GEZİ-YORUM

Afra Nur KAYABAŞI

 

BİN MİNARELİ ŞEHİR KAHİRE

Mısır, Kuzey Afrika bölgesinde yer almaktadır. Resmi adıyla Mısır Arap Cumhuriyeti olan devletin nüfusunun çoğunluğu Müslüman Araplardan oluşmaktadır. 7 bin yıllık insanlık tarihine sahip olan Mısır, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Nil Nehri, Mısır’ın ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda gelişimi açısından en önemli etken olmuştur.

 

MISIR’IN KISA TARİHİ

Mısır’ın öyle köklü bir tarihi var ki, birkaç cümle ile anlatması çok zor. Genel çerçeveyi çizmeye çalışalım; 

Mısır tarihi 7 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Nil Nehri’nin etkisi ile büyüyüp gelişen Mısır Medeniyeti, Antik çağın en önemli uygarlıklarındandır. Mısır piramitleri de Kadim Mısır Medeniyeti döneminde inşa edilmiştir. İslamiyet bölgeye kadar Mısır, Makedonyalı İskender’in, Romalıların istilasına uğramıştır.

Amr bin As tarafından bölgenin feth edilmesi ile Mısır 650’li yıllarda islamiyetle tanışmıştır. İlerleyen zamanlarda Emevi valileri, Abbasi valileri, Tolunoğulları, Ihşidiler, Fatımiler, Eyyubiler, Memlükler bölgeye hakim olmuştur. 1517’den itibaren ise Osmanlı Devleti Mısır’da hakim güç olmuştur. Osmanlı valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı’ya karşı hareket ederek isyan etmiştir. Bunun üzerine bölgede Osmanlı’ya bağlı Mısır Hidivliği kurulmuştur. 1914’de I. Dünya savaşı sırasında İngilizler Mısır’ı ilhak etmişlerdir.

1922 yılına gelindiğinde Mısır sultanlığı bağımsızlığını ilan etmiştir. 1953 yılında Cumhuriyet ilan edilmiş, bu tarihten itibaren Mısır farklı kişiler tarafından yönetilerek günümüze kadar gelmiştir. 

Kısaca tarihinden bahsettikten sonra biraz da Kahire şehrinde nereler gezilmeli hep beraber bakalım..

 

Mısır’ın başkenti olan Kahire, Arap dünyasının ve aynı zamanda Afrika’nın en büyük şehri. Yaklaşık 1300 yıldır aynı isimle anılıyor. Oldukça kalabalık nüfusa sahip olan şehir, gezilesi mekanları ile turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Tarih boyunca bölgede yaşamış olan tüm devletlere ait eser bulunan şehirde en dikkat çeken yer ise piramitler oluyor. 

 

Hala sırrı çözülemeyen Mısır Piramitlerinden, tarihi Khan el-Halili çarşına, birçok tarihi olaya ev sahipliği yapmış olan Tahrir Meydanı’na, binlerce yıllık kültürel mirası bir arada görebileceğiniz Mısır Müzesi’ne kadar Kahire’de gezilecek yer sayısı oldukça fazla. Gezmek için 3 gün ayırmanız Kahire için yeterli olacaktır. 

Şimdi hep beraber Kahire’de gezilecek yerlere bakalım;

GİZA PİRAMİTLERİ

Mısır denince akla ilk gelen piramitlerdir. Giza Piramitleri, Mısır’daki en meşhur piramitlerdir. Mısır’ın Gize bölgesinde yer alan piramitler şehir merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunuyor.

Mısır’da 100 piramidin bulunduğu tahmin edilmektedir.  Giza Piramitleri; Keops, Kefren ve Mikerinos Piramitlerinden oluşmaktadır. Piramitlerin en büyüğü olan Keops Piramidi aynı zamanda dünyanın 7 harikasından, ayakta kalan tek yapıdır. 

*Piramitlerin bulunduğu bölgeye girerken bir tane bilet almanız yeterli. Piramitlerin içine girmek için ayrı bilet almanız gerekiyor.

Keops Piramidi; Piramitler arasında en eski ve en büyük olanıdır. MÖ 2500’lü yıllarda inşa edildiği tahmin edilmektedir. 135-145 metre uzunluğundadır. Piramidin yapımının 25 yılda tamamlandığı söyleniyor. 

