DENEME
Gözlerin görmediği, gönüllerin hayal edemediği cenneti, Hz. Âdemin gözleriyle gördükten sonra yeryüzüne indirilen insanoğlu, hala o cennetin güzelliğini aramaktadır.
Sanatkâr, beş duyusuyla algıladıklarını içinde harman ettikten ve iç dünyasında tarifini yapamadığı cennet güzelliğinden de katkıda bulunduktan sonra yalnız kendine özel ruh kalıbına döktüğü güzellikleri, elleriyle insanlara sunduğunda, bütün eller onu alkışlarken o, dünyalardan daha geniş gönül ülkesinde yeni bir güzellik avlamak için gönül dağının doruklarına tırmanmaya başlar.
Alkışları duymaz o.
Cennet ırmağının şelale sesinden, Tuba ağacının çiçeklerinden, renk, çizgi ve ses yakalamaya çalışır.
Sanat, cenneti arama işidir.
Sanatçı, cenneti arayanlar kervanına katılan kişidir.
Dünya, karanlık bir perde gibi girmiş cennetle bizim aramıza. Cennet arayıcılarının kulakları ilham bekliyor.