Dergilerin Kapanma Sebepleri

Dergiler hem yaşanılan zamana tanıklık/şahitlik eder hem de gelecek nesillere nitelik prototipleri sunar.

Tarih : Mart 06, 2016
Sayı : Eylül-Ekim 2012
Konu : Abonelerimize Mektup
Yazar :Kurani Hayat

DERGİLER HEM YAŞANILAN ZAMANA TANIKLIK/ŞAHİTLİK EDER HEM DE GELECEK NESİLLERE NİTELİK PROTOTİPLERİ SUNAR.

TOPLUMUN DEĞER ÖĞRETİLERİNİ YANSITAN ARAÇLARDAN EN ÖNEMLİSİ DERGİLER İSE, DERGİLERİ AYAKTA TUTAN EN ÖNEMLİ DAYANAK DA OKURLARDIR.

Günümüz toplumlarının medeniyet yelpazelerine bakıldığında hiç şüphesiz yazılı metinlerin önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Hemen her dönemde insan, ileriye dönük bir ürün bırakma gayesi taşımıştır. Yazının icadı ile birlikte bu çaba kendine “düşünsel bir devir” zemini de bulmuştur. Önceki dönemlerde nakil yoluyla aktarılan bilgi, birikim, tecrübe ve tanıklıklar/şahitlikler, daha sonra vesika/belge olarak vücut bulmuştur. Bu bağlamda yazı, tarih gibi “ileriye atılmak üzere geriye çekilen ok” pozisyonunda bir merkez edinmiştir.  Bu durumda her toplum, ürettiği değer nispetinde önem kazanır.

Dergiya da kadim ve hakiki adıyla mecmua de toplumun kimliğini şekillendirirken, kültür ışığının da parlamasına sebebiyet vermektedir. Dergiler, bir topluluğun düşün dünyası hakkındaki kodları önümüze sunar. Kitap gibi -çoğu kez- lokal bir alanda değil, farklı görüş ve tarzdaki insanların konu ya da konular hakkındaki bilgilerini aktararak geniş bir alanda hareket eder. Hemen her dergi, hitap ettiği topluluğun ufkuna katkı sağlama çabası içindedir. Dergiler, toplanma, cemiyet olma ve nihayetinde damıtılmış bilgiler sunma merkezidir. Dergiler hem yaşanılan zamana tanıklık eder hem de gelecek nesillere nitelik prototipleri sunar.

Bir toplumun kültürel zenginliğini ve ürettiği değerler bütününü anlamak için, o toplumun dergi ile olan bağına ve dolaşımdaki dergi trafiğine bakmakta fayda vardır. Teknolojik gelişmelerle birlikte dergilerin de itibar kaybettiği açıktır. Bayilerin, kitapevlerinin ya da müstakil kurumların kapısını aşındırıp, bazen uzun yollar kat ederek takip ettiği derginin yeni sayısını arayan, elde ettiğinde heyecanlanan, sayfaları çevirdiğinde yalnızca mürekkep kokusu değil, emeğin de kokusunu duyan insan sayısı da bahsi geçen sebep yüzünden her geçen gün azalmaktadır. Toplumun değer öğretilerini yansıtan araçlardan en önemlisi dergiler ise, dergileri ayakta tutan en önemli dayanak da okurlardır.

İnternetsiteleri -çoğu kez- popülerliğini arttırmak için çok sayıda haberi ve bilgiyi hızlı ve üstünkörü bir şekilde muhataplarına sunmayı hedefler. Dergiler ise okuyucuya, sorgulama, eleştirme, düşünme ve konulara farklı pencerelerden bakarak analiz etme yeteneği kazandırma iddiasındadır. Dergilerin gelecek tasavvuru, nitelikli ve ufku açık insanlar yetiştirmektir. Böyle insanların çoğalması hem kültürel hem de insani anlamda itibarlı bir toplum olabilmek açısından önemlidir.

Hiçbir dergi kapanmayı düşünerek yola çıkmaz. Fakat, -maalesef- çoğu da belirli bir dönem sonunda kapanmak zorunda kalır. Değer üretme iddiasındaki hiçbir derginin bu iddiası dışında bir beklentisi, özellikle de maddi bir beklentisi yoktur. Zaten dergiler maddi anlamda oldukça güç şartlar altında varolma mücadelesi verir. Her yıl onlarca yeni derginin piyasaya çıktığı ülkemizde, uzun soluklu dergi sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi, üzerinde durulması gereken acı bir vakıadır. Bu noktada dergiler çöplüğüne dönen ülkemizin yaşadığı kültürel kriz için okuyucuların da en azından şu soruyu kendisine sorması gerekmektedir:

Dergiler neden kapanır?

Bu soruya farklı cevaplar verilebilse de kapanan hemen her derginin vereceği ilk ve ortak cevap “maddi imkânsızlıklar”dır. Dergileri istikrarlı ve duyarlı okuyucuları ayakta tutar. Bir derginin kapanması da “kayıtsız okuyucular/duyarsız aboneler” sebebiyle gerçekleşir. Kapanan her dergi, kayıtsız okuyucularının katkısıyla (katkısızlığıyla) bu sona layık görülmüştür.

Dergiler birilerine ulaşsın, fikri gelişime katkı sağlasın, nesiller sonrasına hazine olarak devrolunsun diye çıkarılır. Dergilerin ekonomik sıkıntılardan ötürü zor zamanlar geçirmesine sebebiyet veren kayıtsız okurlar da tüm bu değerlerin önünde duran, amacın gerçekleşmesini engelleyen kişiler konumundadır. Bizden önceki nesillerden günümüze dek ulaşan dergilerimiz yok ya da çok az ise, bunun en önemli sebebi kayıtsız okurdur. Bir şeye kayıtsız kalmak, onun amacını gerçekleştirmesine engel olmak anlamına gelir.

Kayıtsız okurlarsebebiyle kapanan dergiler maalesef toplumumuz nezdinde yankı bulmamakta, bunun için kimseden bir ses çıkmamaktadır. Kapanan her dergide kayıtsız okurların önemli bir payı olduğu itiraf edilmedikçe ve kayıtsız okurlar duyarlı davranmadıkça, ülkemizin “dergiler çöplüğü” görünümündeki olumsuz imajı da düzelmeyecektir.

Kur’ani HayatDergisi olarak yukarıda anlattığımız zorlukları yaşadığımızı bilmenizi isteriz. Üstelik 2013 yılında 4 yeni dergi ile bir “dergi ailesi” olmayı hedeflerken bu zorlukları yaşıyoruz. Her sayımızı eline ulaştırdığımız halde hiçbir şekilde sorumluluk hissetmeyen ve sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyen abonelerimiz yüzünden yaşadığımız bu zorlukların yeni dönemde tekrarlanmayacağını ümit ediyoruz. Üzülerek bahsini açtığımız zorlukların gecikmeli de olsa aşılabilmesi için “ilgisiz abonelerimiz”den sorumluluklarının gereğini yerine getirmelerini, borçlarını yıl sonuna kadar ödemelerini bekliyoruz.

Hitamuhu Miskprogramında arz-ı endam eden Temmuz 2008 tarihli ilk sayımızdan bugüne kadar dergimizle canlı bir bağ kuran, zihinsel iletişimini diri tutan ve mali sorumluluğunu yerine getiren tüm abonelerimize de candan teşekkür ediyoruz. Onların düzenli, sorumlu destekleri olmasaydı beşinci yılımıza gelemeyebilirdik.

Rabbim sorumluluk bilincini kuşanmış, hak ve hukuku gözeten muhlis kullarından olmaya muvaffak eylesin.