Kefren Piramidi; Keops Piramidi’nin bir küçüğüdür. En üst kısmındaki koruyucu kaplama taş bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Taş yapının 36 ton ağırlığındadır. Piramidin içinde kral ve kraliçe odası bulunmaktadır. 

Mikerinos Piramidi; yaklaşık 66 metre uzunluğundadır. 3 piramidin en küçüğüdür. Biz Mikerinos Piramidi’nin içine girdik. Dar bir koridordan merdivenlerle aşağı indik (Klostrofobisi olanlar dikkat etmesini tavsiye ediyorum). Uzun bir yoldan sonra mezarın bulunduğu odaya vardık. Mezarın içi boştu. Diğer piramitlerin içinin de benzer olduğunu öğrenince Mikerinos Piramidi bize yeterli geldi. 

Büyük Giza Sfenksi, dünyanın en büyük taş heykelidir. 20 metre yüksekliğindedir. Mezarları ve piramitleri korumak amacıyla inşa edilmiştir. 

Vakit sıkıntısından ötürü biz gidemesek de Giza Piramitleri’nin yaklaşık 30 km uzaklığında Sakkara’da bulunan Basamaklı Piramit, Giza Piramitleri kadar büyük olmasa da görülmeye değer bir başka yapıdır. 

TAHRİR MEYDANI

Tahrir Meydanı Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunuyor. Ocak 2011’de gerçekleşen devrime tanıklık eden meşhur meydan. Devrim ve darbenin meydanı olarak anılmakta. Bugün ise şehir halkı akşamları meydanda vakit geçiriyor, yürüyüş yapıyor. Tahrir Meydanı’nın hemen yakınında ise Mısır Müzesi bulunmaktadır. 

MISIR MÜZESİ

Mısır Müzesi bünyesinde binlerce arkeolojik eser bulunan gezmekle bitmeyen bir müzedir. Müzeyi gezmek için en az 5-6 saat ayırmalısınız. Kahire’de gezilecek yerler listesinde en önemli sırada yer alıyor. İçerisinde birçok koleksiyon bulunuyor. Tutankamon’un Koleksiyonu en değerli koleksiyon diyebiliriz. 120000 adet eser olduğu bilinmektedir. 1891’de Giza’da kurulan müze 1902’de Kahire’ye taşınmıştır.

Gişeden biletimizi aldıktan sonra bir süre müzenin bahçesinde dolaştık. Bahçede Mısır tarihine ait arkeolojik eserler bulunmaktadır.

*Giriş katında Firavun mumyaları bulunmaktadır. Müzede ayrıca Mumya Odası var. Bu odaya girmek için, girişte gişelerden ekstra bilet alınması gerekiyor.

Tutankhamun koleksiyonu: Tutankhamun Mısır firavunudur. Lakabı “Çocuk Kral”dır, çok yaşamamıştır. 10 yıl süre ile Mısır’ı yönetmiştir. 1922’de keşfedilen mezardan birçok hazine çıkmıştır. Tutankhamun’un mumyası Luxor’da bulunan Krallar Yolu’nda sergilenmektedir. Mumya dışında mezardan çıkan tüm hazine Mısır Müzesi’nde sergilenmektedir.

Mısır Müzesi’nde birçok lahit görebilirsiniz. Büyük küçük, rengarenk onlarca lahit. İnsan iskeleti, mumyalanmış bedenler, mezarlardan çıkan hazineler, Mısır krallarına ait heykeller. Mısır Müzesi’nde Mısır tarihine ait çok değerli eserler bulunmaktadır.

 

EL- EZHER CAMİ

Fatımi halifesi tarafından 970 yılında yaptırılmıştır. Mısır’da girdiğimiz camiler maalesef ki temizlikten oldukça yoksun durumdalar. Ezher Camisi bizi ilk adımımızla beraber tertemiz karşılayarak çok mutlu etti. Gitmeden önce yaptığımız plan dahilinde Cuma Namazını Ezher Camisinde kıldık. Namazın hemen ardından imam Cenaze Namazı kıldırdı. Mısır’da cenazelerin caminin içine getirilip namazının direk kılındığını da bu şekilde yaşayarak öğrendik.

