Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat   telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 5 ziyaretçi çevrimiçi.

Abonelik

Kuran Kısa Sureler

Kuran Kısa Sureler

İçerik yayınlarıislam

İslâm Dininin Evrensel Kimliği ve Mülteciler - Recep KORKUT

Ocak 12, 2010 yazan admin

DEĞERLENDİRME

Dünyada mülteciliğin tarihi çok eskilere dayanmaktadır ve kuşkusuz hemen her dönemde mülteciler olmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz dönemdeki gerek siyasal gerek sosyal hatta coğrafi durumun oldukça sorunlu bir yapıyı ihtiva etmesi, her an yeni ve kalabalık bir mülteci topluluğunun doğması ile sonuçlanabilmektedir. Ülke olarak biz de mülteciliğe yabancı değiliz, hatta mülteci mevzuunun tam ortasında yer alıyoruz.

PEZDEVİ’NİN USÛLÜNDE SÜNNET-VAHİY-İÇTİHAD İLİŞKİSİ - Mehmet BİRSİN

Ocak 12, 2010 yazan admin

İKTİBAS

Giriş

Vahyin mahiyeti, Peygamber’e ulaşma niteliği, Peygamber’in söz ve davranışlarındaki yerinin tespiti üzerinde zaman zaman ilim ehli arasında çoğu kez ise işin ehli olmayanların karıştığı bir tartışma yaşanmaktadır. Bu tartışmanın günümüzde izleri olduğu gibi ilim geleneğimiz içerisinde de önemli bir yeri vardır.

Sünnetin Hz. Peygamber’den sonraki nesillere aktarılma yolu ile ilgili rivayet ilmindeki tartışmalar bir yana, Peygamber’e aidiyeti kesin olan söz ve uygulamaların vahiy ile ilişkisinin tespiti ayrı bir tartışma konusu olmuştur. Hz. Peygamber’e Kur’an vahyinden başka bir vahyin gelip gelmediği, Kur’an nassını yorumlayarak ictihad edip etmediği konusunda çeşitli görüşler ortaya konulmuştur.

İNFAK NE YAPAR? - Hüseyin K. ECE

Ocak 11, 2010 yazan admin

Sözlükte infak
İnfak kelimesinin aslı ne-fe-ka fiilidir. Bu da tükenmek, azalmak, elden çıkmak anlamlarına gelir.
‘İnfak’, sözlükte bitmek, yok etmek, yoksul düşmek gibi manalara gelse de daha çok malın elden çıkarılması, harcanması ve sarfedilmesi anlamında kullanılmaktadır.
İnfak daha özel bir mana ile malı veya benzeri ihtiyaç maddelerini hayır yolunda harcamak, tüketmek demektir (Lisânu’l-Arab 14/326, el-Kamûsu’l-Muhît s.926, el-Müfredât s.765).
İnfak şöyle de tanımlanabilir; yarar veren bir şeyi ona muhtaç olanlarla paylaşmaktır.
Kur’an’da ‘infak’ kelimesi bir âyette ‘yoksul düşme, tükenme’ anlamında kullanılıyor:
«De ki: Eğer Rabb’imin hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman harcanıp tükenir korkusuyla kesinlikle sımsıkı sarılırdınız: zira insanoğlu oldum olası pek hasistir»  (İsra 17/100).

AKABE VAKFI yöneticileriyle infak, yardımlaşma ve vakıf hizmetleri üzerine - M.Baykul, M.Aydın

Ocak 11, 2010 yazan admin

İnfak konulu 7. sayımızın söyleşi köşesinde Akabe Kültür ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Genel Müdürü Hasan Hafızoğlu ile Mütevelli Heyeti Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Bahri Bulut’u konuk ettik. ‘Eksende insan, tavırda denge, tasarrufta ihtiyaç’ prensiplerine riayet etmeyi en başından beri kendisine ilke edinmiş Akabe Vakfı’nı bu sohbetimizde bir infak kurumu olması itibarıyla daha yakından tanımak ve Kur’ani Hayat Dergisi’nin siz kıymetli okurlarına tanıtmak istedik.

