Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 4 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

VAHYİN EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ - A.Gürcan

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

“…Zira Allah sizi eğitiyor: zaten her şeyi en iyi bilen de Allah’tır.” (2/282)

Giriş

İnsanın yaşantısını ve yaşam becerilerini geliştirmeyi hedefleyen her tür oluşum aslında bir eğitimdir. Eğer bir insanda dün ile yarın arasında zerre kadar olumlu bir gelişim var ise o kişi öyle ya da böyle bir eğitim sürecinden geçmiş sayılır. İnsanın kâinata, çevresine, kendisine, öteki dünyasına ve Yaratıcı’sına karşı bakışını tamamen değiştirmeyi hedefleyen vahyin bu anlamda bir eğitim hedefine de sahip olduğu bir gerçektir.

Bu yazı, vahyin eğitim değişkenlerini eğitim bilimleri literatürüne göre değerlendirmeyi hedeflemektedir. Yazıda izlenen yöntemde; ilmi literatürde yer alan doğruların vahiydeki geçerliliğini aramak yerine vahyin bir eğitim modeli içerisindeki ilkelerini eğitim bilimleri bakışı çerçevesinde anlamaya çalışmak esas kabul edilmiştir.

Elbette vahyin kendi yapısı içerisinde öngördüğü eğitim modelinin ilkeleri ve uygulamaya dönük yöntemleri incelemenin esasını oluşturacaktır. Bu esası ortaya koymada cevaplandırılacak temel sorular olacaktır. Bunlardan belli başlıları;

•    Vahiy kendisini nerede ve nasıl tanımlıyor?

•    Vahyin muhatabı tarafından kabulünde öngördüğü şartlar nelerdir?

•    Vahiy amacı ile muhatabını nasıl ilişkilendiriyor?

•    Vahyin uyguladığı temel öğretim ilkeleri nelerdir?

•    Vahyin hayata geçirilmesinde öngördüğü öğretim stratejileri nelerdir?

Bu soruların yanı sıra daha cevap gerektiren birçok soru hazırlanabilir. Ancak tüm bu soruların cevaplarını aramadan önce, vahyin eğitim açısından kullandığı temel boyutları ortaya koymak gerekecektir. Çünkü hem eğitim amaçlı bir bakış açısının sınırlarını ortaya koyma hem de okuyucu ile paylaşılan temel kavramlarda anlam birliğini oluşturma açısından bu gereklidir. Bunun için bu makalenin temel konusu, vahyin eğitim perspektifinden görünümü ve kavramsal analizidir.

Eğitimin Kavramsal Tanımı Çerçevesinde Vahyin Görünümü

İşte Biz, bütünü oluşturan parçaları ait oldukları yere bir diğerini açıklayacak şekilde yerleştirerek, onunla senin iç dünyanı inşa edip pekiştirelim diye böyle yaptık (25/32).

Her ismin (kavramın) yüklendiği anlamlar içerisinde yer alan değişken olarak tanımlanabilecek kavramsal bir açılım, bu ismin/kavramın öğrenilmesini kolaylaştırır. Genellikle herhangi bir eğitim çalışmasının ilk adımı kavramsal çerçevenin analizi olur. Bunun için hem okuyucu ile kavram birliği oluşturmak hem de vahyin eğitim değişkenlerini vahyin kendi tanımlaması içerisinde görmek vahyi anlamada ilk adım olacaktır.

Vahyin en önemli özelliklerinden biri, muhatabına mesajları iletirken (özellikle vurguladığı durumlardan birisi de) kendisini özel olarak tanımlamasıdır. Ne olduğunu, nereden geldiğini ve kimler için indiğini, etkililiğinde nelerin gerektiğini, mesajdan önce veya sonunda defalarca dile getirir. Bu anlamda aslında kendisi ile ilgili bilgileri de mesajdan önce vererek önemini ve gerekliliğini vurgular. İşte bu çalışmada; vahyin kendisi ile ilgili vurgularından yola çıkarak onun eğitim perspektifi analiz edilmiştir.

