“Adamak, sahip olduğunun bilincinde olmaktır. Adamak ve adanmak harcamak ve harcanmanın zıddıdır.”
“Bir şeyin sahibi olmanın ölçüsü nedir? Sahibi olup da bilincinde olmadığımız şeyler olduğu gibi, bize sahip olduğu halde tersini zannettiğimiz; daha açıkçası, kendisine bir ömür kul-köle olduğumuz halde kendimizi onun sahibi, efendisi zannettiğimiz şeyler de var mıdır?”
“Tüm değerlerin baş aşağı edildiği çağdaş dünyada ne nelerin uğruna adanmıyor ki! İyiler kötülere, şerefliler bayağılara, değerliler değersizlere, faziletler reziletlere, insanlar eşyaya, ölümsüzler ölümlülere, kalıcı ve yüce değerler geçici ve yalancı değerlere adanmakta...”
Konumuz infak bağlamında adamak ve adanmak olunca, sözlerime Mustafa İslâmoğlu hocamın değerli tespitlerinden biriyle giriş yapmak istedim.