Emanete Sadakat Allah’a Sadakattir

Mustafa İSLÂMOĞLU   İman: İlahi itimada layık olmanın asgari şartı   Emanet, “koruyacağı beklentisiyle birine geçici olarak verilen değerli şey” manasına gelir. Aynı zamanda “O değeri koruma işine” de emanet denilmiştir. Emanetin türetildiği emn, “güven”, emân birine verilen “güvenlik garantisi” anlamına gelir. Emn’in zıddı “korku” [...]

Devletin İmanı Adalettir

Mustafa İSLÂMOĞLU   Zulme tapmak adli tepmek hakka hiç aldırmamak Kendi âsudeyse dünya yansa baş kaldırmamak (M. Akif)   Dinin iki kanadı: Tevhid ve adalet   İnsan, ebedi mutluluk menziline iki kanatla uçar: Bunlar, tevhid ve adalet kanatlarıdır. Tevhid kanadı, insandan Allah’a uzanır ve insan-Hâlık ilişkisini temsil eder. Adalet kanadı, insandan insana uzanır ve insan-mahlûk ilişkisini [...]

Tevhidin Hakikati: Hâlik Tektir, Mahlûk Çoktur

Mustafa İSLÂMOĞLU   Tevhid İslam’ın Üssü’l-Esasıdır   Allah’ın kitabında, tevhid kadar titizlendiği bir başka konu yoktur. Allah’ın peygamberlerinin tümünün ortak çağrısı tevhidedir. Tevhid, İslam’ın üssü’l-esasıdır. İslam adına ne inşa edilmişse, tevhid temeli üzerine inşa edilmiştir. Bu yüzden tevhide yönelik her tahrif [...]

İman: Allah’a Güvenmek, İslam: Güvendiğine Teslim Olmak

  Mustafa İSLÂMOĞLU   İman dinin ruhudur, İslam dinin bedenidir İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu öncelikle dil açısından doğru değildir. Zira isimlerin farklılığı manaların farklılığına delalet eder. İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğu tezini Kur’an da desteklemez. Şu âyet bunun delilidir: قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنّاَ [...]

İlim Dindir, Din İlimdir

Mustafa İSLÂMOĞLU İlim nedir? Bir önceki konu olan takva, bir “bilinçlilik” hali idi. Ama o bilince ulaşmak için ‘ser-maye/ana-maya’, yani ‘yakıt’ gerektir. İşte ilim insanı o bilince ulaştıran ‘ser-maye’, yani yakıttır. Bu yüzden bilgi olmadan bilince ulaşılmaz. Bir medeniyeti, o medeniyetin kurucu aklı üretir. Medeniyetleri birbirinden ayıran şey, kurucu aklın bilgiyi [...]

Şuurun En Yüksek Hâli ve Vicdanın Salih Ameli Olarak Takva

Mustafa İSLÂMOĞLU   "التقوى إنما تكون على من عقلها" “Takva ancak onu anlayıp akleden kimsede bulunur.” İmam Şafii   Dergimizin önceki sayılarında işlenen “fıtrat” ve “ahlak” kavramlarıyla, “takva” arasında şöyle bir ayrım var: Fıtrat bizim tercihimiz değil, Yaratıcının bize bahşettiği idi. Dolayısıyla fıtrat üzerindeki tasarruf sadece [...]

Ahlak Dinin Temelidir

Mustafa İSLAMOĞLU   “Ahlak”ın lügavi çerçevesi   Ahlak hem hilk hem de hulk köküne nisbet edilir. Hilk insanın fıtri tabiatını, hulk insanın manevi yanını, halk insanın maddi ve sosyal yanını ifade eder. Ahlak’ın hulk boyutu hilk ve halk boyutundan güçlüdür. Nasıl ki ruh bedenin, ahiret dünyanın, ğayb şahadet âleminin, mana maddenin öznesi ise, manevi olan da [...]

Fıtrata Uygun Hayat Kur’âni Hayattır

Mustafa İSLAMOĞLU   Fıtrat’ın kavramsal alanı   “Yaratılış” manasına gelen fıtrat’ın kök anlamı “bir şeyin açılması ve içindekinin ortaya çıkması”dır. Ağzı açılınca ortaya çıkan “içindeki”, kelimenin tam manasıyla “yaratılış”tır. Oruçlunun ağzı açıldığı için orucu bitiren yemeğe iftâr [...]

Kur’ani Kavramlar Ve Tasavvurun İnşası

Mustafa İSLAMOĞLU   Vahyin dörtlü inşa modeli   İlahi bir inşa projesi olan vahiy, muhatabını dört aşamalı bir modelle inşa eder:   Vahiy, çoğunlukla içini boşaltıp yeniden anlam yüklediği kelime ve kavramlarıyla muhataplarının tasavvurunu inşa etmeyi amaçlar. Büyük-küçük (ekber-esğar), iyi-kötü (maruf-münker), hayat-ölüm (hayat-mevt), [...]

Follow