Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 4 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

Hayat Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in Özellikleri - Mehmet Deri

Ekim 18, 2010 yazan khd

HAYAT KİTABIMIZ KUR’AN-I KERİM’İN ÖZELLİKLERİ

Mehmet DERİ

Yüce Allah’ın kıyamete kadar insanlara doğru yolu göstermek üzere gönderdiği hidayet rehberi Kur’an, “kara’e” kökünden türemiş olup “okumak” anlamına gelmektedir.
İslam terminolojisinde ise Kur’an, “Yüce Allah tarafından Hz.Muhammed’e (s) Arapça olarak indirilmiş, bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, mushaflarda yazılı, Fatihâ Sûresi ile başlayıp Nas Sûresi ile sona eren Allah’ın kelâmıdır.” (Abdülhamit Birışık, “Kur’an, Tarifi ve İsimleri”, DİA., c.26, TDV Yayınlanları, Ankara 2002, s.383; İsmail Karagöz, İslam’ın Ana Kaynakları Kur’an ve Sünnet, DİB Yayınları, 2.baskı, Ankara 2010, s.67; Nurettin Turgay, Arap Dili ve Belâgatı ve Kur’an, Kitap Neşriyat, Ankara 2009, s.38).

Kur’an’a göre Kur’an’ın özellikleri ise şöyledir:
- Kur’an, Arapça olarak (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şuarâ, 26/195 vd.), âlemlerin Rabbi Allah tarafından (Tâhâ, 20/4; Şuarâ, 26/192; Secde, 32/2; Vâkıa, 56/80; Hakka, 69/43 vd.), vahiy yoluyla (Nisâ, 4/163; Yunus, 10/15; Kehf, 18/27; Necm, 53/4), kolaylık olsun ve iyi anlaşılıp tatbik edilsin diye kısım kısım, aşamalı ve peyderpey olarak (İsrâ, 17/106; Tâhâ, 20/4; Furkân, 25/32; İnsan, 76/23 vd.), Cebrail (as) vasıtasıyla (Bakara, 2/97; Nahl, 16/102; Şuarâ, 26/193-194; Hâkka, 69/40; Tekvîr, 81/19-20), Ramazan ayında (Bakara, 2/185), Kadir gecesinde (Duhân, 44/2-3; Kadir, 97/1), Hz.Muhammed’e (s) indirilmiştir (Bakara, 2/99, 119, 151; Nisâ, 4/136; Hicr, 15/87; Nahl, 16/44; Kehf, 18/1-4 vd.).
- Kur’an, Allah katındandır, Allah’ın sözüdür/kelâmıdır (Bakara, 2/2; Âl-i İmrân, 3/7; Nisâ, 4/82, 166; Yunus, 10/37 vd.), Hz.Muhammed’in (s) sözü değildir, onun tarafından uydurulmamıştır (Yunus, 10/38; Hûd, 11/13; Furkân, 25/4; Tûr, 52/33-34; Hâkka, 69/44-47; Müddessir, 74/24-25), Hz.Muhammed’e (s) başkası tarafından öğretilmiş de değildir (Nahl, 16/103), kâhin sözü değildir (Hâkka, 69/42), şiir değildir (Yâsîn, 36/69; Hâkka, 69/41), şair sözü değildir (Hâkka, 69/41), “esâtîru’l-evvelin” yani önceki milletlerin uydurdukları masallar, hikâyeler asla değildir (En’âm, 6/25; Enfâl, 8/ 31; Nahl, 16/24; Mü’minûn, 23/83; Furkân, 25/5).
- Bütün insanlar ve cinler bir araya gelip toplansa Kur’an’ın bir benzerini, bir âyetini dahi meydana getiremezler (Bakara, 2/23; Yunus, 10/38; Hûd, 11/13; İsrâ, 17/ 88; Kasas, 28/48-50; Tûr, 52/33-34).
- Kur’an, bütün insanlığa apaçık bir tebliğdir (İbrahim, 14/52), “ahsenü’l-hadis”tir, sözlerin en güzelidir (Zümer, 39/23), sözlerinde bir bozukluk/yanlışlık yoktur (Kehf, 18/1; Zümer, 39/28), çelişki ve tutarsızlık da yoktur (Nisâ, 4/82; Kehf, 18/1), önünden ve arkasından ona bir batıl gelip karışmamıştır (Fussilet, 41/42).
- Kur’an, “kayyim”, dosdoğru (Kehf, 18/1), aziz (Fussilet, 41/41), kerim (Vâkıa, 56/77), “hakîm”, çok hikmetli (Yâsîn, 36/2), “mecîd”, çok şerefli (Kâf, 50/1; Bürûc, 85/21-22; Abese, 80/13-14), mübarek (Enbiyâ, 21/50; Sâd, 38/29), “mübîn”, apaçık (Mâide, 5/15; Yusuf, 12/1; Hicr, 15/1; Şuarâ, 26/1; Neml, 27/1; Kasas, 28/2; Yâsîn, 36/69; Zuhruf, 43/2; Duhân, 44/2), Allah’tan gelen Hak bir kitaptır (Bakara, 2/252, Nisâ, 4/ 105; İsrâ, 17/105; Fâtır, 35/31; Zümer, 39/2, 41).
- Kur’an, “basâir”, gönül gözlerini açan (A’râf, 7/203), apaçık bir nur (Nisâ, 4/174; Şûrâ, 42/52; Teğabün, 64/ 8), “burhan”, kesin delil (Bakara, 2/185; Nisâ, 4/174; A’râf, 7/203; Enbiyâ, 21/24), “furkân”, hakkı batıldan ayırandır (Bakara, 2/53, 185; Âl-i İmrân, 3/4; Nahl, 16/64; Furkân, 25/1).
- Kur’an, şifadır (Yunus, 10/57; İsrâ, 17/82; Fussilet, 41/44), rahmettir (A’râf, 7/203; Yunus, 10/57-58; Yusuf, 12/111 vd.), zikirdir (Hicr, 15/9; Tâhâ, 20/99; Enbiyâ, 21/50), nurdur (Nisâ, 4/174; Mâide, 5/15; A’râf, 7/157; Şûrâ, 42/52; Teğabün, 64/8), öğüttür (Bakara, 2/231; Âl-i İmrân, 3/138; En’âm, 6/90 vd.), beyan edici, açıklayıcı (Bakara, 2/118; 221; Âl-i İmrân, 3/138; En’âm, 6/ 97-98 vd.), hikmet doludur (Bakara, 2/231; Âl-i İmrân, 3/ 58; Yunus, 10/ 1 vd.), ilâhî bir duyurudur, çağrıdır (Âl-i İmrân, 3/138).
- Kur’an, yol gösterici, en doğruya götürücüdür (Bakara, 2/ 186; Âl-i İmrân, 3/138; İsrâ, 17/ 9 vd.) hidayet kaynağıdır (Bakara, 2/ 2, 185; Âl-i İmrân, 3/138; A’râf, 7/ 52, 203 vd.), insanları karanlıktan aydınlığa çıkarır (İbrahim, 14/1; Hadîd, 57/9), ilâhî kanundur (Nisâ, 4/105; Mâide, 5/48; En’âm, 6/ 115; A’râf, 7/3), feyiz kaynağıdır (En’âm, 6/155; Enbiyâ, 6/ 21/50; Sâd, 38/29), müjdeleyicidir (Nahl, 16/89; Kehf, 18/ 2-3; Meryem, 19/97; Neml, 27/2 vd.) inzar edici, uyarıcıdır (En’âm, 6/51; Kehf, 18/2, 4; Meryem, 19/ 97 vd.), ümmet-i Muhammed’e mirastır (Fâtır, 35/32), Allah’ın sapasağlam bir ipidir, kulpudur, sımsıkı tutunanlar asla şaşırmaz/sapıtmaz (Bakara, 2/256; Âl-i İmrân, 3/103), öğüt almak isteyenler için kolaylaştırılmıştır (Meryem, 19/97; Kamer, 54/ 17, 22, 32, 40).
- Kur’an âyetleri; anlayanlar, bilenler, aklını kullananlar, düşünenler, ibret/ders alanlar, öğüt alanlar için genişçe tafsil edilip açıklanmıştır (En’âm, 6/55, 97-98; A’râf, 7/132; Tevbe, 9/11 vd.), kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır (Yusuf, 12/111), âyetlerindeki tekrarların amacı; insanları eğitme, Allah’ın hükümlerini hatırlatma, Allah’a karşı gelmekten ve günah işlemekten sakındırma, korkutma, uyarma, düşünüp ibret almayı sağlamaktır (Tâhâ, 20/ 113; Kasas, 28/51), insanlar için daha iyi anlaşılsın ve ibret alınsın diye her türlü misal/örnek vardır (İsrâ, 17/89; Kehf, 18/ 54; Rum, 30/58), kendisinden önceki kitapları tasdik edici, doğrulayıcıdır (Âl-i İmrân, 3/3; Nisâ, 4/47; Mâide, 5/48 vd.), Kur’an’ın gönderileceği daha önceki ilâhî kitaplarda bildirilmiştir (Şuarâ, 26/196-197; Ahkaf, 46/10).
- Kur’an’ın kendisi ve hükümleri korunmuştur, kıyamete kadar geçerlidir, değişmez (En’âm, 6/115; Yunus, 10/15-17; Hicr, 15/9 vd.), icaz, sağlamlık ve güzellikte birbirine benzeme bakımından âyetlerinin tamamı muhkem (Hûd, 11/1), mufassal (En’âm, 6/ 114; A’râf, 7/133) ve müteşâbih (Zümer, 39/ 23), bilinme ve hüküm ifade etme, uygulama itibariyle bir kısmı muhkem, bir kısmı müteşâbihtir (Âl-i İmrân, 3/7).
Sonuç itibariyle söyleyecek olursak, biz müminler için hayat nizamı, rahmet, nur, şifâ ve hidayet rehberi olan Kur’an-ı Kerim’i iyi ve doğru anlayıp/algılayıp Mehmet Akif’in de dediği gibi “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı/ Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı.”
Hükümleri, esasları kıyamete kadar geçerli olan Kur’an’ın, asrımız insanına söyleyeceği çok şeyler vardır. Bediüzzaman Said Nursi’nin de söylediği gibi, “zaman ihtiyarladıkça, Kur’an gençleşiyor.”

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya