ANALİZ   

RAB ESMASININ TEZAHÜRÜ OLARAK ORUÇ

Sevgi ÇETİN

 

Rab ismi, Allah’ın hem eşsiz terbiyesini hem mahlukatı terbiyeye cevap verecek şekilde yaratmasını, hem de onlar üzerinde yönetici ve otorite olmasını ifade eder.[1]
Oruç ise Kur’an’a göre kadim ibadetlerdendir. “Siz ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı; belki bu sayede takvaya erersiniz” (Bakara 2:183)
Rabbimiz yüce kitabında bize helalleri ve haramları öğretmiştir. Bizi haramlardan sakındırır. Bunun dışında Rabbimiz bizden Ramazan ayında sabahın aydınlığından güneşin batmasına kadar olan sürede, imsak ile iftar arasında, helallerden de vazgeçmemizi ister.
İnsanoğlu acelecidir. Her istediği hemen olsun ister. “İnsanoğlu aceleci bir yaratılışa sahiptir; zamanı gelince size mesajlarımı (gerçek olduğunu) göstereceğim; dolayısıyla acele etmenize hiç gerek yok.” (Enbiya 21,37)
Günümüzde tüketim sektörü insanın bu yönünü hedef alır. Reklamlarda insanlara istediklerine hemen ulaşmanın yolları sunulur. “Şu makina bütün bulaşıkları yıkar, bu parfüm herkesi size hayran bırakır, bunu yersen 1 haftada 10 kilo verirsin…” bize sunulan şey, her istediğimizin anında ve istediğimiz gibi olmasıdır. Yazık ki gerçekler oldukça farklıdır.

“İlk defa 1970 yılında Colombia Üniversitesi’nde Walter Mischel tarafından uygulanan “Marshmallow Testi” yani “Zevki Erteleme Becerisi Testi” 45 yıldır 4 ve 6 yaş aralığında anaokulu çağındaki çocukların kendini kontrol edebilme ve duygularını yönetme becerilerini ölçmek için uygulanıyor.

Testin uygulanma aşamaları
Deneyi yapacak kişi çocuğu bir odaya götürerek oldukça baştan çıkarıcı olan bir yiyeceği önüne koyuyor. Çocuk için karşı konulmaz olan bu yiyeceğin yanında bir zil bulunuyor. Deneyi yapan kişi ‘Sana bir çikolata bırakıyorum, benim dışarıda biraz işim var eğer ben işimi yapana kadar bekleyebilirsen sana bir çikolata daha vereceğim. Ama beni beklemeden bunu yersen sadece bu çikolatayı yiyebileceksin ve zili çalarak bana yediğini haber vereceksin. Eğer işimin bitmesini ve geri dönmemi beklersen sana bir çikolata daha vereceğim. Deneyi yapan kişi odadan çıkarak dışarıda çocuğun davranışlarını gözlemliyor. Çocuk çikolatayı yerse zili çalarak haber veriyor ve deneyi uygulayan kişi odaya döndüğünde sadece bir çikolata veriyor.
Çocuk odada karşı konulmaz görünen bu yiyecekle baş başa kaldığında tabii ki ilginç anlar yaşanıyor. Deneyi yapan kişinin odaya dönmesini bekleyebilen sabırlı çocuklar ile dönmesini bekleyemeyip çikolatayı yiyen çocuklar arasında farka bakılıyor.
Zevki Erteleme Testi ile iki önemli şey gözlemleniyor. Bunlardan ilki; kendini kontrol edebilme becerisi, diğer ikincisi; beklemenin çocuk için ne kadar uygulanabilir bir şey olduğu. Aslında çocuğun güdülerini kontrol etmesi ve beklerse çok daha iyi bir ödül kazanmanın mantıklı olduğunu düşünerek karar verme becerisini göstermesi bekleniyor. Diğer bir deyişe hem duygularını hem de mantığını kullanması bekleniyor.
Araştırma, çocuk daha küçükken uygulanarak, sonrasında zevki erteleyenler ve ertelemeyenler arasındaki akademik başarı durumu inceleniyor. Sonuç çarpıcı. Testi geçerek alacağı zevki erteleyebilen çocuklar, erteleyemeyenlere göre akademik açıdan daha başarılı ve sınavlarda daha yüksek skor alıyorlar. Madde-alkol bağımlılık riskleri daha az, ebeveynlerinin gözlemlerine göre sosyal becerileri çok daha iyi.”[2]

Vazgeçebilmek neden önemlidir?

İnsan hep ister. İstemek söz konusu olduğunda insan bundan hiç bıkmaz. İstediği şeye ulaştığı anda kendisine yeni bir hedef belirler. Elde ettikleri ise onu kendisine bağımlı yapar. Oruç insanı bağımlılıklarından uzaklaştırıp özgür kılar.
Dış dünyanın “kendin için yaşa!” çağırısına oruç, “kendin için ara ver!” der.
Oruç, insanın bakışını dünyanın gelip geçici nimetlerinden arındırıp, kendine ve iç dünyasına yöneltmesine sebep olur. Bu; insanın kendini yeniden inşa etmesi için fırsattır.

Evet oruç; kadın erkek, zengin fakir bütün Müslümanlara farz olan bir ibadettir. Allah’ın insanı terbiye etmesinin ve öğretmesinin bir şeklidir.

Peki hakikatte oruç bize neyi öğretir? Vazgeçmek ve ertelemek ne kazandırır?
Oruç; bize irademizi kullanmayı öğretir. “Oruç münhasıran insani bir seçimdir. İnsan da hayvan da yiyecek ile beslenir (kendini besler). Fakat sadece insan oruç tutabilir. Oruç, insanla hayvan arasındaki farkı açıkça ortaya koyar. Yeme (beslenme), bir zorlamaya, bir tabiat kanununa uyarak yapılır. Oruç ise iradenin en büyük ifadesidir, bir özgürlük fiilidir. Orucun en büyük anlamı, herhangi bir tıbbî sebepten ziyade bu özgürlüktür.”[3]
Oruç, bedenimizi ve aklımızı yönetmemiz gereken bir ibadettir. İnsan zihnini ve bedenini gün boyu teyakkuzda tutar. Gün boyu isteklerine direnerek sabretmeyi öğretir. Farkındalık kazandırır. Elindekilerden mahrum olmak, nimetleri fark edip şükretmeyi artırır.
Oruç haramlardan vazgeçme değildir. Müslüman olduğunu iddia eden herkes zaten haramla ilişkisini kesmek zorundadır. Yani Müslüman inancı gereği yalan söylemez, sözünü tutar, bilerek kötülük etmez, zinaya yaklaşmaz, gözünü haramdan sakınır, kumar oynamaz, içki içmez….. vb. Müslüman oruçlu olduğunda ise kendine helal olanı erteler ve bir süreliğine vazgeçer. Eşi ile olan ilişkisinden ve kendine helal kılınmış iyi ve güzel yiyeceklerden vazgeçer. Böylece insan iradesini harekete geçirir.

Oruç, dünyada Allah için vazgeçilmeyecek bir nimet olmadığını gösterir. İnsana sınırlarını hatırlatır ve onu disipline eder.

Sonuç olarak, Rabbimiz oruç ile bizi terbiye eder. Farkındalığımızı geliştirir, bizi bağımlılıklardan kurtarır, sabrımızı artırır, motivasyonumuzu güçlendirir. İrademizi ortaya koyarak, yaptığımız seçimlerin bizi insan kıldığını gösterir. Biriktirip, istifleyip haz peşinde olmanın aksine, vazgeçip erteleyerek duyguları kontrol altına almayı öğretir. Sorumlulukların Allah’a karşı olduğu bilincini tazeler.

En güzel şekilde terbiye eden Rabbin, insana en güzel şekilde yaşamayı öğretmesidir oruç.