Baharlar gelir. Muştu yüklü, umut ve aşk yüklü baharlar gelir. Bir damar yürür içten içe… Yürek yangınlarımıza, yalnızlıklarımıza, umutsuzluklarımıza, terkedilmişliklerimize, hız ve haz çağına inat bir damar yürür. Çağlar üstü bir seslenişle, taşlar yarılır, sular boşalır, gümrah baharlarla beraber, pınarlar bentlerini yıkar. Kar suları, yıkayan, arıtan yağmurlarla, çatlamış, kurumuş, çölleşen, donup kalmış topraklara doğru akar. O zaman bir damar yürür yağmurlarla, kanayan yaralarımızı yıkamaya. Kin ve nefret bulutlarını dağıtıp örselenmiş umutlarımıza deva olmaya… Bir damar öylece muhabbet çağlayanı gibi akar da akar…

Kardeşlerim dağ burçlarında, kardeşlerim mermi sağanağında, kardeşlerim mavzer gölgesinde, kardeşlerim zulmün yol kesen karanlığında, muvahhid sancılarına yaslanıp umutla, aşkla duaya çağırır mümin ve kardeş yürekleri…

Kardeşlerim Filistin’de, kardeşlerim Doğu Türkistan’da, kardeşlerim Afganistan’da, esir düşmüş tüm coğrafyalarda, duaya durmuş mümin yürekleri gözler… Onlar direnmenin destanını yazarlar, cennetin davetiyesi muştu olup avuçlarına döküldüğünde, sağlam bir duruşla kavi bir imanla direnir ve beklerler.

Toptan bir itaatin göstergesi olan Rabb’imin buyruğuna uyarak, Hablullah olan Allah’ın ipine sımsıkı tutunmaktır onları yenilmez kılan. Şairin dediği gibi, ‘Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır’  onların kara gözlerinin masumluğunda… Hablullah‘ın birleştirdiği bir kardeşlik sarmalıyla, özgür ve güçlü bir duruşları vardır.

Hani Rabb’im diyordu; Âli İmran 103: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın! Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lutfu sayesinde kardeşler oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.”

Coğrafyamda, doğudan gelen haykırışlar, bahar dallarını kana bulamasın artık. Anaların, nazenin gelinlerin, bebelerin yürekleri dağlanmasın. Düşmanı dost kılan vahdet potasında, aşk potasında, susamış kardeşliklerimizle çıkalım yollara, dağlara, ovalara…

Rasulullah ve Ebubekir gibi…

Ebuzer ve Bilal gibi…

Ömer bin Hattab ve Utban bin Malik gibi

Ensar ve Muhacir gibi

Vahdeti kuşanan Daru’l-Erkam ehli gibi

Tevhidi yaşayan Suffa gibi…

“Müminler ancak kardeştir” emrine amade olarak, bizi biz yapan, Asr-ı Saadet çağını bir nefes de olsa solumak için, yollara dökülelim… Bahar çiçeklerini birlikte derelim. Modern tüketim çağından, bir zaman tünelinden geçer gibi geçerek Muhacir olalım, Ensar olalım, hâmi olalım, dost ve kardeş olalım.

Kirlenen çağa, azgın nefse, tüketen ve tükenen insanlığa, bozulan öze, yıkılan değerlere, yitirilen izzet ve hikmete, irfana kavuşmak için, tüm yılgınlıklardan sıyrılıp, kıyama kalkıp Yüce Kitap’a uyalım! Ne diyordu Rabb’imiz?

Hucurat 10: “Mü’minler sadece kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’a karşı sorumlu davranın ki, O’nun merhametine mazhar olasınız.”

Coğrafyanın neresinde olursak olalım, insani duyarlılıklarımızla, mümin sancılarımızla bir olalım. Efendimiz Veda Hutbesi’nde ne diyordu: “Beyazın siyaha üstünlüğü yoktur.” Irk, dil, mezhep, toprak tüm ayrılıkları bir ederek, sadrımızı engin sevdalara açıp, müştereklerde buluşma, vahdet potasında yürekleri eritme vaktidir.

Kirlenen gönülleri ve dilleri, sözleri arıtan dualara duralım. Âhir zaman ümmeti olarak, haklının haksızın ayrılacağı hesap gününe doğru yürürken, kinimizi, buğzumuzu, öfkemizi, nefsimizi, şeytanlarımızı geçerek, gururumuzu bertaraf edelim ve ilk adımı biz atalım. Biz gidelim, kardeşlik hukukunu inşa için, temiz ve helal dostlukların sofralarına katık olacak azıklar heybemizde yollara düşelim. Mevsim bahardır… Sonsuz baharları kucaklamak için Asr Sûresi’ni tekrar okuyalım, bir daha okuyalım ve yaşamaya çalışalım… Hüsrana uğramamak için, ziyana düşmemek için, akıp geçen zamanın içinden bir daha okuyalım. Asr Sûresi;  “Düşün zamanın akıp gidişini! Gerçek şu ki, insan ziyandadır; meğerki imana erip doğru ve yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirlerine hakkı tavsiye edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden…”

Duamız bir, kardeşliklerimiz bâki olsun…

Selvigül Kandoğmuş ŞAHİN