Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 15 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

Kur'an'da Müminlerin Özellikleri - Ramazan TARHAN

Haziran 26, 2011 yazan khd

İNCELEME

Kur'an’da Müminlerin Özellikleri

Ramazan TARHAN

1. Allah’ın adı anıldığında kalpleri ürperirler. Enfal-2
2. Allah’a asla şirk koşmazlar. Furkan-68
3. Namuslarını (ırzlarını) korurlar. Furkan-68
4. (Hiç bir türlü) zinaya asla yaklaşmazlar. Mü’minun -5
5. Namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. Mü’minun 2,9

6. Anne ve babalarına öf bile demezler. İsra-23
7. Boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler. Mü’minun -3
8. Mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler. Tevbe-5
9. Asla zanda bulunmazlar. Casiye -24
10. Cahillerle asla tartışmazlar. Furkan-63
11. Kınayıcının kınamasından korkmazlar. Maide-54
12. Asla yalan söylemezler. Mü’minun-8
13. Emanetlerine ihanet etmezler. Bakara-177
14. Söz verdiklerinde sözünde dururlar. Bakara-177
15. Zekâtlarını hakkıyla verirler. Bakara-177
16. Yetimin hakkını asla yemezler. Nisa-2
17. Yolda kalmışlara yardım ederler. Bakara-177
18. Kafirlere karşı sert, birbirlerine karşı merhametlidir. Fetih-29
19. İnsanların kusurlarını affederler. A.imran-135
20. Yalnızca Allah’a dayanıp güvenirler. Tevbe-20
21. Kâfirler ile Alllah yolunda savaşırlar. A.imran-28
22. Darlıkta da bollukta da infak ederler. A.imran-133
23. Kızdıkları zaman öfkelerini yenerler. A.imran-133
24. Başkalarının ilahlarına sövmezler. En’am-108
25. Haksız yere bir cana kıymazlar. En’am-151
26. Allah’ın ayetlerini az bir pahaya satmazlar. Al-i İmran-199
27. Hakkı bile bile gizlemezler. Bakara-44
28. İnananlara ‘sen mü’min değilsin’ demezler. Nisa-94
29. Rasullerden hiçbirini birinden ayırt etmezler. Bakara-136
30. Yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler. Furkan-63
31. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yaparlar. En’am-52
32. Helal ve temiz olan şeylerden yerler. Bakara-168
33. Asla yalan şahitlik yapmazlar. Furkan-72
34. Dillerini eğip bükerek (geveliyerek) konuşmazlar. Nisa-135
35. İnsanlar arasında adaletle hükmederler. En’am-151
36. Yoksulluk yüzünden evlatlarını öldürmezler. En’am-151
37. Yeminlerini hiçbir zaman bozmazlar. Nahl-91
38. Adaklarını yerine getirirler. İnsan-7
39. Allah’ın ahdini yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar. Ra’d-20
40. Yakınlarına (akrabalarına) yardım ederler. Bakara-177
41. Yolda kalmışlara ve hastalara yardım ederler. Bakara-177
42. Yoksullara ve esir düşenlere yardım ederler. Bakara-177
43. Zorda, darda ve savaş anlarında sabrederler. Bakara-177
44. Verilen rızıktan yerli yerince harcarlar. Enfal-3
45. Geceleri az uyurlar. Zariyat-17
46. O gün yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. Fetih-29
47. İnsanlara iyiyi emreder, kötülükten de alıkorlar. Enfal-71
48. Açıklanınca hoşlarına gitmeyecek şeyleri sormazlar. Maide-101
49. Yapacakları işlerde kendi aralarında danışırlar. Şura-38
50. Gerçekten felaha kavuşanlardır. Mü’minun-1

Bakara Sûresi
3- Onlar, gaybe inanırlar namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.
4- Onlar, sana indirilen Kitaba da, senden önce indirilenlere de inanırlar; ahirete de yalnız onlar kesinlikle inanırlar.
153- Ey İnananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.
156- Onlara bir musibet geldiğinde: "Biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler.
207- İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
261- Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah'ın lütfü geniştir, O her şeyi bilendir.
262- Mallarını Allah yolunda sarf edip sonra sarf ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
265- Allah'ın rızasını kazanmak ve kalplerini sağlamlaştırmak için mallarını sarf edenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.

Al-i İmran Sûresi
16-17- Onlar ki, "Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, bunun için günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyen, sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarf eden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.
104- Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.
134- Onlar bollukta ve darlıkta sarf ederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever.
191- Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: "Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, Sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru", derler.

Nisa Sûresi
57- İnanıp yararlı iş işleyenleri içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları en koyu gölgeliklere yerleştireceğiz.
59- Ey İnananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah'a ve peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.
69- Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, iste onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehitler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
76- İnananlar Allah yolunda savaşırlar, inkâr edenler ise şeytan yolunda harbederler. Şeytanın dostlarıyla savaşın, esasen şeytanın hilesi zayıftır.
94- Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, Müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: "Sen mümin değilsin" demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.
135- Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.
136- Ey İnananlar! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitablara inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.
146- Ancak tövbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah’ın Kitabına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir
147- Şükreder ve inanırsanız, Allah size niçin azab etsin? Allah şükrün karşılığını verir ve bilir.
175- Allah kendisine inananları ve Kitabına sarılanları rahmetine ve bol nimetine kavuşturacak, onları Kendisine götüren doğru yola eriştirecektir.

Maide Sûresi
8- Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden haberdar'dır.
11- Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler.
35- Ey İnananlar! Allah'tan sakının, O'na ulaşmaya yol arayın, yolunda cihad edin ki kurtulasınız.
55- Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekat veren ve rüku eden mü'minlerdir.
57- Ey İnananlar! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden, dininizi alaya ve eğlenceye alanları ve inkârcıları dost olarak benimsemeyin. İnanıyorsanız Allah'tan sakının.
87- Ey İnananlar! Allah'ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
90- Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Ki O sizi dener. Bundan sonra kim haddi aşarsa ona elem verici azab vardır.
101- Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır, (ama üzülürsünüz).
105- Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'a dır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

En’am Sûresi
160- Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.
161- "Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, gerçek dine, doğruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine iletmiştir" de.
162- De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.
163- O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.
164- De ki: "Allah her şeyin Rabbi iken O'ndan başka bir Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir, kimse başkasının yükünü taşımaz; sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir."

A’raf Sûresi
170- Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz? Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.
204- Kur’an okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.
205- Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma.
206- Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Enfal Sûresi
2-3- İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer ayetleri “miz” okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.
74- İnanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

Tevbe Sûresi
71- Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.
111- Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kur’an'da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.
112- Allah'a tövbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele.

Ra’d Sûresi
20- Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar.
21- Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.
22-24. Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarf ederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.

İbrahim Sûresi
31- İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alış veriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarf etsinler.

Hac Sûresi
35-O'na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarf eden ve Allah'a gönül vermiş olan kimselere müjde et.

Mü’minun Sûresi
2- Onlar namazda huşu içindedirler.
3- Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
4- Onlar zekâtlarını verirler.
5- Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar.
8- Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.
9- Namazlarına riayet ederler.

Furkan:
64- Onlar, gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler.
65-67- Onlar, "Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler.
72- Onlar yalan yere şahadet etmezler; faydasız bir şeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler.
73- Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
74- Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap" derler.

Şuara:
227-Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.

Lokman:
4- O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakınen inanırlar.

Secde:
15-16- Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücutlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarf edenler inanır.

Şura:
37-38- Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarf ederler.

Fetih:
29- Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkârcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükûa varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkârcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.

Hucurat:
1- Ey inananlar! Allah'tan ve peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının; doğrusu Allah işitir ve bilir.
2- Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın.
6- Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz.
11- Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tövbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
12- Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tövbeleri daima kabul edendir, acıyandır.
15- "İnananlar, ancak Allah'a ve peygamberine inanmış, sonra şüpheye düşmemiş; Allah uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihat etmiş olanlardır. İşte onlar doğru olanlardır."

Zariyat:
17- Onlar, geceleri az uyuyanlardı.
18- Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
19- Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.

Haşr:
18- Ey inananlar! Allah'tan sakının; herkes yarına ne hazırladığına baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.

Mearic:
22-27- Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
28- Doğrusu Rablerinin azabından kimse güvende değildir.
30-Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
31- Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.
32- Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,
33- Şahitliklerini gereği gibi yapanlar,
34- Namazlarına riayet edenler.

Sonuç:
Mümin olmak: Allah’a (cc) hakkıyla kul olmaktır.
Mümin olmak: Ferdi, ailevi ve toplumsal sorumluluğu yerine getirmektir.
Mümin olmak: Çevreye ve tüm canlılara karşı duyarlı olmaktır.
Mümin olmak: Peygamber izini çok yakından takip etmektir.
Mümin olmak: Ahiret yurdunu, cenneti hedeflemektir.
Mümin olmak: Herkesin yaptığını yapmak değil, doğru olanı yapmaktır.
Mümin olmak: Doğru olan için bedel ödemeyi bilmektir.
Mümin olmak: Kendini dünyanın en talihli insanlarından saymaktır.
Mümin olmak: Allah’ın (c) güvenine layık olmaktır.
Mümin olmak: Kendi acizliğini bilmek, Allah’ın yüceliğini kabul etmektir.
Mümin olmak: Öncü olmaktır. Herkesin bittiği yerde var olmaktır.
Mümin olmak: Yerini terk etmemektir.
Mümin olmak: Kur’an’sız, kuralsız hayat düşünmemektir.
Mümin olmak: Farklı olmaktır. İbrahim (as) gibi olmaktır.
Mümin olmak: Özü, sözü ve davranışı ile örnek olmaktır.
Mümin olmak: Her çağın aranan ve güvenilen insanı olmaktır.
Mümin olmak: Mutlu olmaktır.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya