Sözlükte ip demek olan habl, insanı herhangi bir amaca ulaştıran araç anlamında kullanılmıştır. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde “hablullah: Allah’ın ipi” olarak yer alan bu terkip, Allah’a ulaştıran vesileler olarak Kur’an-ı Kerim, İslamiyet, hidayet ve akıl olarak tanımlanmıştır. “Habl” kelimesinin anlaşma, Allah’a verilen söz, yani ahit, akit, misak anlamları da vardır (Âl-i İmran 3/112). Bu manada hablullah ifadesi de Allah’a verilen ahitleri belirtmiş olmaktadır. Âl-i İmran Sûresi’ndeki hablullah terkibinin yer aldığı 103. âyet mealen şöyledir:

“Toptan Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin.”

Bu âyette Allah’ın ipinden maksat, tutunan kimseleri manen Allah’a kavuşturan Kur’an-ı Kerim ve dolayısıyla İslamiyet’tir. Birlik, din kardeşliği, Allah’a götürücü unsur olarak hablullah terkibinin anlamı içinde gösterilmiştir. Bu vesileler, Cenab-ı Hak’tan insana doğru uzatılan bir ipe benzetilmekte, buna tutunanların kurtulacağı, muradına ereceği, tutunma ihtiyacı duymayanların ise dünyada ve ahirette kendi aşağılıkları ve mahrumiyetleri içinde sahipsiz, yardımsız ve çaresiz kalacaklarına işaret olunmaktadır.

 

Bu hususta merhum Elmalılı Hamdi ise şunları söylemektedir: “İman esaslarına gereği gibi iman edip salih amel işleyenler, muhakkak çok sağlam bir kulpa (İslam’a) yapışmış olur ki, buna tutunanlar Allah’ın kürsüsüne ve Cennetin en yüksek tabakasına doğru çekilip götürülecekler, sapasağlam tutunmayanlar ise dehşetli bir şekilde düşüp hüsrana uğrayacaklardır.”[1]

Kur’an-ı Kerim’de hablullah manasına gelen diğer bir ifade de urvetü’l-vüska’dır. “Sağlam kulp” mânasındaki bu terimle de aynı şeyler anlatılmak istenmiştir. Bakara Sûresi’nin 256. âyetinde şöyle buyrulmuştur: “Kim tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse sapa sağlam bir kulpa tutunmuş olur.” Âyette geçen, sapa sağlam kulp anlamı urvetü’l-vüska’nın karşılığıdır ve hablullah ile aynı anlamdadır. Allah’ın her emri ve her yasağı, bu ipi tırmanırken kullanılan düğümlerdir, basamaklardır. Bu basamaklar olmayınca tırmanmak mümkün değildir. İnsan bu basamaklara tutunma sayesinde yücelikler yüceliğine yükselecek, bunu bırakması halinde de düşüşü şiddetli olacaktır. Sağlam bir ipe/kulpa sımsıkı yapışmak, bir tehlikeden kurtulmayı ve güvende olmayı temsil eder. İslam dinini kabul etmek; zulmetten nura çıkmak, ilahi azap, gazap ve hüsrandan ilahi mükâfat, rıza, rahmet ve felaha ermektir. Bu husus, Allah’ın ipine ve sağlam bir kulpa yapışmak ve sarılmak tabiriyle ifade edilerek zihinde canlandırma imkânı sağlanmıştır.

Hadislerde hablullah, Kur’an-ı Kerim’in bir vasfı, bir tarifi olarak geçmektedir. Genellik1 Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Çelik-Şûra Yayınları, İstanbul, c.2, s.145. le el-metin veya eş-şedid (pek sağlam) kelimeleriyle de nitelendirilmektedir. “O (Kur’an-ı Kerim) Allah’ın pek sağlam ipidir.” “Ey sağlam ipin sahibi olan Allah’ım!” “Toptan Allah’ın pek sağlam olan ipine sarılmanız, kurtuluş vesilenizdir.”[2] gibi hadis-i şeriflerdeki sağlam ipten maksat, Kur’an-ı Kerim’dir. Yine bir hadiste: “Allah’ın kitabı, gökten yere uzatılan Allah’ın ipidir”[3] buyrulmuştur.

İslam’da iman edilip yaşanması gereken hususları benimseyen kimseler arasında birlik ve bağlılık doğar. İslam kardeşliği şeklinde görülen bu durum, büyük bir güç kaynağı olur, İslam’ın ve Müslümanların korunmasını sağlar. İslam’a bağlılık ne ölçüde güçlü olursa, ona bağlı cemaat ruhu ve din kardeşliği de o ölçüde güçlü olur. Bunun için toplumda birlik ve dirliğin kaynağı dinî bağ olduğu gibi, tefrikayı önleyen yegâne güç kaynağı da yine İslami bağdır. Bu ulvi hususlar, Allah’ın ipine sımsıkı sarılma emriyle temin edilmiştir.

AHMET COŞKUN

[1] Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Çelik-Şûra Yayınları, İstanbul, c.2, s.145.

[2] Müslim, Akdiye 10; Fedailü’s-Sahabe, 37.3

[3] Tirmizî, Menakıb, 31