Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat   telefon

Kullanıcı girişi

Röportajlar ( Sesli )

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 1 kullanıcı ve 5 ziyaretçi çevrimiçi.

Çevrimiçi kullanıcılar

  • mayaz

İçerik yayınlarıvahiy

Sesli Röportajlar

Mart 15, 2010 yazan admin

Kur'ani Hayat Dergisi Röportajları - Salih Tuğ, Vahiy, Akabe

Vahyi anlamaya dair - Mustafa İSLAMOĞLU

Ocak 12, 2010 yazan admin

BAŞYAZI

Vahiy aç ruhları doyurmak için indirilmiş bir gök sofrasıdır. Bu sofradan yemek için, insanın, ruhunun acıktığını bilmesi lazım. Midemizin açlığını beynimize haber veren enzimler vardır. Bu enzimler organizma ile beyin arasında bir “elçi” işlevi görürler. Bu elçilerin getirdiği haberle insan açlığını fark eder ve yiyecek arayışına yönelir. Hayatı idame ettirmek için karın doyurma süreci işte böyle gelişir. Ne var ki aç ruhlara açlıklarını haber veren “enzimler” yoktur, fakat Allah’ın seçtiği “elçiler” vardır. Allah o elçiler aracılığıyla yolladığı vahiyleri aç ruhların önüne bir gök sofrası gibi sermiştir.

SAĞLAM İP KOPMAZ KULP: KUR’AN (HABLULLAH) - Ahmet COŞKUN

Ocak 12, 2010 yazan admin

TEFSİR

    Sözlükte ip demek olan habl, insanı herhangi bir amaca ulaştıran araç anlamında kullanılmıştır. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde “hablullah: Allah’ın ipi” olarak yer alan bu terkip, Allah’a ulaştıran vesileler olarak Kur’an-ı Kerim, İslamiyet, hidayet ve akıl olarak tanımlanmıştır. “Habl” kelimesinin anlaşma, Allah’a verilen söz, yani ahit, akit, misak anlamları da vardır (Âl-i İmran 3/112). Bu manada hablullah ifadesi de Allah’a verilen ahitleri belirtmiş olmaktadır.

    Âl-i İmran Sûresi’ndeki hablullah terkibinin yer aldığı 103. âyet mealen şöyledir:

    “Toptan Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin.”

KUR’ÂN VAHYİNE DAİR - Murat SÜLÜN

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

Kur’ân’da ‘vahiy’ canlı-cansız bütün varlıkları ilgilendiren ilahi bir aktivite olarak sunulmasına rağmen, sonradan kazandığı ıstılahî anlam kök anlamından soyutlandığı için, aslında ‘gizli ve hızlı içsel bir işaret’ demek olan vahiy, ‘tamamen olağanüstü bir fenomen’ olarak algılanmaya başlanmıştır. Bu yazıda, vahye temel teşkil eden ‘Allah’ın varlıkla iletişimi’nden başlanarak kelâm – vahiy – peygamberlik ilişkisi ve nebevî vahyin kısımları hakkında bilgi verildikten sonra Kur’ân vahyine geçilecektir.

ALLAH’IN VARLIKLA İLETİŞİMİ

Vahiy: Âb-ı Hayat - Abdulcelil CANDAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

Allah Teâlâ, hayatın beka ve devamını bazı unsurların varlığına bağlamıştır. Hava, su, toprak, ateş maddi hayatın temel gereksinimleri iken bilgi ve vahiy de manevi hayatın ana kaynaklarıdır. Su ve vahiy de paralel duran birçok yönleriyle birbirine benzeyen en önemli dinamiklerdir. Malik b. Dinar şöyle der: “Yağmurun yeryüzüne hayat vermesi gibi, Kur’an da müminin kalbini canlı tutar.”  Ne var ki yağmur belli mevsim ve şartlarda hayat verir, vahiy ise devamlı hayat verir.  

         

Vahiy ile yağmur arasındaki benzerlik

“Vahiy: Allah’ın İnsan Sözü” - İlhami GÜLER

Ocak 12, 2010 yazan admin

DENEME

Bu başlık, Nasr Hamid Ebu Zeyd’in Almanca yayımlanan bir kitabının ismidir. Kanaatimce bu ifade, Kur’an’ı en doğru tanımlayan bir ifadedir. Mutezile, Sünniliğin “Kelâm-ı Kadîm” teorisine karşılık olarak vahyi, Allah’ın Cebrail vasıtasıyla Hz. Muhammed’in kalbinde yarattığı mana olarak tanımlar. Ben de Kur’an’ı, Allah’ın insan aklı, insan dili (Arapça) ve insan aracılığı (Hz. Muhammed) ile insanlara (Araplara) hitabı olarak tanımlıyorum.

