EL-MURSİL

 Gönderen

Eşsiz, benzersiz sevk edici

Yönlendiren

“Evet, onu mübarek bir gecede Biz indirdik; zaten, baştan beri (vahiyle) uyaranda Bizdik. O gece (iyi ve kötü) her iş ayrıştırılarak hikmetli bir hükme bağlanır, tarafımızdan verilmiş bir emirle: Elbet Biz, evet rasulleri gönderende (mursilîn) Bizdik, Rabbinin rahmeti sayesinde. Şüphesiz yalnızca O’dur Semi, O’dur Alîm.” (Duhân 44:3-6)

“… fakat (bu mesajları) öteden beri gönderip duran yine Bizdik.” 

(Kasas28:45)

 

Yukarıdaki ayetlerden de anlaşılacağı gibi dinin sahibi Allah’tır. İlahi vahiy ve peygamberler göndermesi Allah’ın el-Mursil olmasının gereğidir. Rabbimiz nasıl ki yağmurların öncesinde rüzgarları müjdeci olarak gönderiyorsa (25/48), vahyin çöl olan gönülleri cennete çevireceğini de gönderdiği elçileri ile müjdelemektedir. Ancak bu rahmani ikramdan zamanla peygamberlerin gönderiliş amacından kopulması ile mahrum kalınmıştır. El Mursil olan Rabbimizin gönderdiği elçilere bir ara bulucu muamelesi yapılarak şirk zihniyeti Kur’an sonrası süreçte hortlamıştır. El-Mursil olan Allah’a imanın kemale ulaşması onun gönderdiği elçileri neden, niçin, hangi maksatla gönderdiğinin hikmetini doğru kavramaktan geçmektedir. Resulün kullar ile Yaradan arasında aracılık yaparak kulların avukatlığını yapması (6/107), şefaat edip cehennemden çıkarması (32/4), onlara din dayatan bir zorba olması (88/22), veya hesap sorucu bir ceza infaz memuruna dönüşmesi (13/40) El-Mursil olan Allah’ın resulü gönderme amacına kesinlikle aykırıdır. Elçiyi ve gönderiliş maksadını sağlıklı anlamak Allah’a doğru imanın ve kulluğun gereğidir.

 

 

 

  1. Kemal GÜRGER