Emanet bilincinin, özellikle başkalarının yardımlarını organize eden tüm hayır kurumları için arz ettiği önem izahtan varestedir. Emaneti konu edinen 24. Sayımızda, yardımları veren el ile alan el arasında köprü olurken büyük bir hassasiyetle hareket eden Yardımeli Derneği’yle de söyleşmek istedik. Derneğin İstanbul Florya’daki merkezinde Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sadık Danışman’ın sorularımıza verdiği cevapları özetle takdim ediyoruz. Söyleşinin tamamını www.kuranihayat.com ve www.yardimeli.org.tr sitelerinden okuyabilirsiniz.

Kur’ani Hayat Dergisi müdavimleri Yardımeli’ni yakından tanıyor. Hem yeni okurlar hem de kamuoyu için Yardımeli’ni misyon ve vizyon açısından tanımlayabilir misiniz?

Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle Kur’ani Hayat Dergisi’ne, Yardımeli’nin yapmış olduğu ulusal ve uluslararası faaliyetleriyle ilgili böyle bir röportajı yapıp, tekrar gündeme taşımış olmasından ve gönül dostlarımıza yaptıklarımızı iletmemizde bir köprü vazifesi görmesinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Yardımeli Derneğimiz 2007 yılında kuruldu ama bazı ilkeler belirlenerek oluşturuldu ve tüm faaliyetlerimizi 2007 yılından bugüne kadar belirlediğimiz ilkeler doğrultusunda yürütmeye çalışıyoruz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyetlerimiz mevcut. Yurt içindeki faaliyetlerimizi temsilciliklerimiz aracılığıyla ve bazı kardeş kuruluş diye nitelendirdiklerimiz başta olmak üzere, başka illerdeki derneklerimiz aracılığıyla yürütmekteyiz. İşte Kur’ani Hayat Dergimiz de bu kardeş kuruluşlarımızdan birisidir.

İlkelerinizden birisi de “emanete sadakat” ilkesi. Bu ilkeyi okuyucularımız için biraz açar mısınız?

Evet, bizim Yardımeli olarak olmazsa olmaz bazı ilkelerimiz vardır. Bu ilkelerimizin birkaçından bahsedeyim: “Emanete sadakat”, “ilahî sınırlara riayet”, “şeffaflık”, “dini, ırkı, mezhebi, coğrafyası ne olursa olsun ihtiyaç sahibine yardım.” Bu ve buna benzer ilkelerimiz var. Burada Kur’ani Hayat Dergimizin kapak konusu olması dolayısıyla “emanete sadakat” konusuna da kısaca değinmek istiyorum: Yardımeli’miz zekât, sadaka, infak, bağış, hibe vb. gibi tüm yardımları birer emanet bilir ve “emanete sadakat” anlayışıyla hareket ederek yardımları/bağışları en güzel bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Bu bağlamda olmazsa olmaz ilkelerimizden biri olan “şeffaflık” ilkesi de veren ele “sen ver gerisini sorma” diyen tavra prim vermeyerek, “ver ve takip et” ilkesini benimser. Bunun için de “şeffaflık” ve “hesap verebilirlik” vasfına son derece riayet eder.

Faaliyetlerinizde Ensar-Muhacir kardeşliği dayanışmasını örnek aldığınızı söylüyorsunuz.

Tabii ki, Ensar ve Muhacir kardeşliğini çok önemsiyoruz. Gerçekten veren el ile alan el arasındaki en güzel örneklerden birisi olan Ensar ve Muhacir kardeşliğinden ilham alarak 2008 yılında Kardeş Aile Projesini hayata geçirdik. Günümüze kadar bu proje kapsamında 6 bin 500’ü aşkın kardeş aile edindik. 6 bin 500 alan el, 6 bin 500 veren el kardeşimiz oldu. Bunlar hem yurt içinden hem yurt dışından. Ben bu konuya gelmişken kardeş aile projesini de özetlemek istiyorum. Kardeş aile projesi, önce dört ülkede uygulandı. Şu anda da 8 ülkede uyguluyoruz. Başlangıçta Gazze, Filistin ve Filistin mülteci kampları, Pakistan, Keşmir, Habeşistan ve Türkiye idi. Daha sonra buna Somali’yi, Sudan’ı, Kazakistan ve Bosna Hersek’i kattık. Şu anda sekiz ülkede uyguladığımız bu projemizle ülkemizde 81 ilimizden veren el kardeş ailelerimiz, ülkemizin 30’u aşkın ilinden ise alan el kardeş ailelerimiz var. Biraz evvel saydığım ülkelerdeki kardeş aile projemiz bir yıl süreli. Bir yıl boyunca tespit edilen ihtiyaç sahibi aileye veren el aile tarafından maddî bir destek sağlanmakta. Bir yıl boyunca Habeşistan, Pakistan, Somali ve Sudan’da 100 TL, Türkiye, Filistin, Gazze ve diğer ülkelerde 200 TL olarak uygulanmaktadır.