Eğitim kavramı en bilinen ve yaygın anlamıyla “bireyde kendi yaşantısı yoluyla istendik yönde davranış değiştirme süreci” olarak tanımlanır. Bu tanım çerçevesinde vahyin bu kavramlara ilişkin yapısı aşağıda analiz edilmeye çalışılmıştır.

SÜREÇTİR…

Her eğitim durumu aslında bir süreç içermek durumundadır. Süreç kavramı; durağanlığı olmayan zaman endeksli oluşumlar zinciri olarak tanımlanabilir. Süreç, kendi içinde hareketliliği içerdiği için eğitim hiçbir zaman bitmeyen, kendi içinde devamlılığı olan bir oluşumdur. Öğretim ise, kendi içinde tedrici bir şekilde uygulanan bir metodolojidir.

 “...Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur’an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü Biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik” (17/106).

ELBET BİZ, evet Biziz Kur’an’ı sana tedrici bir süreç içinde indiren (76/23).

ÖTESİ yok! İşte Kur’an’ın parçalar halinde indirilişine yemin ediyorum (56/75).

DOĞRUSU Biz bu ilâhi sözü onlara adım adım ulaştırdık ki, belki (sorumluluklarını) hatırlarlar (28/51).

Allah, âyetlerini kendi içinde açık ve birbirlerini açıklayıcı kılar: zira (yalnızca) Allah’tır her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydede (22/52).

Vahiy kendisinin “dura dura”, “parça parça”, “tedrici bir halde” ve “adım adım” indirildiğini belirtmektedir. Kullanılan bu deyimler, hem dilbilgisi açısından hem de anlambilim açısından vahyin içeriğinin kendi içinde bir süreç olduğunun göstergesidir. Bu anlamda vahyin süreç olması, üstelik vahiy durdukça bu sürecin hiç bitmeyecek olması üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Ayrıca bu durumun insanların “dura dura” okuması, “sorumluluklarını hatırlaması” için gerekli olduğunu da vurgulamaktadır. Bu vurgu eğitim açısından önemlidir, çünkü süreç içermeyen bir durum asla eğitim olamaz. İnsan davranışının değişimi için onun ancak bir süreç içinde gerçekleşebiliyor olması bu hikmeti gerekli kılar. İnsanı en iyi tanıyan merciden gelen vahiy bize bunu göstermektedir.

Vahyin süreç içinde gerçekleşmiş olması onun parça parça olduğunun ASLA bir göstergesi değildir. Burada vahyin süreç içinde gerçekleşmiş olması bir yöntem ve amaçtır. Çünkü süreç içinde peyderpey gelen her şey bir önceki ve bir sonraki ile bağlantılı olmak durumundadır, yoksa süreç olmaz.

(Vahyi sana Biz indirdik,) tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere indirdiğimiz gibi. Onlar ki, (şimdi de) Kur’an’ı birbirinden kopuk sözler demeti olarak tasavvur ediyorlar (15/90-91).

Aslında kendi içinde zaman gerektiren ve hareket içeren her kavram bir süreçtir, devamlılık arz eder. Ancak her süreç içeren kavram anlam açısından aynı da değildir. Süreç içeren kavramların anlamlarını belirleyen bir başka unsur vardır ve de olmalıdır. Çünkü eğitimin süreç kavramı ile tek başına açıklanması yeterli değildir. Dolayısıyla eğitim bir süreçtir, ancak “neyin sürecidir” sorusunun cevabını gerekli kılar.

DEĞİŞİM SÜRECİDİR…

Eğitim değişimin sürecidir. İnsan için bilinçli değişim kesinlikle bir öğrenme ve süreç olarak da bir eğitimdir. Değişim; kavram olarak bir önceki zamanla bir sonraki zaman arasındaki farka işarettir. Dolayısıyla değişim bir önceki zamandan farklılık arz eden bir durumu ifade eder. Bu anlamda dün ile yarın arasındaki farklılığı öngören bir köprüdür, yoldur.

