Sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde, toplumun çağların yıkıcılığına dayanıklılığında ve medeniyetin oluşturulmasında ailenin önemi elbette yadsınamaz. Aile çocuğun doğuştan üyesi olduğu en küçük toplumsal kurumdur. Çocuk ilk toplumsal davranışları aile üyeleri ile etkileşim kurarak ve onları taklit ederek öğrenir.
Kur’ani bakış açısından hareketle hayatımızı vahiy ile inşa etmemiz için, aile içi iletişimimizi sorgulamamız gerekiyor. Çünkü tüketecek bir şeyleri kalmayan insanlar bir müddet sonra en yakınlarında duran ve kâinata ‘eşref-i mahlûkat” olmak için gönderilen insanı, sonra toplumun en küçük birimi olan aileyi, evliliklerini, en sonunda da kendilerini tüketiyorlar.