Yardımeli’nin Somali’deki bazı projelerini biliyoruz. Somali Çocuk Hastanesi ve Kadın Doğum Ünitesi bu anlamda hatırlatılmaya en değer projeler. Neler yapar Yardımeli Somali’de, Somali özelinde Afrika kıtasında?

Somali 1991 yılından beri bu acıları çekmekte ama geçen yıl ağustos ayında Birleşmiş Milletlerin raporu yayınlandıktan sonra, dikkatler Somali üzerine yoğunlaştı. Gerçekten büyük bir insanlık dramı yaşanmaktaydı ve o dönemde bizler yine Habeşistan ofisimizdeki çalışmalarımızla birlikte Somali’ye de yönelik çalışmalar sürdürüyorduk ama çok ciddi boyutlarda değildi o çalışmalarımız. Daha sonra Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Mogadişu’yu ziyaretiyle -ki bizler de o kafilenin içindeydik-  orada görülen manzara, medya aracılığıyla tüm dünyaya servis edildi. Orada görülen manzara, insanların gerçekten açlıktan hayatlarını kaybettiğiydi.

Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ’ın temelini attığı ve inşaatına başladığımız hastanede en azından bir anne, “Ben bebeğimi bir sağlık birimine götürdüm ve orada tedavi ettirebildim” deme noktasına gelebilecek. Bu, Somalili kardeşlerimizin dünya insanlığından bekledikleri ve hak ettikleri bir hizmettir. Bizler Yardımeli olarak Somali’de “çocuklar ölmesin, anneler ölüm nöbeti tutmasın” parolasıyla yola çıkarak, Afrika’nın en büyük çocuk hastanesi ve kadın doğum ünitesini inşa ediyoruz.

Somali’de Yardımeli Menhal Göz Kliniği de hizmete açıldı. Günde kaç kişi bu klinikte tedavi olmaktadır?

Tabii bizim Somali’de yaptıklarımız sadece çocuk hastanesi ve kadın doğum ünitesi” değil. Bizim, ilk etapta kriz anında ve şu anda da devam eden gıda yardımlarımız, aynî ve nakdî yardımlarımız var. Sorunuza gelecek olursak: Menhal’ın orada küçük bir göz kliniği vardı. Fakat tıbbî donanım noktasında çok eksik ve bu eksiklikten dolayı arzu edilen hizmetleri sunamıyordu. Biz, orada Dr. Abdusselam Abdussamed isminde Somalili bir göz uzmanıyla tanıştık. Kendisiyle görüştüğümüzde kliniğe bazı tıbbî cihaz desteği ve iyileştirmeler sağlanırsa, kliniğin çok daha faal ve verimli olacağını söyledi. Biz de kliniğin ihtiyaç duyduğu tüm tıbbî cihazları Almanya’daki “Müslümanlarla Dayanışma Platformu”nun da katkısıyla temin ettik. Kliniğe gereken her türlü katkıyı sağladık ve bugün o klinikte Dr. Abdussamed kardeşimizin diğer hekim arkadaşlarla beraber bir ekip halinde yürüttüğü çalışmalarla, günde otuza yakın katarak ameliyatı, yüzü aşkın da göz muayenesi yapılmaktadır.

Birçok bölgede, Pakistan’da, Sudan’da, Etiyopya, Habeşistan’da olduğu gibi Somali’de de Su Kuyuları açıyorsunuz. Bu kuyuların Somali halkı için önemi nedir?

Somali’nin su ihtiyacı duyulan bölgelerinde su kuyuları açmaktayız. Bunlar yardımsever kardeşlerimizin bağışlarıyla açılmakta; binlerce insan bu kuyudan istifade etmektedir. Açılan bu su kuyularının Somali halkı için önemi hayat demektir. Geçenlerde Anadolu Ajansı’ndan bir kuyunun açılışının görüntüleri yansıdı; görüntülerde Somalili çocukların su kuyusu başındaki sevinç çığlıklarını görmek gerçekten mutluluk vericiydi. Elimizde verilere göre Afrika’da özellikle bir bayan, günün dört saatini sadece su taşımakla geçiriyor. Bu Somali’de belki altı saat, sekiz saat demektir. Çünkü çok uzak mesafelerden gidip su temin edebilmekteler. Bu nedenle su kuyuları çalışmalarımız da sürüyor. Ayrıca Somali’de altmış yetimi barındıran bir yetimhanemiz var. Yetimhanede o çocukların hem barınma hem de eğitimleriyle ilgili tüm masrafları Yardımeli Derneğimiz üstlenmiş durumdadır.

 

Sudan’da da Akabe Yetim Külliyesi inşaatı var. Kompleksin son durumunu öğrenebilir miyiz?

Yardımeli olarak Sudan Darfur’da yaşanan insanlık dramını yerinde gidip tespit ettik. Darfur’da gördüğümüz manzara zaten Somali’yi aratmıyor. “Acaba burada ne yapabiliriz?” diye sorduk kendimize ama Darfur’un şartları o kadar ağırdı ki, hem ulaşım şartları, hem oradaki imkânlar bizim bu külliyeyi/kompleksi Sudan’da kurmamızın daha doğru olacağı kanaatini oluşturdu. Ve Sudan’da 22 dönüm arazi üzerine her biri 900 m2 olan 7 bloktan oluşan Akabe Yetimler Külliyesi’ni inşa ediyoruz. İnşaatı bir yıl evvel başlamıştı. Elhamdülillah şu an beş blok tamamlandı. İsmini de Akabe Yetim Külliyesi/Kompleksi olarak düşündük. Külliye’nin hepsi tamamlandığında inşallah (600) altı yüz yetimi barındıracak duruma gelecek. Şu an yüz yetim çocuğumuzu nisan ayı sonu itibariyle külliyeye alacağız ve bunların eğitimi başlamış olacak. Sudan’da resmi eğitim haziran ayında başlar. O açıdan bu kardeşlerimizi bir iki ay içerisinde eğitime tâbi tutarak, haziranda da eğitime yatılı şeklinde başlamak istiyoruz.

Pakistan’da Eyüp Sultan Köyü Projesi var. Proje şu an ne aşamada?

Pakistan’da inşallah, model olacağına inandığımız Eyüp Sultan Köyü’nü inşa edeceğiz. Orada kırk dönüm bir araziyi satın aldık. Eyüp Sultan Hazretlerinin yaşına binaen 91 konutu, mescidi, iş atölyeleri, sağlık evi olan; seracılık, hayvancılık, tarım noktasında da eğitim verilebilecek durumda olan bir köy inşa ediyoruz. Bu köyün de inşaat çalışmaları sürmekte, inşallah en kısa zamanda da bitireceğiz. Buraya sel felaketi mağdurlarını yerleştirmiş olacağız. Bunları yerleştirdikten sonrada buradaki köy halkından bayanları ve erkekleri el sanatları noktasında ayrı ayrı eğiteceğiz. Hayvancılık noktasında bir model olması için gayret edeceğiz. Dünyanın değişik ülkelerinden Pakistan’a gelen birçok sivil toplum kuruluşlarına bu köyümüzü gezdirerek, kalıcı hizmetler noktasında ümmet coğrafyamızda örnek bir model olmasını sağlayacağız inşallah.

Yardımeli olarak hem yurt dışında hem de yurt içinde gerçekten de çok yoğun çalışmalarınız var. Son olarak neler söylemek istersiniz?

Son olarak şunları söylemek istiyorum: “Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de başkasına iyilik yap ilahî mesajının muhatapları!” Bu ilahî mesajın her muhatabı kendisine yapılan iyiliğin karşılığında, başkasına da iyilik yapmakla mükellef olduğunu ve Yardımeli’nin bu mükellefiyetlik doğrultusunda kendisine yapılacak her türlü bağışı bir emanet olarak alacağını ve bu emaneti en iyi şekilde yerine ulaştıracağını hatırlatmak istiyorum. Bağışçılarımızdan özellikle Kardeş Aile Projesine, Somali’deki Çocuk Hastanesi ve Kadın Doğum Ünitesine, Sudan Akabe Yetimler Külliyesine, Pakistan’daki Eyüp Sultan Köyü Projemize bağışta ve katkıda bulunmaları bekliyoruz.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

Ben de bu güzel röportaj için çok teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.

 Mehmet DERİ