Çocukların Namazlarını Kılamama Sebepleri

Her Müslüman çocuklarının en az kendisi kadar dindar olmasını ister. Hatta birçoğu “ben öğrenemedim, ben yaşayamıyorum ama benim çocuğum benim gibi olmasın” diye yaz tatillerinde çocuğunu mahalle camiinin kursuna gönderir. Ülkemiz genelinde namazlarını kılamayan milyonlarca gencimiz var. Bunun sebeplerini araştırdığımızda, çocukların namazlarını kılamamalarının sebeplerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Öncelikle çocuklara niçin namaz kılması gerektiğinin anlatılmadığını görüyoruz. Anne babaları namaz konusunda hassas olmadıkları için onlar da namaz kılmıyor. Ailesinde namaz kılan olmayınca namaz olsa da olan, olmasa da olan bir şey gibi algılanıyor.

Çevre faktörü. Yaşadığı çevrede namaz kılınmıyorsa, mahallesinde cami yoksa, ezan sesini duymuyorsa, o bölgede yetişen çocuğun gündeminde namaz olmayacaktır.

Okulunda namaz kılacak mekân yoksa öğretmenleri namaz konusunda duyarsızsa, namaz kılan arkadaşları yoksa çocuğun namaz kılması güçleşecektir. Bu saydıklarımızı kısaca üç başlıkta toplayabiliriz:

1- İman problemi

2- Bilinç eksikliği

3- Çevre problemi

Çözüm Yolları

1- Çocuklara sağlam bir inanç kazandırılmalıdır. Çocuk, ibadet edeceği Allah’ı tanımalıdır. Çocukların seviyesine uygun bir anlatım yolu bulunmalı, Allah’ı tanıması ve sevmesi sağlanmalıdır. Öncelikle Allah sevgisini anlatmalı. Allah’ı severse, O’na güvenir ve sığınırsa ibadet etmede zorlanmayacaktır. Maalesef yıllarca bu konuda ciddi hatalar yapılmış, Allah ile çocuklar tehdit edilmiş, korkutulmuştur. Böylece korktuğu Allah’a ibadet etmek yerine ondan uzak durmaya, yokmuş gibi davranmaya çalışmıştır.

Günümüzde bu yanlışın farkına varılmış, bunu telafi edecek güzel çalışmalar başlatılmıştır. Anne babaların yol kılavuzu edebileceği “Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım” ismiyle kitaplar bile yayınlanmıştır. Yine çocukların seviyesine uygun Allah’a imanı işleyen, resimlerle desteklenmiş çok güzel çalışmalar bulunmaktadır. Anne babalar bu çalışmalardan faydalanırsa önemli bir problemi çözmüş olacağız.

2- Niçin namaz kılması gerektiğini bilmeyen bir çocuğa namaz kılmak işkence gibi gelir. Ona öncelikle namaz bilinci kazandırılmalıdır. Niçin namaz sorusuna cevap bulmalıdır. En çok karşılaştığımız problemlerden biri budur. Anne babalar hep namaz kılmasını söyledikleri çocuklarına niçin namaz kılması gerektiğini anlatmadıkları için istedikleri sonucu alamıyorlar. Bunun için anne babalar işe kendilerinden başlamalılar. Çocuklarıma namazı sevdirmek için neler yapabilirim diye düşünmeliler, bu konuda tecrübesi olanlardan faydalanmalılar. “Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim” isimli müstakil çalışmalar yapılmıştır, onlardan da faydalanılmalıdır.

Çocuklarımıza namaz bilinci kazandırmak için gerekli çalışmalar vardır. Her seviyeye uygun namaz bilincini verecek güzel eserler yazılmıştır. Bunlar her geçen gün artmaktadır. Anne babalara gereken, öncelikle bu çalışmalardan faydalanmaları, sonra da çocuklarına tavsiye edip, teşvik edip okutmalarıdır. Katıldığım namaz seminerlerinde bu çalışmaların sonuç verdiğine çok defa şahit oldum. Namaz kılmada problem yaşayan çocuklar veya gençler, programın etkisiyle birkaç namaz bilinci kitabı alıp okuyorlar. Kısa zaman sonra kitabı okuduklarını ve namaza başladıklarını ifade eden mektup gönderiyorlar. Öyleyse namaz bilinci kazandırmak için yapılan etkinliklerden faydalanmalı, bu kitapları okutmanın çarelerini aramalı ve uzun vadeli bir çözüm için programlı bir çalışmaya başlanmalıdır. Sonuç için acele edilmemelidir.

3- Çocuklarımızı etkileyen en önemli faktörlerden biri de çevredir. Namazsız, ezansız bir çevrede yetişen çocuğun namaz kılması kolay olmayacaktır. Kılmak istese bile zorlanacaktır. Öğrencilerle yapılan anketlerde bunun ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Birçok çocuk namaz kılmak istediklerini ama okulda namaz kılmak için imkân olmadığını ve çevresi tarafından yadırganmaktan, dışlanmaktan çekindiklerini söylemiştir. Çocuklarının namazsızlık hastalığına yakalanmaması için anne babalar, en az bulaşıcı hastalıklardan korumak için aldıkları tedbirler kadar namazsızlık hastalığı için de tedbir almalıdır. Oturacağı evin camiye yakınlığı, mahallenin namaz hassasiyeti, komşuların namaza ilgisi çocuklar üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de namaz kılmak çok kolay, çocukların namaza başlaması da öyle. Neden? Çünkü orada hayat ezan ve namaza göre planlanmış. Ezan okunmaya yakın namaz için bir hareketlilik başlıyor. Dükkânlar kapatılıyor, tezgâhlar örtülüyor, insanlar akın akın mescide doğru koşuyor. Namaz vaktinde dünya işlerine kısa bir mola veriliyor. Yediden yetmişe herkes namaza duruyor. Namaz hayatın merkezinde, hayat namaza göre planlanıyor. Böyle bir ortamda namaz kılmak için özel bir gayret sarf etmeniz gerekmiyor. Namaz, yemek yemek gibi, su içmek gibi, havayı teneffüs etmek gibi doğal bir ihtiyaç olarak kılınıyor. Hacca ve umreye giden çocuklarda bu güzelliğin sonuçlarına çok defa şahit oldum. Orada namaza başlıyorlar ve kılmakta zorlanmıyorlar. Öyleyse bu ortamı yaşadığımız bölgede nasıl tesis edebiliriz, bunun yollarını aramalıyız. Ortamı oluşturduğumuzda işimiz oldukça kolaylaşacaktır.

Ülkemiz şartlarında düşündüğümüzde çocuklarımızı teslim ettiğimiz öğretmenler de çok önemli. Namaz hassasiyeti olan bir öğretmende okuyan öğrenci ile namaza karşı olan bir öğretmende okuyan öğrencinin namaza bakışı farklı olacaktır. Bunun canlı şahidi bu satırları yazan kardeşinizdir. İlkokul ikinci sınıftan son sınıfa kadar okuduğum öğretmenimin bize yaptığı yanlış telkinler sebebiyle uzun zaman namaz kılmak şöyle dursun Müslümanlar’dan korktum. Onun için çocuklarımızı teslim ettiğimiz öğretmenlere dikkat etmeliyiz. Onların telkinleri çocuğumuzun maneviyatını ve namaza olan duyarlılığını ciddi bir şekilde şekillendirecektir.

Namaza Alıştırmada Yapılması Gerekenler

 1- Çocuklar yedi yaşına geldiğinde, onlara tahareti, abdesti ve namazı öğretmeliyiz. Namaz için gerekli altyapı çalışmaları tamamlanmalı ve bu zaman kaçırılmamalıdır. Sevgili Peygamber’imizin (s) üzerinde durduğu yedi yaş döneminde işe başlamalıyız. Bundan önce çocuk görerek, taklit ederek namaz tecrübesine şahit olacaktır. Fakat yedi yaşından itibaren uygulamaya başlayacaktır.

2- Yedi-on yaş arasında çocuklarımıza namazı sevdirmek esas gayemiz olmalıdır. Bu dönemde kılmadığı zamanlarda onları ceza ile tehdit etmemeli, dayak vb. şeylerle asla korkutmamalıyız.

3- Namaza başlarken hepsini birden kılmak yerine yedi yaşından itibaren her yıl bir vakit namazla alıştırabiliriz. Mesela yedi yaşında sadece akşam namazını kılar. Bir yıl boyunca aksatmadan kılmasına yardımcı oluruz. Zaman zaman da takdir ederek, ödüllendirerek desteklemeliyiz. İkinci yıl seçeceği ikinci vakti ilave ederiz. Böylece on bir yaşında beş vakti hayatına tedricen yerleştirmiş olacaktır.

4- Namaz eğitimi yaparken kullandığımız cümlelere ve söyleyiş tarzımıza dikkat etmeliyiz. Mesela, “Oğlum namazını kıl” yerine “Yavrucuğum namazımızı kılalım mı?” çok daha etkili olacaktır. Kullandığımız kelimeler ve ses tonumuz çocukları çileden çıkaracağı gibi, onları namaza karşı daha duyarlı da yapabilir.

5- Namazımızı hayatımızın merkezine yerleştirmeliyiz ve programlarımızı namaza göre ayarlamalıyız. Hatta namazların bazısını evde cemaatle kılmalıyız. Böylece çocuklar namazı yaşayarak öğrenirler. Misafirliğe gittiğimizde veya misafir geldiğinde namazı öncelersek, önce namazımızı kılıp sonra muhabbete devam edersek çocukların dünyasında namaz, böylece yerleşecektir. Yaşamadığınızı yaşatamazsınız.

6- Ezana karşı duyarlılığımız, namaza olan hassasiyetimizi gösterir. Ezan okunurken ona icabet etmemiz ve gerekli hürmeti göstermemiz çocukların da bizi modellemesiyle aynı güzelliğin onlarda oluşmasını sağlayacaktır.

7- Çocukların sevdiği bir şeyle meşgul olurken, hemen onu bırakıp namaza gelmesini istememiz namaza karşı soğukluk uyandırabilir. Böyle zamanlarda oyununu bitirmesine fırsat vermeliyiz. Namazla sevdiği bir işi karşı karşıya getirmek namazdan nefret ettirebilir. Çoğumuz buna dikkat edemiyoruz. Çocuğun şahsiyetinin oyunla geliştiğini unutmamalıyız.

8- Namaz telkini sırasında kılmayanlara verilecek cezalardan değil, kılanların elde edeceklerini anlatarak işe başlamalıyız. Müjdelemek, nefret ettirmemek bize yapılan tavsiyedir.

9- Namaza alıştırma döneminde bir dedektif gibi eksikleri araştırmamalı, zaman zaman kaçırdıklarını görmemezlikten gelmeliyiz. Hatasını yüzüne vurarak onu yüzsüzleştirmek yerine, yapamadıkları için pişmanlığıyla baş başa bırakmak daha iyi sonuç verecektir.

10- Helal gıda ile besleyin. Haram ile beslemekten ateşten sakınır gibi sakının. 

11- Sözü yumuşak söyleyelim. Müsamahalı olalım, sıkmayalım, nefret ettirmeyelim.

12- Bizzat yaşayarak örnek olalım. Yaşayan yaşıtlarıyla bir araya getirelim. Yaşayan güzel örneklerle tanıştıralım.

13- Çocuklarımıza dua edelim. Duamızın en büyük sermayemiz olduğunu unutmayalım. Sakın kılmadıklarında veya canımız yandığında onlara beddua etmeyelim.

14- Rabb’imizi, Peygamber’imizi ve kendimizi sevdirmeye çalışalım. Bunu başarırsak işimiz daha kolay olacaktır.

Sözün özü, namazı kıldırmak yerine sevdirmek gayemiz olsun. Çocuklarımızın namazlarını düzenli olarak kılabilmeleri için uzun bir zamana ihtiyacımız olduğunu unutmamalı, sabırla ve dua ile sonuç alıncaya kadar çalışmalı ve Rabb’imizden işimizi kolay kılması için yardım istemeliyiz. Başardığımızda dünya ve içindekilerden daha büyük bir nimete nail olduğumuz için Rabb’imize hamdetmeliyiz. Yazımızı Rabb’imizin bize bildirdiği İbrahim’in (as) duasıyla noktayalım:

“Ey Rabb’im! Beni ve neslimden (gelenleri) de namazı gereği gibi kılanlardan eyle. Ey Rabb’imiz! Duamı kabul buyur” (İbrahim Sûresi, 40).

AHMET BULUT