Camiden içeriye girdiğimizde geniş bir avluyla karşılaştık. Cami insanı huzursuz etmeyen, Mısır’ın tozundan, kirinden uzak bir atmosfere sahip. Burayı oldukça sevdik.

El-Ezher deyince akıllara Ezher Üniversitesi geliyor. Üniversite 1961 yılında resmen eğitimine başlamış, günümüzde hala işlevini sürdürmektedir. Ezher Camisi’nin olduğu sokaklarda üniversitede okuyan öğrencilere rastlayabilir, üniversite kitapçılarını görebilirsiniz. Mısırlı halka sorduğumuzda üniversitenin büyük kampüsünün Kahire’nin başka bir bölgesinde olduğunu öğrendik. Ezher Camisi’nin oradaki fakültede sayılı bölümler mevcutmuş.

*El-Ezher Park, Kahire’de gezerken yorulduğunuzda gidip dinlenebileceğiniz, temiz hava soluyabileceğiniz akşam üzeri gidilmesi gereken güzel ve temiz bir park. Zamanlama hatası yaptığımız için parkı çok iyi gezemedik. En uç kısmında ise Kahire’yi izleyebileceğiniz manzaralı bir alana da sahip.

KHAN EL HALİLİ

Khan el-Halili tarihi oldukça eskiye dayanan, Kahire’nin merkezine yakın bir çarşıdır. Mısır’da hediyelik eşyaların hepsini bir arada bulabileceğiniz müthiş bir alışveriş cennetidir. Bizim Kapalı Çarşımıza benzer bir yapısı var. Ezher Camisi’nin karşısında yer alan çarşının hemen yanına Hüseyin Camisi bulunmaktadır.

Mısır ile ilgili tüm alışverişimizi burada yaptıktan sonra bizimle aynı zamanda Mısır’ı gezen Türk arkadaşlarımızla buluşmak için El-Fishawy Kahvesi’ne gittik. El-Fishawy Kahvesi Kahire’de edebiyatseverlerin buluştuğu bir mekan. Tarihi oldukça eskilere dayanıyor, 1797’den beri işliyor. Mehmet Akif Ersoy’un Mısır’da bulunduğu süre zarfında bu kahvede takıldığı, görüşmelerini burada yaptığını öğrenince bize heyecanla soluğu burada aldık. Nostaljik bir hava içerisinde kahvemizi yudumlarken Türk arkadaşlarımızın Mısır’da yaşadıkları anıları dinledik.

HÜSEYİN CAMİ

Khan el-Halili Çarşısının hemen yanında bulunan cami, 1154 yılında inşa edilmiş. İçerisinde Hz. Hüseyin’in mezarı bulunmakta. Hz. Hüseyin’in kesik başının burada bulunduğuna inanılıyor. Mezar oldukça ihtişamlı yapılmış ve Mısırlılar tarafından sürekli dua edilen, el sürülen bir yer haline gelmiş durumda.

AMR İBN EL-AS CAMİ

Vakti zamanında İslam dünyasının başkenti olarak inşa edilen Fustat’ın merkezi olarak 641 senesinde inşa edilmiştir. Afrika ve Mısır’da inşa edilen ilk cami olması hasebiyle oldukça önemli bir yapıdır. Başlangıçta oldukça sade ve küçük inşa edilen cami, zaman içerisinde genişletilmiştir. Bugün güzel bir şekilde korunmakta olan cami oldukça temiz bir durumdadır.

SELAHADDİN KALESİ/CİTADEL

1172 yılında inşasına başlanan bu kale 6 yılda tamamlanmıştır. Selahaddin Eyyubi tarafından haçlılara karşı şehri korumak için yaptırılmıştır. Bugün hala Kahire’ye hakim bir tepe üzerinde bulunmaktadır. İçerisinde birkaç müze ve Muhammed Ali Camisi bulunmaktadır.

Mısır Ulusal Askeri Müzesi (Natıonal Mılıtary Museum) ve Polis Ulusal Müzesi (Polıce Natıonal Museum)‘de Citadel’de bulunan müzeler. Gittiğimiz tarihte kapalı olduğu için biz ziyaret edemedik.

Citadel’de Mısır’ın etnik kıyafetlerinin sergilendiği bir müze ve eskiden hapishane olarak kullanılan müze (Cıtadel Prıson Museum) bulunmaktadır.

Muhammed Ali Cami, aslen Kavalalı Mehmet Ali Paşa Cami olsa da halk arasında Muhammed Ali Cami biliniyor. Mehmet Ali Paşa zamanında 1830 yılında yapımına başlanan cami, Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa zamanında 1848 yılında tamamlanmıştır. İçeriye girdiğimizde maalesef üzücü görüntülerle karşılaştık. Mısır’da bulunan diğer camiler gibi bu camide de temizliğe çok önem verilmediğini gördük. Turistler ayakkabılarını çıkartmadan yalnızca galoşlarla camide geziyorlardı. Ayaklardan çıkan galoşlar, ayakkabıyla yere basmalar pek de önemsenmiyordu. Tamamen turistik ve müze hissi veren bir cami. İçerisinde Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın türbesi bulunmaktadır.

Şehre hakim olan Citadel’den Kahire’yi izleyebilirsiniz. Özellikle Eski Kahire bölgesi çok güzel görünüyor. Burada biraz mola verdikten sonra gezimize devam ediyoruz.

TOLUNOĞLU AHMET CAMİ

Türk Devleti olan Tolunoğulları’nın kurucusu Ahmet bin Tolun tarafından Fustat’ta yaptırılmıştır. Türklerin Mısır’a bıraktığı en önemli yapılardan sayılmaktadır. İçerisinde yer alan kitabeye göre cami 879 yılında inşa edilmiştir. Caminin minaresi ise daha sonradan eklenmiştir. 

Caminin hikayesi şu şekilde anlatılır;

“Ahmet bin Tolun, çölde giderken yanındaki çalışanlardan birinin atının ayağının takılması sonucu düştüğünü görür. Durarak atın ayağının takıldığı yere bakan Tolunoğu, orada bol miktarda altın olduğunu fark eder ve bunları çıkarttırır.

Söz konusu altınları hayırlı bir işte kullanmak için Bağdat’ta bulunan zamanın halifesi Ebul Abbas el-Mutemed’e bir mektup gönderen Tolunoğlu, Halife’nin onayının ardından bu parayla bir şifahane (Beymaristan) inşa etmeye karar verir.

Şifahaneyi inşa ederken daha büyük bir define bulunmasının ardından buraya külliye yapılmasına karar verilir. Külliyeyi bu define ile yaptıran Tolunoğulları devletinin kurucusu Ahmet bin Tolun, inşaattan arta kalan parayı ise vakfeder”.[1]

ÖLÜLER ŞEHRİ

Kahire’de ziyaret ettiğimiz en ilginç bölgeydi. Dünyada eşi benzeri olmayan bir mezarlık. Bölgede yaşayan aileler evlerinde bulunan mezarlarla birlikte yaşıyorlar. Mezar evler genelde tek katlılar ve çatıları yok. Daha önce giden arkadaşlarımız bize bölgenin çok güvenli olmadığını, gitmememizin daha doğru olacağı noktasında bizi uyardılar. Mısır seyahatimi babamla birlikte gerçekleştirdiğimiz için korkmadan gittik. 

Daracık sokaklardan oluşan hatta yürürken dar olmasından ötürü birisinin evine girmiş olma hissi veren bir yerdi. Mezar evler arasında dolaşırken bir anda cenaze töreniyle karşılaştık. Kenardan köşeden izlerken tabi baya dikkatleri üstümüze çektik. Ölüyü odaya gömdükten sonra biz de girip baktık. Odanın ortasına mezar yapmışlar. Herkes girip duasını edip çıktı. Oldukça farklı bir tecrübeden sonra ölüler şehrinde yürümeye devam ettik. Evlerin pencerelerinin içerisine baktığımızda mezarlar ve mezarların bulunduğu odada yaşamlarını sürdüren aileler gördük.

Kahire şehrinin ortasından Nil Nehri’nin geçtiğini söylemiş miydim? Kahire gezimizi Nil Nehrinin kıyısında akşam yürüyüşü yaparak sonlandırdık. Termosumuza doldurduğumuz çayımızla gün batımını izleyerek Kahire’ye veda ettik.