Ve (ey Nebi,) işte sana da kendi emrimizden hayat bahşeden bir mesaj vahyettik; sen daha önce kitap nedir iman nedir bilmezdin: Fakat şimdi onu bir nur kıldık ki, kullarımızdan dilediklerimizi onunla doğru yola yöneltelim. Ve şüphe yok ki sen de insanları dosdoğru bir yola yöneltmektesin; göklerde ve yerdeki her şeyin asli sahibi olan Allah’ın yoluna… Bakın: Her iş döner dolaşır sonunda mutlaka Allah’a varır! (42/52-53).

(EY bu vahyin muhatabı!) Senin hayatına Kur’an’ın kuşatıcı mesajıyla (istikamet) tayin eden (Allah), elbet seni yepyeni bir hayata kavuşturacaktır (28/85).

Değişim kendi içinde bir yenilik sunar, üstelik vahiy kendi amacını belirtirken de bu değişimi defalarca vurgular (36/2-6; 17/82; 39/41; 44/38-39; 45/22; 46/3; 30/8; 2/143; 2/252; 3/108). Vahyin hedeflediği değişim istenilen durumdur. Vahyin bir değişim süreci olması onu eğitim açısından tam olarak anlamamız için yeterli değildir. Aynı zamanda süreç içinde değişecek olan şeyin de bilinmesi gereklidir. Dolayısıyla, “vahiyde değişimi istenen temel değişken nedir” sorusunun cevabını bulmak gerekecektir.

DAVRANIŞ (EYLEM-AMEL) DEĞİŞTİRME SÜRECİDİR…

Değişim ve bu değişimin öznesi insan ise değişen de onun edasıdır, yani bilgisi, becerisi ve tutumları olan davranışlarıdır. Davranış, eğitim bilimleri terminolojisine göre, insanın gözlenebilen ve/ya ölçümlenebilen her türlü etkinliği olarak tanımlanır. Bu anlamda davranış kendi içinde üçlü bir sınıflamaya tâbi tutulur: Bilgi davranışları, beşeri davranışları ve tasavvurları da belirleyen duyuşsal davranışları. Vahiy içerisinde bu çerçevede insanın davranışlarının hedeflendiği de görülmektedir. Çünkü insanın davranışları aynı zamanda onun amelleridir.

O’na sadece güzel sözler yükselir, o sözleri yücelten ise imana uygun eylemlerdir (35/10).

Ama erkek olsun kadın olsun, imanlı olarak sâlih amel işleyen herkes cennete girecek, zırnık kadar da haksızlığa uğratılmayacaktır (4/124).

Vahyin içinde, insanın davranış, amel ve eylemlerini konu eden çok sayıda âyet vardır. Hatta övülen, teşvik edilen, emredilen davranışların yanı sıra kınanan, eleştirilen ve sonuçlarının cezası olacak davranışlar tek tek vahiy içerisinde verilmiştir. Vahyin içerisinde yer alan tüm davranışların araştırmacı tarafından yapılan analizi neticesinde; kınanan davranışlar listesinde (tekrarlar dâhil) 217 davranış şekli tespit edilmiştir. Övülen, yapılması istenen davranış toplamı ise (tekrarlar dâhil) 507 olarak bulunmuştur. Buradan da anlaşıldığı üzere, var olan kınanan ve olumsuz görülen davranışların karşısında yeni bir görünüm içerisinde bol sayıda ve yapılması elzem olan davranışlara yöneldiği açık bir biçimde anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle vahyin temel hedefinin insanın davranışları, eylemleri ve amelleri olduğu açıktır.

Vahiy içerisinde yer alan bu iki kutupluluk hali aslında vahyin izlediği temel metodolojilerden birisidir. Bunu kendisi de vurgular. Bu anlamda; her değişerek oluşmuş davranış, aslında istenen bir durum olmayabilir ki bu eğitimde de geçerlidir.