Ebu Zeyd, vahyi Allah’ın “insan sözü” olarak tanımlamasını “Nakdu’l-Hitâbi’d-Dinî” adlı kitabında (Türkçe’ye “Dini Söylemin Eleştirisi” adıyla çevrilmiştir. Kitabiyat Yayınları, Ankara 2002) şöyle temellendirir:

VAHYİN EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ - A.Gürcan

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

“…Zira Allah sizi eğitiyor: zaten her şeyi en iyi bilen de Allah’tır.” (2/282)

Giriş

İnsanın yaşantısını ve yaşam becerilerini geliştirmeyi hedefleyen her tür oluşum aslında bir eğitimdir. Eğer bir insanda dün ile yarın arasında zerre kadar olumlu bir gelişim var ise o kişi öyle ya da böyle bir eğitim sürecinden geçmiş sayılır. İnsanın kâinata, çevresine, kendisine, öteki dünyasına ve Yaratıcı’sına karşı bakışını tamamen değiştirmeyi hedefleyen vahyin bu anlamda bir eğitim hedefine de sahip olduğu bir gerçektir.

Bu yazı, vahyin eğitim değişkenlerini eğitim bilimleri literatürüne göre değerlendirmeyi hedeflemektedir. Yazıda izlenen yöntemde; ilmi literatürde yer alan doğruların vahiydeki geçerliliğini aramak yerine vahyin bir eğitim modeli içerisindeki ilkelerini eğitim bilimleri bakışı çerçevesinde anlamaya çalışmak esas kabul edilmiştir.

VAHY KARŞISINDA PEYGAMBER - Hüseyin K. ECE

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

Vahy insanı inşa eder ve harekete geçirir.

Hz. Muhammed’in vahy karşısındaki durumuna farklı açılardan bakılabilir.

1-    O beklenen bir elçi idi

O özellikleri Tevrat ve İncil’de yer alan, gelişi Hz. İsa tarafından müjdelenen, beklenen elçi idi (Saff 61/6, A’raf 7/157).

Peygamber (s) buyuruyor:

“Benim çeşitli isimlerim vardır. Ben Muhammed’im, ben Ahmed’im, ben toplayıcıyım, insanlar benden sonra haşrolunacaklar. Ben mahvediciyim ki, Allah benimle küfrü mahvedecektir. Ve ben sonuncuyum.” (Buhari, Tefsir 61, Menâkıb 17; Tirmizî, Edeb 67; Darimî, Rikak 59).

EN DEĞERLİ, DEVAMLI VE KIVAMINDA SÖZ VAHİY - Mahmut TOPTAŞ

Ocak 12, 2010 yazan admin

DENEME

Gözlerin görmediği, gönüllerin hayal edemediği cenneti, Hz. Âdemin gözleriyle gördükten sonra yeryüzüne indirilen insanoğlu, hala o cennetin güzelliğini aramaktadır.

Sanatkâr, beş duyusuyla algıladıklarını içinde harman ettikten ve iç dünyasında tarifini yapamadığı cennet güzelliğinden de katkıda bulunduktan sonra yalnız kendine özel ruh kalıbına döktüğü güzellikleri, elleriyle insanlara sunduğunda, bütün eller onu alkışlarken o, dünyalardan daha geniş gönül ülkesinde yeni bir güzellik avlamak için gönül dağının doruklarına tırmanmaya başlar.

Alkışları duymaz o.

Cennet ırmağının şelale sesinden, Tuba ağacının çiçeklerinden, renk, çizgi ve ses yakalamaya çalışır.

Sanat, cenneti arama işidir.

Sanatçı, cenneti arayanlar kervanına katılan kişidir.

Dünya, karanlık bir perde gibi girmiş cennetle bizim aramıza. Cennet arayıcılarının kulakları ilham bekliyor.

KUR’AN İLE DİĞER SEMÂVÎ KİTAPLARDAKİ AYNI VAHİY - Osman ARPAÇUKURU

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

Vahyin kaynağı, hedefi ve muhatabı bütün zaman ve mekânlarda aynı (insanlar ve cinler) olunca, bazen vahyin lafzının da aynı olduğu; birden çok peygambere aynı âyetlerin indirildiği görülmektedir. Allah, Yüce Kitabı Kur’an-ı Kerim’de “Şüphesiz bu, ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa’nın sayfalarında da vardır.” (A’lâ 87/18-19) buyurmaktadır. Bu âyet-i kerimeler, Hz. Muhammed’e (s) indirilen bazı âyetlerin, geçmiş bazı peygamberlere de indirilmiş olduğunu göstermektedir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya