KUR’ANİ HAYAT 100. SAYI YAZI ÇAĞRISI
VEDA VAKTİ
Değerli yazarlarımız ve kıymetli okuyucularımız,
2008 yılının Temmuz ayında, “hayatın vahiyle inşası için Kur’anî Hayat” sloganıyla çıktığımız bu yolda, Kur’an merkezli bir düşünce ekolü tesis etmeyi, vahiyle inşa edilebilecek bir hayatın izlerini sürmeyi ve bu istikamette yeni ufuklar açmayı hedefledik. Her sayımızda, Kur’an’ın rehberliğinde, çağımıza söyleyecek sözümüz olsun istedik. Dergimizde yer verilen her dosya konusunu hazırlarken yazının sadece bir metin değil bir şahitlik, bir sorumluluk olduğunu bilerek hareket ettik. Şimdi ise bir dönemin sonuna gelmiş bulunuyoruz.
Kur’anî Hayat, 100. sayısıyla yayın hayatına veda ediyor.
Bunu sadece bir kapanış değil bugüne dek yazılanların ve konuşulanların zihinlerde, gönüllerde ve hayatın içinde yaşamaya devam edeceği bir devir teslimi olarak görüyoruz. On altı yıl boyunca ele aldığımız dosya konularımız ile sayfalarımıza şahitlik eden her bir makale, okurlarımızın akleden kalplerinde bir kıvılcım olabildiyse ne mutlu bizlere.
Dergicilik, tarih boyunca zorlu yollar kat etmiş, çeşitli engelleri aşarak varlığını sürdürmüştür. Vaktiyle Servet-i Fünun gibi dergiler kanun gücüyle susturulsa da günümüzde dergilerin karşılaştığı en büyük tehdit artık sansür değil ekonomik sıkıntılar ve azalan okur ilgisidir. Belki de Cemal Süreya’nın dediği gibi “dergiler kapanmak için çıkmaktadır”. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu kapanışların ardında sadece okur ilgisizliği değil basım maliyetleri ve dağıtım zorlukları da yatmaktadır. Kur’anî Hayat Dergisi de bu zorluklardan azade kalamamıştır. Sizlerin de bildiği gibi özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında, 2021 yılının ikinci yarısında artan matbaa ve posta maliyetleri nedeniyle dergimiz e-dergi formatına geçmek zorunda kalmıştır. Bugün geldiğimiz noktada ise dijitalleşmeye rağmen süregelen ekonomik baskılar, sürdürülebilir bir yayıncılığı imkânsız hale getirmiştir. Pek çok derginin peşi sıra Kur’anî Hayat’ın da yayın hayatına veda etmesi, elbette sadece “hayali bir okur kitlesinin kayıtsızlığına” bağlanamaz, bağlanmamalıdır. Yayıncılık dünyasında sürekliliği sağlayan unsurlar arasında sadece okuyucu ilgisi değil aynı zamanda fikrî derinlik, ekonomik koşullar ve entelektüel üretime verilen değer gibi birçok faktör de bulunmaktadır. Kur’anî Hayat, 100 sayılık yolculuğu boyunca kısa vadeli ilgi dalgalanmalarına kapılmadan, kendi çizgisinde ısrarla ilerlemeyi tercih etmiş ve okurlarına sunduğu içerikle bir anlam dünyası inşa etmeye çalışmıştır. Bu bağlamda her sayıda ele aldığı konuları ve kavramlarıyla muhataplarına bir okul olma, zihnî bir üretim sağlama zemini hazırlamış olmaktan büyük mutluluk duymaktadır.
Bu yolculuk boyunca akademisyen hocalarımızın rehberliği, düşünsel katkıları ve derinlikli değerlendirmeleri, dergimizin fikrî çizgisini koruyarak gelişmesine büyük bir değer katmıştır. Aynı zamanda Kur’anî Hayat’ın bünyesinde yetişen yazar kadrosu ve yazarlığa adım atan yeni kalemler, bu fikrî mirası geleceğe taşıyan birer nefer olmuş, dergimizin bir mektep olma misyonuna anlam kazandırmıştır. Bu süreçte, geçmişten bugüne dergimize emek veren, yolumuzu aydınlatan kıymetli hocalarımıza, yazılarıyla bizleri besleyen ve fikri mirasımıza katkı sunan tüm yazarlarımıza gönülden teşekkür ederiz. Her sayıda özenle kalem oynatan, düşüncelerini samimiyetle satırlara döken, fikrî mücadelemize omuz veren yazar kadromuza ise ayrı bir teşekkürü borç biliriz. Onların kalemleriyle şekillenen her satır, bu yolculuğun bir nişanesi, bir iz düşümü olmuştur.
Bu kapanışı bir son değil geride bıraktığımız mirasın yeni mecralarda yankılanmaya devam edeceği bir başlangıç olarak görüyoruz.
YAZI ÇAĞRISI
Bu anlamlı sayımızda, siz kıymetli yazarlarımızdan bir “veda yazısı” kaleme almanızı arzu ediyoruz. Kur’anî Hayat’taki yazarlık serüveniniz, kaleme aldığınız her satırla inşa ettiğiniz bilinç ve sorumluluk duygusu, sizleri bu dergiyle buluşturan gayeleriniz ve yol boyunca benimsediğiniz ilkeler… İşte tam da bunları, bu son sayımızda hep birlikte yad edelim istiyoruz.
Sizlerden, Kur’anî Hayat’ın sizde bıraktığı izleri, bu yolculukta bizimle paylaştığınız anıları ve kaleminizin bize kattıklarını duymak istiyoruz. Dergimizin sizin için ne ifade ettiğini, onun satırlarında hangi idealleri yeşerttiğinizi, birlikte yürüdüğümüz bu yolun sizde nasıl bir anlam bulduğunu paylaşmanız, bizim için paha biçilemez bir şahitlik olacaktır.
Bu dergi; bir düşüncenin, bir bilincin ve bir sorumluluğun sesi oldu. Kaleminizle bıraktığınız iz, bizim en büyük mirasımızdır. Şayet bu uzun yolculukta istemeden de olsa gücendirdiğimiz, incittiğimiz yahut beklentilerine yetişemediğimiz hocalarımız, dostlarımız olduysa tüm dergi ekibimiz adına affınızı talep ederiz. Mehmet Âkif’in, “Hayır hayal ile yoktur benim alışverişim/ İnan ki her ne söylemişsem görüp de söylemişim” düsturuyla bu son sayımız, veda ederken bir hatıra, bir şahitlik, bir muhasebe olsun.
Sizleri, bu anlamlı sayıda bizimle birlikte kalem tutmaya, son bir kez Kur’anî Hayat’ın sayfalarında buluşmaya davet ediyoruz.
Kaleminizin izleri daim olsun…
Yazılarınızı en geç 28 Mart 2025 tarihine kadar göndermenizi rica ederiz.
Rabbimiz emeğinizi rızasına matuf kılsın; ilminizle amel etmeyi müyesser kılsın, muhatabı üzerinde tesir bırakmayı nasib eylesin… Rabbim göğsümüze genişlik, kaleminize bereket versin.
Hatice İ. ERDEM
Kur’anî Hayat Yazı İşleri

