DENEME

 

 

İYİLİK YAP İYİLİK BUL!  KİM KAZANMIŞ KÖTÜLÜKTEN?

 

       Fatma SOYAL

                                                                                                                                                      

 

Kim iyidir, kim kötü?

Ne zaman iyilik yaparız, özel bir saati var mıdır mesela?

Ne için iyilik yaparız, iyilik bulmak için mi, görünsün diye mi, görünmesin yoksa Allah bilsin diye mi?

Dilenciye verdiğimiz para iyilik yapmak mıdır? Yoksa kendimizi tatmin etmek mi?

Hem sahi kim için, ne kadar iyisiniz, sizi ölçüp biçen kim, vicdanınız mı, toplumun vicdanı mı, Allah mı?

Gülümsemek iyilik midir peki, ya da suratı on karış dolaşmamak?

Birine yol tarif etmek, birine yerini vermek, birine ihtiyaç duyduğu şeyi sağlamak?

İyilik nedir, maddi midir manevi mi?

İyilik içimizde midir, öğrenmeler yoluyla mı elde ederiz?

Kim ne kadar iyidir, alt-üst sınırı var mıdır mesela, çok iyi olana aptal mı deriz ya da keriz mi?

İyilik nasıl ölçülür?

Dışarıdan çok ketum görünüp kimsenin bilmediği bir iyilik kahramanı olabilir misiniz mesela? Örümcek Adam gibi ünlü olma kompleksi yaşar mıydınız gizlenen karakteri kıskanan diğer yanınız tarafından? İyilik yapan tarafınız bunu göstermek istemez miydi?

 

Şimdi iki karakter düşünün, ikisi birbiriyle kavgalı, siz birini tutuyorsunuz ben diğerini. Size göre iyi olan sizin tuttuğunuz, bana göre iyi olan da benim tuttuğum kişi. Öyleyse bu iki kişinin ikisi de bir şekilde iyi. Biri de çıkıp şöyle diyebilir, yok kardeşim ikisi de hem iyi hem kötü, ikisinin de hatalı olduğu taraflar var ve özellikle tam da bu kavga anında ikisi de kötü, iyilikten çok uzaktalar çünkü. Burada da sorun şudur, birileri kötüdür; kötüye iyi diyenlerin olması, kötüyü iyi kılmaya yeter mi? Sınır nedir?

 

Allah insanı yaratırken fıtratına iyiliği yerleştirmiştir. İnsan iyiliği öğrenmez fıtraten iyiyi bilir. Bildiği halde kötüyü tercih ediyorsa fıtratından uzaklaşır ve bu oranda kötüye yaklaşır.

İnsan iyilikle ölçülür ve iyilik, varoluşun en önemli güç ve erdemlerindendir.

 

Allah yeryüzünde insanı saptıran şeytan ve nefsin kışkırtmasıyla ilk kanın dökülmesi ve sonrası devam eden kötülüklerle nasıl mücadele edilmesi gerektiğini, gönderdiği Peygamberler ve kitaplarla insanlara öğretti. O gün bugündür insanoğlu hür iradesiyle bu ikisi arasında tercihler yaparak ilerledi, kimi iyiden yana tavır aldı kimi de kötüden yana; kimi de iyi ile kötü arasında kayboldu.

 

Aslında bütün bir hayat, “iyi” ile “kötü”nün imtihanından ibarettir. Herkesin yaptığı hayrı ve şerri hazır bulacağı bir gün gelecek;

“Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu (ilahi kayıtta) görecektir. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu ilahi kayıtta görecektir.”  (Zilzal 99/7-8)

 

 

İyilik, bütün erdemlerin zirvesidir. Ancak zirveye ulaşmak, uzun uğraşlar ve zahmetli çabalar sonucunda mümkün olabilir. Zira insanın etrafında pek çok engeller ve çeldiriciler mevcuttur. Kötülük daha çabuk yayılır, kötü örnekler daha kolayca benimsenebilir ve henüz eğilimleri arasında denge kuramamış insanlar kötü davranışlara çabucak yönelebilirler. Bunun için öncelikle iyiliği bilmek, onu kötülükten ayırmak ve iyiliğin kötülükle asla bir olamayacağını idrak etmek, ardından da kötülüğü iyilikle savmak, kötülüğe iyilikle mukabelede bulunmak ve iyiliklerin kötülükleri giderdiğinin farkında olmak gerekir.

 

“İyilikle kötülük bir olmaz, (o halde) sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! bak gör o zaman seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir.” (Fussilet 41/34)

 

İyilik mutlaktır, yani kaynağında Allah vardır. Kötülüğün kaynağı ise şeytan ve insandır. Bu nedenle kötülük asla iyiliğe denk değildir.

Unutma ki yaptığını düşündüğün her iyilik aslında senin başkalarına değil, Allah’ın sana yaptığı bir iyiliktir.

 

“Deki; kötü ile iyi bir değildir. Kötü seni hayrete düşürecek kadar çok olsa bile.”

(Maide 5/100)

 

Anlatıldığına göre; Zünnûn Mısrî inkârcı yaşlı bir kadının kış günlerinde kuşları darı ile beslediğini gördü. Zünnûn, “imana yabancı olandan sadaka makbûl değildir” dedi. Kadın, “kabul olsa da olmasa da ben bu iyiliği yapacağım” dedi. Bir müddet sonra Zünnûn o kadını Kâbe’nin hareminde gördü. Kadın, “Ey Zünnûn gördün mü? Bir avuç darı kadar bir iyilik karşılığında Allah bana İslam nimetini ihsân etti” dedi.

 

Aslında iyi olmak o kadar kolay ki, gülümsemek iyilik… Selam vermek iyilik…

Güzel söz söylemek iyilik… Sözü güzel söylemek iyilik…

Yoldaki taşı, bir başkasının ayağına takılır da canı yanar endişesi ile kenara itmek iyilik…

Hastayı ziyaret etmek, geçmiş olsun demek iyilik… Yakını kaybedene sabır dilemek, zor günde yanında olduğunu göstermek iyilik…

Arkadaşlık etmek iyilik… Sevinci paylaşıp, mutlu etmek iyilik…

Karşıdakinin hüznünü, kederini paylaşıp yükü hafifletmek iyilik…

Yaratılanı, Yaratan’ının hatırına sevmek iyilik… Kötülüğü engellemek iyilik…

İyiliğe aracı olmak iyilik… Komşuya bir tabak çorba yollayıp “aklımdasın” demek iyilik… Sahip olunan maddi varlıkların ihtiyaçtan fazlasını paylaşmak iyilik…

Çocuklara oyuncak, yetişkinlere kitap, yaşlılara hürmet muhabbet iyilik…

Sokak hayvanlarının açlığına bir parça ekmek vermek ve onun kuyruğunu sallayarak mutluluktan verdiği tepki iyilik…

 

Yediğimiz meyvelerin (limon, portakal, kayısı, şeftali, zeytin vs..) çekirdeklerini atmayıp toprağa gömerek bir çekirdek bir ağaç projesiyle ağaçların çoğalarak doğaya katkı sağlaması bir yana oradan çıkacak olan meyve ağacından meyveleri yoldan geçen insanların yemesi, gölgesinde serinlemesi insanlığa iyilik değil de nedir?

 

Haydi kendine söz ver ve öyle iyilik yap ki; arkandan yetimler sahipsizler gülümseyerek girsinler koluna.

Yürüdüğün yollarda dilenci kalmasın, iş imkanı oluşturup insanca yaşamasına katkıda bulunduklarının ürettiklerini gör ve yaşama sevinçlerine tanık ol.

En büyük servetin iyiliklerin olsun, hakiki hatır için unutuverdiğin olsun, yeryüzü senin iyiliklerinle gülsün.

Hiçbir iyiliği küçümseme bütün iyilikler büyüktür.

Hiçbir kötülüğü azımsama bütün kötülükler de büyüktür. Kötülüğe farkında olmadan bulaşsan bile onu iyilikle arındır…

 

Hayra vesile olan, hayrı yapmış gibidir. İnsan başkasını mutlu ettiği sürece mutludur.

İyilik yap iyilik bul… Kim kazanmış kötülükten?

Onu kazananlara sormalı…