Öncelikle ilkeleri paylaşalım okuyucularımızla. “Eksende insan, tavırda denge, tasarrufta ihtiyaç” ilkelerinin neleri ifade ettiğini kısaca açıklayabilir misiniz?  

Hasan Hafızoğlu: Her kurumun olduğu gibi eğitim ve kültür vakfı olan kurumumuzun da elbette temel ilkeleri bulunmalıydı. Kuruluş aşamasında bu ilkelerimizi belirledik. Bu ilkeler hakikaten içi doldurulması zor ilkeler… “Eksende İnsan, Tavırda Denge, Tasarrufta İhtiyaç” ilkelerimizi kısaca şöyle açıklayabilirim:

DENEME - İSLAMİ AİLE İÇİN UYGUN ZEMİN İHTİYACI - Zehra Çomaklı TÜRKMEN

Ocak 11, 2010 yazan admin

Duyduğumuz, gördüğümüz, konuştuğumuz, okuduğumuz ve dokunduğumuz her şeyin bilgisini idrak eden, ölçen, algıda seçicilik yapan ve değerlendiren insandır. İnsan için doğru ve yanlışın değerlendirmesi, kendi tercihi ve kapasitesi ile ilgilidir ve bundan da sorumludur. İnsanı duyma, görme ve dokunma özelliklerine sahip olan hayvanlardan farklı kılan, olgular arasında bağ kurması, düşünceleri mukayese gücü ve akli tercihleridir. Üretilmiş bilgi seçeneklerinin üstünde ve aşkın olan vahyi bilginin ilk muhatabı da insandır. Ve yaratıcımızdan seçilmiş bir insan aracılığı ile iletilen vahyi bilginin ilk muhatabı da insandır. Vahiy veya vahyi mesaj, duyan ve gören insan tarafından idrak edilerek değerlendirilmelidir.

GENÇ KALEMLER Medeniyetin En Küçük Yapıtaşı: Aile - Yunus Emre TOZAL

Ocak 11, 2010 yazan admin

Sizin hayırlı olanınız aile efradına hayırlı olanınızdır…

Hadis-i Şerif

Bir memleketin yükselmesi ev ve aile muhabbetine bağlıdır.

Charles Dickens

Modern hayat insanın mutluluğunu ve anlamını hesaba katmadan sadece konforunu arttırdı. Modern hayatta, insanın dışı güzelleştikçe içi çirkinleşmekte, dış dünyası zenginleştikçe iç dünyası yoksullaşmakta, dış dünyasında kurduğu sanal ilişkiler arttıkça, ailesiyle iç dünyasında bulacağı huzur, kuracağı muhabbet bağları azalmaktadır. Bireyselleşme, insanı tutsak etmektedir.

İSLAM’I OKUMAYA VE ÖĞRENMEYE NEREDEN BAŞLAMALI? - İbrahim SARMIŞ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Vahiy sürecinde Hz. Muhammed de dâhil herkes din olarak vahyi/Kur’an’ı öğreniyor ve uyguluyordu. Müslümanların bir sorusu veya sorunu olduğu zaman Hz. Peygamber’e danışıyor, o da vahyin ışığında cevaplandırıyor veya çözüyordu. Rasulullahın sağlığında Kur’anın dışında ikinci bir din kaynağı yoktu.. Sünnet de Resulullahın bu uygulamasının veya yaşamasının adıdır.

Onun için İslamı öğrenmede ve öğretmede başka bir kaynağı Kur’an’ın önüne geçirmek veya ona koşut gibi bellemek din anlayışını altüst etmek olur.  Aynı şekilde Kur’an’ın öğretilerini kültürel bilgilere uydurmak için tevillerle saptırmak, Hz. Muhammed’in buyruklarıdır, diye Kur’an yerine hadis okumak, okutmak veya az Kur’an çok hadis okumak, din anlayışını tersine çevirmek yahut Muhammed Gazali’nin dediği gibi “yaşamak için kötü beslenmek” olur.

Muhammed Tahir bin Aşur’un İslami Eğitimi Islah Projesi’nde Tefsir İlminin Uyanışı Düşüncesi - Vecdi AKYÜZ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Muhammed Tahir bin Âşûr (1296-1394/1879-1973), dinî ilimler, dil ve edebiyat, tarih alanlarında mütehassıs Tunuslu bir bilgindir. Zeytûne Üniversitesi’nde yetişmiştir. Daha 1904’te seçildiği Zeytûne Külliyesi idare heyetindeyken, eğitim ve öğretime yeni usuller getirmeye çalışmış, bu konuda ıslahat raporu hazırlayarak hükümete sunmuştur. Bu rapordaki bazı önerileri uygulamaya geçmiştir. 1908’de Eğitim-Öğretim Programlarını Islah Komisyonu’na üye olmuş, daha önce hazırlamış olduğu rapora dayanarak eğitim-öğretimin durumunu bildiren yeni bir rapor hazırlamıştır. 1956 yılında Zeytûne Üniversitesi rektörü olmuş ve eğitim-öğretim ıslahatçılığını burada da sürdürmüştür. Çok sayıda eseri ve emek ürünü tahkikleri olan Muhammed bin Âşûr’un İslam Hukuk Felsefesi ile İslam İnsan ve Toplum Felsefesi adlı bütünleşik eserleri (ilki Mehmet Erdoğan’la ortak) tarafımızdan Türkçe’ye çevrilmiştir.

İslam Dışı Dinsel Geleneklerde - Kurban ve Hac - Şinasi GÜNDÜZ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Ne’liği ve nasıllığı konusunda farklı yaklaşımlar var olmakla birlikte ibadet, iman ve cemaatle birlikte din fenomeninde öne çıkan temel unsurlarındandır. Dini geleneklerin hemen hepsinde inanan kişinin yaşantısında yer verilmesi gereken belirli düzenli ibadetler bulunur. Şekli ve yapısı belirlenmiş olan bu düzenli ibadetler arasında ise özellikle dua, oruç, kurban ve hac öncelikli bir yer tutar. Bu ibadet biçimlerinin şekli ve muhtevası her inanç sisteminin kendi özelliklerini yansıtır. Örneğin tevhid merkezli din anlayışını temel alan İslam’da bütün ibadetlerin merkezinde bu akidenin yansıması bulunur. Allah’ın mutlak birlik ve tekliğiyle kişi yaşamında Allah’ın iradesinin merkeziliği İslam ibadetlerinin de özünü oluşturur. İsa Mesih merkezliliği ya da Kristosentrizmi temel alan Hıristiyanlığın ibadetlerinde ise İsa merkezlilik öğretisi esas alınır. Buna göre örneğin duanın amacı Mesih’te olmanın ya da Mesih aracılığıyla arınmanın sağlanması, kurban ritüelinin amacı ise Mesih’le birleşmenin gerçekleşmesidir.

İslâm’da akıl ve iman - Muhammed Abid el-CÂBİRÎ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Çeşitli dinlerde dinî kavramların delâletlerinin farklılaşması

Dinler birbirlerinden sadece inançları, şeriatları ve ritüelleri ile değil mensuplarının kültür ve medeniyetlerinin, dillerinin kelime ve terimlere verdikleri anlam ve delaletlerin çeşitliliği ile de farklılık gösterirler.  Bu farklılaşma ifade ve mazmun farklılığından ibaret değildir. Bazen de birinde var olan kavram diğerinde mevcut değildir. Şu veya bu dindeki birçok kelime ve kavram genellikle bir başka dine nakledilmeyi kabul etmez; oysa bu tabirleri sözlük anlamları düzeyinde tam veya tama yakın tercüme etmek mümkündür.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya