Davet Etmek İki Ayaklı Dua Olmaktır

Mustafa İSLÂMOĞLU   Da’ve(t), “bir şeyi veya birini, kendine veya bir başka şeye sesle, işaretle, eylemle çağırmak” demektir. Davetin muhatabı işitme ve icabet etme yeteneği olan her tür varlıktır. Du’â, kalbin davetidir. Aynı kökten gelen da’vâ (dava), “kendisine davet edilen şey” anlamına gelir. Daveti ilke edinen her davetçinin çağırdığı şey, davadır. [...]

İnsan Devleti

Mustafa İSLÂMOĞLU   İlahi siyaset - insani siyaset   Siyaset, yönetmektir. Yönetmek, tarihi aşan bir şeydir, insanla sınırlanamaz. Yönetme fiilinin en belirgin sonucu düzendir. Düzenden yola çıkarak, orada bir yönetimin olduğunu anlarız. Kâinatın muhteşem düzeni, bize kâinatın bir yöneticisi olduğunu söyler. Kâinatın düzeni ilahi siyasetin göstergesidir. İlahi [...]

Şehadet Var Olmak, Şahit Olmaktır

Mustafa İSLÂMOĞLU Ş-h-d maddesi, “orada olup tanık olma” (3:70) ve “tanık olduğunu haber verme” (25:72) manalarına delalet eder. Tanıklığın şartı “huzur”dur. Huzur, “orada ve o anda hazır ve nazır olma”dır. Bu tanıklık gözle olabileceği gibi, gönülle de olabilir. Hacıların hac yapmak için toplandığı mekânlara meşâhidu’l-hac denir (22:28). Meşhed, [...]

İhlâs: Dini Allah’a Has Kılmak ve Samimi Olmak

Mustafa İSLÂMOĞLU   Dinî kavramları Kur’an’ın onayına sunmak   İslam’ın, kendine has kavramsal bir bünyesi vardır. Bir kavramın, İslam’ın bünyesine ait olup olmadığını test etmenin tek doğru yolu, o kavramı Kur’an’ın onayına sunmaktır. Zira Kur’an, sadece önceki vahiylerin ve onların müntesiplerinin ürettiği ‘ehl-i kitap [...]

Emanete Sadakat Allah’a Sadakattir

Mustafa İSLÂMOĞLU   İman: İlahi itimada layık olmanın asgari şartı   Emanet, “koruyacağı beklentisiyle birine geçici olarak verilen değerli şey” manasına gelir. Aynı zamanda “O değeri koruma işine” de emanet denilmiştir. Emanetin türetildiği emn, “güven”, emân birine verilen “güvenlik garantisi” anlamına gelir. Emn’in zıddı “korku” [...]

Devletin İmanı Adalettir

Mustafa İSLÂMOĞLU   Zulme tapmak adli tepmek hakka hiç aldırmamak Kendi âsudeyse dünya yansa baş kaldırmamak (M. Akif)   Dinin iki kanadı: Tevhid ve adalet   İnsan, ebedi mutluluk menziline iki kanatla uçar: Bunlar, tevhid ve adalet kanatlarıdır. Tevhid kanadı, insandan Allah’a uzanır ve insan-Hâlık ilişkisini temsil eder. Adalet kanadı, insandan insana uzanır ve insan-mahlûk ilişkisini [...]

Tevhidin Hakikati: Hâlik Tektir, Mahlûk Çoktur

Mustafa İSLÂMOĞLU   Tevhid İslam’ın Üssü’l-Esasıdır   Allah’ın kitabında, tevhid kadar titizlendiği bir başka konu yoktur. Allah’ın peygamberlerinin tümünün ortak çağrısı tevhidedir. Tevhid, İslam’ın üssü’l-esasıdır. İslam adına ne inşa edilmişse, tevhid temeli üzerine inşa edilmiştir. Bu yüzden tevhide yönelik her tahrif [...]

İman: Allah’a Güvenmek, İslam: Güvendiğine Teslim Olmak

  Mustafa İSLÂMOĞLU   İman dinin ruhudur, İslam dinin bedenidir İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu öncelikle dil açısından doğru değildir. Zira isimlerin farklılığı manaların farklılığına delalet eder. İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğu tezini Kur’an da desteklemez. Şu âyet bunun delilidir: قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنّاَ [...]

İlim Dindir, Din İlimdir

Mustafa İSLÂMOĞLU İlim nedir? Bir önceki konu olan takva, bir “bilinçlilik” hali idi. Ama o bilince ulaşmak için ‘ser-maye/ana-maya’, yani ‘yakıt’ gerektir. İşte ilim insanı o bilince ulaştıran ‘ser-maye’, yani yakıttır. Bu yüzden bilgi olmadan bilince ulaşılmaz. Bir medeniyeti, o medeniyetin kurucu aklı üretir. Medeniyetleri birbirinden ayıran şey, kurucu aklın bilgiyi [...]

Follow