ANALİZ

DÜNYEVİLEŞME

Yunus Emre YALÇIN

 

Müslümanlar için yaşadığımız asrın en büyük sorunlarının başında dünya hayatını ahiret hayatına oranla daha fazla ön plana çıkartmak gelmektedir. Dünyevileşme kendini kaptırmak, önceliğini dünya değerlerine vermek, dünyayı daha ön plana çıkartmaktır. Genel bir tanım yapacak olursak insanın bu hayattaki yaşantısında sadece dünyevi işlere yoğunlaşması demektir. Müslüman olmayanlar için bunda bir sorun yoktur çünkü sadece dünyevi hayatı benimsemekteler. Özellikle son asırda biz Müslümanlar içerisinde, dünyevileşme bir hayli artmış bulunmaktadır ve halende artmaktadır.  Müslümanlar için dünyevileşme çok ciddi bir sorun haline gelmiştir. İnsanı ahiret hayatından uzaklaştıran, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşatan hastalığın adıdır dünyevileşme.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şerifinde dünyevileşme tehlikesini şu şekilde dile getirmiştir. “Korktuğum şeylerden birisi de benden sonra size dünya nimet ve zinetlerinin açılması (sizin de onlara gönlünüzü kaptırmanızdır.)” (Buhari, Müslim)

Maalesef geçici dünyaya aldanıyoruz. Müslümanlar dünyevileşerek dünyevi güzelliklere olan sevgisinin artması sonucunda dünyevi hedeflere yönelerek ölümü, ahiret hayatını ve bu dünyada neden var olduğunu unutmaktadır. ‘Ahiret yokmuş’ gibi davranılmaktadır. Müslümanlar tüm mallarının kendilerine bir emanet olduğunu unutarak dünya hayatına daha fazla bağlı kalıyorlar. Dünyevileşmek dinin hayatımızdaki yerini –etkisini- azaltır ve insanın sadece tüm ilgisini dünya hayatına vermesini sağlar. İnsanın ahiret hayatını unutup dünya hayatına öncelik göstermesine, Müslüman bireyin giderek dinden uzaklaşmasına neden olur.

İnsanın dünya hayatında sadece dünyevi yaşantıya ağırlık vermesi, dünyevi değerlere kendini kaptırmasıdır.

“Esas Dünyevîleşme, dünyanın ne için var olduğunu, gerçek mahiyetinin ne olduğunu kavrayamamasıdır. Çünkü dünyanın kaybedilmesi ahiretin de kaybedilmesi sonucunu meydana getirir.”[1]

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şerifinde ‘Dünya ahiretin tarlasıdır’ der. Dünyada ne yaparsak –ekersek- ahirette de dünyada yaptıklarımızı -biçeriz- toplarız. Cennetin yolu dünyadan geçer, dünyada yaptıklarımız sonucunda cenneti kazanacağız. Bu dünyada ne yapacaksak ahirette de onu alacağız.

Bir insanın zengin olması, maddi durumunun iyi olması, mal varlığının yerli yerinde olması o insanın dünyevileştiği anlamına gelmez. Burada önemli olan mallarını kontrol etmesidir. Mallarının esiri altında olmamasıdır.

Bir denge dini olan İslam hem dünya hem de ahiret hayatı için gereken zamanı ve yeri ayırmıştır. İnsan hayatını dünya ve ahiret olarak bir bütün kabul eden İslam insanın bu iki hayattan birini tamamen tercih etmesini yasaklamıştır. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya hemen ölecekmiş gibi ahiret için çalışmayı” emreden hadisi şerif bunun en güzel örneğidir. Buna karşılık Resulullah’ın dünya hayatına fazla meyletmenin Müslümanların hangi noktalara götüreceğini gösteren sözleri de vardır.[2]İslam dininde dünyevi hayat ile ahiret hayatı bir bütün olarak kabul edilir. Orta hayatı bulmak gerekir. Yalnızca bu iki hayat içerisinden bir hayatı tercih etmenin İslam’da yeri yoktur. Hiç ölmeyecekmişiz gibi bu dünyaya sıkı sıkı sarılıp yaşamamalıyız, aynı şekilde dünya hayatını unutup sadece ahiret hayatı için de çalışmamalıyız. Özellikle son asırda dünya hayatı ahiret hayatının önüne geçmiş durumdadır.  Dünyevileşen birisi dünyaya olan bağlılığını arttırmıştır ve İslami değerlerden uzaklaşmış demektir.

Muhammed Kutub’a göre, ortada bir ruh ve bedenden oluşan bir makine vardır. Ruhun faaliyeti ayrı, bedenin faaliyeti ayrıdır. Ama her ikisinin en sonunda buluştuğu nokta birdir. Ortada bir dünya vardır bir de ahiret. Dünyanın işi ayrı, ahiretin işi ayrıdır. Ama her ikisinin de yolu birdir. Asla ayrılmaz. Dünya için çalışmak ahiret için ibadetten, ahiret için ibadet, dünya için alışmaktan ayrı değildir, çünkü her ikisinin de sahibi Allah’tır.[3]

Sonuç; dünyaya olan sevginin artması, dine olan bağlılığın azalmasıdır. İnsanlar dünya hayatına o kadar zaman ayırmaktadır ki dünya hayatına verdikleri zamanın küçük bir bölümünü ibadet etmek için ayırmakta zorlanmaktadırlar. Bu sebeple dünya hayatına bağlılıkları ahiret hayatını düşünmelerini engellemektedir.

 

 

  • [1] Müderris İDRİS – Dünyevileşme Nedir? – https://muderrisidris.blogspot.com/2017/11/dunyevilesme-nedir.html
  • [2] Zeki SAYMAN – Din Sekülerleşme Cemaatler – s. 65

 

  • [3] Muhammed KUTUP – İslam’a Göre İnsan Psikolojisi – s.288