DOĞRUSU Biz sana, hem sık tekrarlanan çift kutuplu (Kur’an)dan bir yediliyi hem de yüce Kur’an’ı verdik (15/87).

Allah, öğretilerin en güzelini, biri diğerine atıf yaparak tekrarlanan, çift kutuplu bir hitap olarak indirmiştir (39/23).

Eğitimi sadece davranış değiştirme süreci olarak belirlemek yeterli bir tanım değildir. Bunun için bir başka değişkene de ihtiyaç vardır. Vahiy bunu özellikle vurgulu bir biçimde belirtir.

İSTENDİK YÖNDE (SÂLİH AMEL) DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME SÜRECİDİR…

Her davranış istenen, hedeflenen değildir, insanın istenmeyen davranışları da kazanması mümkün olduğu için planlanmış, hedeflenmiş bir eğitim içinde istendik olan davranışların kazandırılması önemlidir. Eğitimde temel hedef, aslında ulaşılmak istenen, eğitim sonucunda bireyde oluşacak haller, yani amellerdir. Dolayısıyla bir eğitim çalışmasının temel aşamalarından biri de, sonuçta beklenen davranışların analizi ve dökümüdür. Vahiy penceresinden bakıldığında ise durum çok daha belirgin ve vurguludur.

İman eden ve ıslah edici iyiliklerde bulunanları (küfrün) karanlıklarından (imanın) aydınlığına çıkarmak için, Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir elçi göndermiştir. (65/11)

Vahyin hedeflediği amellere dönük sahip olunması gereken bilişsel beceri ve duyuşsal davranışların dökümü daha önce de belirtildiği gibi oldukça önemli bir yekûn teşkil etmektedir. Örneğin; sâlih amel ile ilgili yaklaşık 81 âyet vardır. Hedeflenen istendik yöndeki davranışların analizi ayrı bir makale konusu olacak mahiyette ve önemdedir. Onun için burada sadece vahyin eğitim değişkenleri açısından genel görünümünü sunmaktayız.

“İstendik yönde davranış değiştirme süreci” anlamında eğitimin sadece hedef boyutu dile getirilmektedir. Bu sürecin nasıl işletildiğine ilişkin bir başka değişkene de ihtiyaç vardır. Bu değişken aynı zamanda eğitimin NASIL sorusunun cevabı da sayılır.

YAŞANTI YOLUYLA İSTENDİK YÖNDE (Sâlih Amel) DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME SÜRECİDİR…

Eğitimi tanımlayan önemli değişkenlerden birisi de, istendik yönde davranış değiştirmeyi (sâlih amel kazanımı) sağlayacak yaşantıların oluşmasıdır. Yaşantı olmadan bir eğitimin gerçekleşmesi mümkün değildir. Çünkü planlanan hedef davranışların değiştirilmesini sağlama koşulu yaşantılardır. Burada kastedilen yaşantı kendine özgülük taşır, bu kendine özgülüğü sağlayan unsur ise söz (mesaj) aynı olsa da bireyin algı düzeyindeki farklılığıdır. Bu anlamda vahiy, algıyı kolaylaştırmak için “darb-ı mesel” ve/ya “sarf-ı mesel” yöntemini seçtiğini vurgulamaktadır.

DOĞRUSU Biz bu Kur’an’da, (hakikati) insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak açıkladık; zira insan, bütün varlık (içerisinde) tartışmaya en düşkün olandır (18/54).

DOĞRUSU Biz bu ilâhi mesajda (hakikati), belki düşünüp ibret alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık” (39/27).

VE böylece Biz bu (vahyi) Arapça bir hitâb olarak indirdik ve ondaki tüm uyarıları bütün boyutlarıyla ortaya serdik (20/113).

Doğrusu Biz bu Kur’an’da, (hakikati) insanlara her tür dolaylı anlatım tarzını kullanarak farklı açılardan açıklamışızdır (17/89).

DOĞRUSU Biz bu ilâhi mesajda (hakikati), belki düşünüp ibret alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık (39/27).

DOĞRUSU Biz bu Kur’an’da, insanlara (hakikati) her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak açıkladık (30/58).

Vahyin kendisinin de kabul ettiği her türlü dolaylı anlatım tarzı (darb-ı mesel) aslında vahyin muhatabının yaşantısına doğrudan örneklendirerek davranış değişiminin gerçekleşmesini hedefleyen temel unsur olarak görülmektedir. Bunu da vurgulu olarak üstüne basa basa dile getiren vahiy, eğitim sürecinin etkililiğinin sağlanmasında izlediği yolu da dile getirmektedir.

“Yaşantı yoluyla istendik yönde davranış değiştirme süreci” tanımlaması eğitim kavramını tam anlamıyla tanımlayamamaktadır. Çünkü ne, nedir, neyi, nerede ve nasıl soruları eğitimi açıklasa bile eksik bir boyut daha vardır. Eksik olan boyut ise KİMİ veya KİMDE sorusudur.

BİREYDE KENDİ YAŞANTISI YOLUYLA İSTENDİK YÖNDE DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME SÜRECİDİR…

Eğitim kavramının tanımı içerisinde yer alan son ve en önemli değişken olan birey, eğitimin muhatabıdır. Aynı zamanda eğitim sürecinin öznesidir. Dolayısıyla birey olmadan eğitim olmaz.

İnsan mutlaka azar; hele kendi kendine yettiğini sandığında! (96/7).

Ve Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. Nitekim Kıyamet Günü onun önüne, (dünyada yapıp ettiği) her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacak (ve diyeceğiz ki): “Oku sicilini! Bugün kendi hesabını görmek için sen sana yetersin!” (17/13-14).

Ama doğrusu Biz âdemoğluna kat kat ikram ederek onu üstün ve şerefli kıldık (17/70).

Sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez bir halde çıkaran, belki şükrederler diye sizin için işitme, görme ve duyma-düşünme kabiliyeti takdir eden de yine Allah’tır (16/78).

İyi bilin ki, Allah katında canlıların en zararlısı aklını kullanmayan (gerçek) sağır ve dilsizlerdir (8/22).

Allah yükünüzü hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır (4/28).

Vahyin insanı tanıma ve tanımlamada kullandığı kendine özgü yapısı, aynı zamanda insan fıtratına dönük en uygun değişim şartlarını da belirtmektedir. Vahye özgü bir nitelik taşıyan bu unsur, eğitimin gerçekleşmesinin de ön şartı gibi durmaktadır. Çünkü vahiy, mesajın yerine ulaşmasındaki veya ulaşamamasındaki temel koşulların sonuca ne kadar etki ettiğini de bizzat vurgulamaktadır.

ELBET bu hitâb bir öğüt ve uyarıdan ibarettir: gönüllü olan herkes ondan öğüt alabilir (80/11-12).

BU (mesaj) bir hatırlatma ve uyarıdır: elbet sorumluluğunun bilincinde olanları en güzel bir menzil beklemektedir (38/49).

Artık onunla uyarılsınlar ve bilsinler ki biricik ilâh O’dur: nihayet derin kavrayış sahibi olanlar, bunu hatırdan hiç çıkarmasınlar! (14/52).

Doğrusu onların kıssalarında, derin kavrayış sahiplerinin alacağı bir hayli ibret vardır. (12/111)

Şüphe yok ki, sadece yürekten dinleyenler bir davete icâbet edebilir (6/35).

İşte böylece Biz, mesajlarımızı çok boyutlu olarak dile getiriyoruz ki “Sen dersini almışsın!” desinler; dahası öğrenmeye gönüllü bir topluluğa onu açıklayabilelim (6/105).

BU Kitab’ın indirilişi her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden Allah katındandır. Elbet göklerde ve yerde inanmaya gönlü olanlar için sayısız mesajlar vardır (45/2-3).

Bu (vahiy) insanlık için bir bilinç kaynağıdır; gönülden inananlar için de bir rehber ve bir rahmet membaıdır (45/20).

İŞTE kendisi hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilâhi kelâm, takvâ sahipleri için bir hidayet rehberidir (2/2).

İşte bütün bunlar, Rabb’lerinin sevgisini yitirmekten korkanlar içindir (98/8).

Vahiy, kendisinde davranış değişimi gerçekleşecek bireyleri kendi içinde belirtmekte ve özelliklerini vurgulamaktadır. Bunların özellikleri,

•    Gönüllü olan,

•    Sorumluluklarının bilincinde olan,

•    Derin kavrayış sahibi,

•    Yürekten dinleyen,

•    Öğrenmeye ve inanmaya gönüllü,

•    Gönülden inanan,

•    Takvâ sahibi (sakınan),

•    Rabb’lerinin sevgisini yitirmekten korkanlar olarak tanımlanmaktadır.

Vahyin çift kutupluluk hali burada da kendini gösterir. Değişimi gerçekleştirebilecek kişiler tanımlanırken, aynı zamanda bunu yapamayacak veya yapmasını engelleyecek nitelikleri olan kişileri de vurgular.

Şu bir gerçek ki, sen ölülere işittiremezsin. Dahası, bu daveti sırtını dönüp uzaklaşan sağırlara da işittiremezsin. Yine, yoldan çıkan körleri doğru yola getirecek olan da sen değilsin. Sen ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin ki zaten onlar gönülden teslim olan kimselerdir (27/80-81).

Eğer Biz bu (vahyi) yabancı dille okunan bir hitap kılsaydık, kesinlikle, “Neden onun âyetleri açık ve anlaşılır değil; ne yani, bir Arab’a dili yabancı bir (hitap) mı?” derlerdi. De ki: “Bu (vahiy), iman edenler için bir yol gösterici ve bir şifa kaynağıdır. İman etmeyenlere gelince: Onların kulaklarında bir çeşit kurşun vardır; dahası o (vahyin ışığından dolayı) onlara bir tür körlük ârız olmuştur: Şimdi onlar, çok uzak bir yerden seslenilen kişi (gibi)dirler (41/44).

Aksine o (Kitab), sahibine seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşedilenlerin gönüllerinde yer bulan hakikatin apaçık belgelerinden oluşmuştur: Zaten bilinci altüst olmuş kimselerden başkası âyetlerimizi bile bile inkâra yeltenmez (29/49).

Doğrusu biz sana hakikatin apaçık belgelerini indirdik: yoldan sapmış olanlardan başkası bunları inkâr edemez (2/99).

Eğitimin gerçekleşebilmesi öncelikle davranış değişimini gerçekleştirecek olan bireye bağlıdır. Onun için ne anlatırsan anlat ve ne kadar bilirsen bil, anlatılan dinleyen kişinin anladığı kadar olacaktır. Dolayısıyla, bireyin kendi katılımı ve istekliliği ve yaşantısına bilfiil katılımı oldukça eğitim gerçekleşecektir.

SONUÇ

Bu makale; vahyin eğitim açısından kendisini nasıl ifade ettiği ve aynı zamanda bir eğitim modeli olarak hangi değişkenlerden yola çıktığının incelenmesini hedeflemiştir. Bu boyutta sonuç olarak şunlar söylenebilir:

1.    İnsan davranışlarının değişimi bir süreç içinde gerçekleşebilir.

2.    Vahyin temel hedefini sağlayan değişken kavram, değişimdir. Çünkü varolan durumu değiştirmeye dönük yapı vahyin temel yönelimidir. Bu manada, vahiy bir değişim sürecidir.

3.    Vahyin muhatabı insan ve onun sahip olduğu davranışlar, eylemler ve amellerdir.

4.    Vahiy, insanın algı durumlarına uygun örneklerle, misallerle ve doğrudan yaşantıya etki edecek önerilerle değişim sürecini yönlendirmiştir.

5.    Muhatabı insan olan vahiy, insanı en iyi tanıyan bir merciden geldiğini ve etkililiğinin şartlarını daha değişim gerçekleşmeden ortaya koymuştur. Üstelik mesaj, kabul şartlarını da kendisi belirlemiştir. Bu şartları yerine getiremeyenlerin değişemeyeceklerini önceden ilan etmiştir.

Yarattığını en iyi bilen Yüce Yaratıcı, kulu insan için neyin en doğru ve en hayırlı olduğunu bilen ve ona bilmediklerini öğreten ve bu öğretim modelinde ona güvendiğini ortaya koyan bir tavırla seslenmektedir. Bu nedenledir ki vahiy, en doğru yerden gelmiş ve en kolay davranış değişimini gerçekleştirebilecek şartları ortaya koyan bir modeldir.

Zira Allah sana bu Kitab’ı indirmiş, sana doğru hüküm vermeyi ve bilmediklerini öğretmiştir. Çünkü Allah’ın sana olan lutfu gerçekten büyüktür (4/113).

VAHİY, KENDİSİNDE DAVRANIŞ DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞECEK BİREYLERİ GÖNÜLLÜ, SORUMLULUKLARININ BİLİNCİNDE OLAN, DERİN KAVRAYIŞ SAHİBİ, YÜREKTEN DİNLEYEN, ÖĞRENMEYE VE İNANMAYA GÖNÜLLÜ, GÖNÜLDEN İNANAN, SAKINAN VE RABB’LERİNİN SEVGİSİNİ YİTİRMEKTEN KORKANLAR OLARAK TANIMLANMAKTADIR.

HEM OKUYUCU İLE KAVRAM BİRLİĞİ OLUŞTURMAK HEM DE VAHYİN EĞİTİM DEĞİŞKENLERİNİ VAHYİN KENDİ TANIMLAMASI İÇERİSİNDE GÖRMEK VAHYİ ANLAMADA İLK ADIM OLACAKTIR.

EĞİTİM “BİREYDE KENDİ YAŞANTISI YOLUYLA İSTENDİK YÖNDE DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME SÜRECİ”DİR.

VAHYİN SÜREÇ OLMASI, ÜSTELİK VAHİY DURDUKÇA BU SÜRECİN HİÇ BİTMEYECEK OLMASI ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN ÖNEMLİ BİR HUSUSTUR.

(EY BU VAHYİN MUHATABI!) SENİN HAYATINA KUR’AN’IN KUŞATICI MESAJIYLA (İSTİKAMET) TAYİN EDEN (ALLAH), ELBET SENİ YEPYENİ BİR HAYATA KAVUŞTURACAKTIR (28/85).

VAHYİN İÇERİSİNDE YER ALAN TÜM DAVRANIŞLAR ANALİZ EDİLDİĞİNDE; KINANAN 217, ÖVÜLEN, YAPILMASI İSTENEN 507 DAVRANIŞ ŞEKLİ TESPİT EDİLMİŞTİR.

BİREY, EĞİTİMİN MUHATABIDIR. AYNI ZAMANDA EĞİTİM SÜRECİNİN ÖZNESİDİR. BİREY OLMADAN EĞİTİM OLMAZ. “İNSAN MUTLAKA AZAR; HELE KENDİ KENDİNE YETTİĞİNİ SANDIĞINDA!” (96/7).

VAHYİN İNSANI TANIMA VE TANIMLAMADA KULLANDIĞI KENDİNE ÖZGÜ YAPISI, AYNI ZAMANDA İNSAN FITRATINA DÖNÜK EN UYGUN DEĞİŞİM ŞARTLARINI DA BELİRTMEKTEDİR.

 

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya