 35, muhasebeci).
- Hangi değişime yol açmadı ki; sanki İslam’ı, Kur'an'ı yeni duyuyorum, sanki yeni Müslüman olmuşum gibi bir duygu oldu içimde… (Gülşen Taş, 40, ev hanımı).
- Kavramları anlamada anlayışım arttı. (Cezmi Can Solmaz, 65, emekli asker).
- Her attığım adımda Rabbimin gözetiminde olduğumu fark ettim Elhamdülillah; bu farkındalık ben de “dünyalık ne yaparım değil de, Allah rızası için dünyada iken, onun risaletinin yürümesi için ne yapabilirim” derdi ile dertlenerek, o yolun öğrencisi olma endişesi ve gayesi içine girdim. Birinci Hitâmuhu Misk’te tesettürüm yoktu ve katılamamıştım. Ama hamdolsun ikinci Hitâmuhu Misk’e ömrüm olursa tesettürlü katılmak nasip olacak inşallah. Be benim hayatımın yeniden doğuşuydu… (Gülseren Gören, 39, ev hanımı).
- Beni ve tüm kâinatı yaratanı anlamaya ve yeniden inşa olmaya başladım. Hayretim ve merakım arttı. (Semra Sağrılı, ev hanımı).
- O’na ait her şeyi sevmeye başladım. (İrfan Atik, 53, turizm).
- Yakın, seven, gören bilen bir Allah! İçimde ve her yerde Allah! Kur’an’daki sureler, ayetler saki yeniden, bambaşka bir şekilde konuştu benimle.
- Hayatımda ve tüm kâinatta Allah’ın tecellilerini gördüm. Rabbimin ilahi kudret elini gördüm elhamdulillah…
- Düşünmeye ve aklımı doğru kullanmaya sevketti.
- Yanlış bildiğimiz doğrular, doğru bildiğimiz yanlışlar… Mustafa İslâmoğlu Hocamızı dinlediğim günden beri çok şey değişti hayatımda elhamdulillah. Ölüymüşüm meğer, yeniden doğdum İnşallah. Değerlerimizden bizleri koparmışlar, en değerli rehberimiz Kur’an’ı hep bize “dokunma, tavanda tut” şeklinde yansıttılar. Bu düşünce bizi yozlaştırdı. Artık Kur’an’ım hayat rehberim, yoldaşım oldu. Her zaman her yerde elimde. Şükür Mevlama…
- Esmâ’yı Kur’an’la bağdaştırmak gerekliydi. Çünkü bu güne kadar öğrendiğimiz Esmâ Kur’an’da olmayan isimler. Bir çok fiiller Esmâ listesine girmiştir. Şimdi isimlerle fiilleri ayrı ayrı fark ettik. (Ali Kaya).
- Tanıdığım insanlarda Esmâları arıyorum. Ve Mü’min olmayanlarda dahi gerçekleşmesi beni çok şaşırtmıştı. (Meral Dinç).
- Bildiklerimi sorguluyorum artık! (Canan Karabulut).
- Her şeye karşı bakış açım değişti. Kendimi daha bilgili ve güçlü hissediyorum. (Sevgi Harman).
- İnsana ve eşyaya Esmâ’nın vermiş olduğu tezahürlerle bakmak bambaşka bir insan olmamı sağladı ve Yüce Rabbimle irtibatıma adeta irtifa yaptırdı elhamdulillah!... (Hasan Öktem).
- Eskisi gibi değilim daha aydınlandım. İnsanlara olan sevgim arttı. Her derdime çare oluyor.
- Varlığını yalnızca O’na vakfet” ve “kendini O’na emanet et” ayetlerinin doğrultusunda emanet edilen mercii bilmek hayatıma anlam katıyor. Varlığa o gözle bakıp, Allah’ın tecellilerini aramak hayatı anlamlandırıyor.
- Hayatımda yaşadığım, karşılaştığım olumsuz olaylar karşısında dirayetimde ciddi anlamda olumlu değişiklikler oldu. Bu değişikliği akrabalarım, arkadaşlarım, yakın çevrem fark etti. (Neslihan Huser).
- Dik duruş. (Fatma Limon).
- Allah’ın her an, her yönüyle hayatımızda tecelli ettiğini anlamamıza, sebep-sonuç ilişkilerini kurmamızda etkili oldu.
- Esmâ derslerine katıldıktan sonra Allah algınızda nasıl bir değişiklik oldu?
- Rabbimi hiç bilmediğimi, tanımadığımı, bizi ne kadar çok sevdiğini, O'nun bizim kulluğumuza değil, bizim O'na ihtiyacımız olduğunu öğrendim. (Gülşen Taş, ev hanımı).
- Allah'ı yüreğimle sevmeyi öğrendim.
- 99 Esmâ’yı ezberlemiştim ama bu dersler (hem sıra, hem mana açısından). ezberimi bozdu. Yakînim arttı. (Cezmi Solmaz, 65, emekli asker).
- Allah algımızdaki pürüzleri düzeltmeye çalıştık. (Mustafa Yıldız, 37, esnaf).
- Hz. Ali’nin güzel bir sözüyle açıklamak isterim; “ben O’nun Allah olduğunu her istediğimi vermeyişinden anladım” sözünü Esmâ derslerinden sonra daha iyi idrak ettim. (Emre İkikat, 28, tekstil).
- Mustafa İslamoğlu’nun ‘Allah’ kitabı ve Esmâ derslerinden sonra, nelere üzülüp nelere sevinmem gerektiğini, hayatımı ne kadar boş geçirdiğimi anladım. Yaklaşık 2 aydır rahatsızlığım nedeniyle derslere iştirak edemiyordum. Bu süreçte bu derslerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anladım. (Gülseren Gören, 39, ev hanımı).
- Kur’an kendine gel derdi ya, geldim ve Allah’ın uzaklarda değil yakınımda olduğunu gördüm.
- Benim önceden inandığım Allah tasavvuru ile bu derslerde öğrendiğim Allah tasavvuru arasında çok fark var...
- Hiçbir şey tesadüf değildir. Allah her şeye nüfuz etmiştir. (Ali Kaya).
- Allah’ın her şeyi kuşattığını ve daima onun gözetiminde olduğumuzu, bir şey yaparken kim ne der diye değil, Allah ne der diye düşünmeyi öğrendim. (Şeref Öztel).
- Rabbimle tanıştım! (Meral Dinç).
- Allah’ı kendisinden, Kur’an’dan öğrendik. Mecazi anlayıştan temizlendik (Atıf Murat).
- Bocaladım, karıştım, iyi ki Rabbim bu dersi nasip etti ve ben de katıldım.
- Her şeye, her yere bakarken Allah’ı görmeye başladım. (Sevgi Harman).
- Yüce Allah’ı gereği gibi, kendi kendisini Kur’an’da anlattığı kadarıyla, yani vasıflarına sadakat göstererek tanımamı sağladı.
- İnsan bilmediklerinden korkar, bilmediğine bağlanır. Rahman’ın tecellisi olduğumuz sevmesinden, Yaradan’ı sevmekten başka nasıl cevap verilebilir ki?
- 9 yıl kadar İlahiyat alanında eğitim hayatım oldu. Şu anda da devam ediyor. Bilmek ayrı, tanımak ayrı. Bu derslere katılmadan önce benim Allah algım bilmeye yönelikti. Fakat ben şimdi Rabbimi tanıyorum. Tanıdıkça daha çok seviyorum. (Neslihan Huser).
- Rabbimden sadece korkardım, şimdi aşk ile seviyorum!
- Rabbimizi hiç tanımamışız ya da yanlış anlamışız. Hâla da tam anlamıyla tanıdığımızı söyleyemeyiz. Sonsuza kadar devam etsin anlama gayretimiz inşaallah…
- Her zaman Allah ile aramda ciddi bir mesafe, bir hudut olduğunu hissederdim. Ama Esmâ derslerinden sonra mesafeler olmadığını, Allah’ın bize yakın olduğu gibi bizim de O’na yakın olduğumuzu fark ettim.
- Esmâ bilinci İslam ve Peygamber anlayışınızda nasıl bir değişikliğe yol açtı?
- O’nun bizim için seçtiği en iyidir, fani hayat için en iyidir, ebedi hayat için en iyidir. En iyi olan insanı her yer de en iyi yapar! Onun için İslam tartışmasız ibadetten siyasete, ticaretten hane-i saadetlerimize dört bir yanımızı kuşatmalıdır ve insanlığın değişmez değerleri ve insanın biricik saadeti olan İslam’la insan arasına giren her zalim güce karşı her ehl-i İslam cansiperane ömürlerini siper etmeli ve ölümüne direnç göstermelidir, ki en nihayetinde İslam mükemmel olanın kemal yolcularına lûtfettiği ab-ı hayattır! Bize düşen O’nun yazısını okumak bir yana silmeye kalkışanlardan utanarak, bin bir mahcubiyetle onu anlamaya ve yaşamaya çalışmaktır. Tarifsiz sevgisiyle bizlere lütfederek, insan için en iyisi olan bu muhteşem hayatı, bizlere vahyin diliyle anlatan, Nebi’nin eliyle yaşatan Allah’a hamdolsun! (Alper Yiğit, 35, muhasebeci).
- Allah’ın en büyük projesi olan İslam’a teslim olmanın, İslam’ı doğru anlamanın ne kadar önemli olduğunu algılamaya başladım. Esmâ dersleri öncelikle kul olan Peygamber algımızı inşa etti.
- İslam’ı bu dönemde yaşamak zor diye düşünürdüm. Efendimiz zamanında olsaydım İslam’ı o zaman daha iyi yaşayacağımı sanıyordum. Peygamber’i insan üstü görürdüm. Onu anlamanın, ona ulaşmanın zor olduğunu düşünüyor, bol bol salavat getirmekle yetiniyordum. Hocamı dinlediğimden beri kendimi, Allah’ı, dinimi öğrendim. Ne kadar nasipli bir kul olduğumu düşündüm ve Rabbime şükrettim. Kalbim ilim aşkıyla doldu ve tüm bunlarla birlikte yüküm, sıkıntılarım, kaygılarım da alabildiğince arttı. (Gülşen Taş, 40, ev hanımı).
- Peygamberimizin sıkıntılı dönemlerinde, Esmâ’nın tecellileriyle nasıl sıkıntılarının kolaylaştığını öğrendim. Ve onun hayatı bize örnek olduğu için, bizim de sıkıntılı dönemlerimizde Esmâ’nın tecellileriyle hayatımızın kolaylaşacağını bizzat Peygamberimizin örnekliğinde daha iyi anladım. (Sabriye Sağıroğlu, ev hanımı).
- Uydurulan dini değil, indirilen dini daha iyi kavramama vesile oldu. Peygamber algım, melek peygamberden insan peygamber anlayışına doğru boyut değiştirdi. Onun getirdiği risaletin, kişiliğinden daha önemli olduğunu kavradım. (Emre İkikat, 28, tekstil).
- Allah ve insan farkı… El-Velî ismi ışığında uydurulan Hadis ve Peygamber tasavvurunu daha iyi anladım. (Cezmi Can Solmaz).
- İnsan bir Peygamberi tanıdık. Peygamberin iz bıraktığını ve takip edilebileceğini öğrendik…
- Esmâ bilinci Allah’lı bir İslam ve Peygamber bilinci oluşturuyor. Esmâ’sız bakmanın Allah’sız bakmak olduğunu anladım. (Melek Erdoğan).
- Peygamberlere büyük bir plazmadan çıkan renk kuşağı gibi bakmamıza yol açtı.
- İslam dini son peygamberle tebliğini bitirdi, bize de bunu yaşamak kaldı diye düşünürdüm. Esmâ bilinci İslam dinini, Peygamberimiz ışığında hâlâ tebliğ ile sorumlu olduğumuzu fark ettirdi.
- Peygamberin Allah’ın kulu olduğunu öğrendim. Oysa, ilahi vasıflar ve isimlerin Peygambere yakıştırılmış olduğu bir anlayış yerleşmişti! (Ali Kaya).
- Esmâ bana Allah’ın bütün değerlerinin ortak adının İslam olduğunu, Peygamberimizin de bu değerler uğruna yaşadığını fark ettim. (Şeref Öztel).
- Peygamberin de hata yaptığını ve fani olduklarını kabul ettim. (Meral Dinç).
- Doğruları öğrenmek için çok okumaya başladım, kitaplar benim için çok değer kazandı. (Canan Karabulut).
- Şimdiye kadar bildiğimi zannettiğim, İslam’ın içine karışmış bütün hurafelerden kurtuldum. (Sevgi Harman).
- Esmâ bilinci, İslam ve Peygamber anlayışımdaki spekülatif, yani zanni katkıları silip süpürdü inşallah. Artık indirilmiş dinin tarif ettiği İslam ve Peygamber anlayışına “kıymete kanaat” göstererek inanıyorum, uydurulmuş dine değil, elhamdulillah… (Hasan Öktem).
- Allah Rasulü’nün de Allah’a esmâsıyla yaklaşması bana örnek oldu.
- Sizin Esmâ’nız hangisi?
-El-Vedûd; bu ismi yazmak yüreğimin kapasitesinin çok üstünde, zaten yazayım dedim bir sayfa yazdım sildim. Olmadı olamazdı, hâl kâl’e nasıl dökülsün? Yüreğimin tam ortasına oturan bu mübarek isim için ancak şunu söyleyebilirim ki; beni yoktan var eden, taptığım bir tek İlâh olan Allah’ın bu Esmâsına muhatap olmak, benim için Rabbimin bana ‘kulum sana başka bir nimet yok’ demesi için yeterli sebeptir. Bizleri seven, kendini sevdirme lûtfunda bulunan, sevginin membaı, kalplerimizin sahibine hamdolsun! (Alper Yiğit, 35, muhasebeci).
- Benim Esmâm tüm Esmâ’yı kapsadığı için Allah! (Mustafa Yıldız, 37, esnaf).
- El-Vedûd; yarattığı kulu seven ve bu sevgisine karşılık bekleyen… Allah’ın bu Esmâ’sına bizatihi şahitlik ettim.
- Rab benim Esmâm! Esmâ listelerinde yer verilmemesine rağmen dilimizden hiç düşürmediğimiz bu Esmâ’yı, her an hayata müdahil olan Allah’ı hep hissettirdiği için kendime çok yakın buluyorum. (Melek Erdoğan).
- El-Habîr (Fatma Limon).
- Bütün Esmâlar benim!
- El-Vedûd (c) karşılıklı olduğu için en çok hissedilen…
- El-Vedûd ismi beni çok etkiledi. Varlığın temelinde sevgi varmış. Hem seven hem sevilmeyi isteyen bir Allah’ımız var. Neden bizden sevgi istiyorsun Rabbim dedim? Düşündüm ki, sevmeden kulluk edemeyiz, varlığımızı hür olarak adayamayız, aşık olamayız. Sevmek için sevmek, özgür olmak için sevmek. En çok onu sevmek, sevdiğine en sevdiğini feda etmek. Elhamdulillah böyle bir Rabbimiz var, bizim sevgimize ihtiyacı olmamasına rağmen bize lütfediyor. Onun bizim sevgimize ihtiyacı yok, bizim O’nun sevgisine ihtiyacımız var…
- El-Melik, çünkü Allah görünen ve görünmeyen her şey üzerinde hüküm sahibidir. (Sevgi Harman).
- Er-Rahmân ve er-Rahîm, ism-i şerifleri. Her dara düştüğümde O’na yönelmek, bana olan rahmetini, merhametini tüm hücrelerimde hissetmek… (Neslihan Huser).
- Ya Allah, Ya Fettâh, Ya Selâm, Ya Vekîl, Ya Hayy, Ya Muhît, Ya Latîf, Ya Alîm, Ya Vedûd, Ya Ğafûr, Ya Karîb, Ya A’lâ, Ya Ze’l-Celâli ve’l-İkrâm…