“De ki; ihtiyacınızdan artanı (verin)!”
Bu yükle yokuşu nasıl çıkacaksın, hafifletici ritüellerin mi var? Sakın sırtındaki maun sandıkta biriktirdiklerin tekâsürün olmasın! Çokluğa müptela olmak kanaatini kırar. Yol uzun, nedir bu yük tutma telaşın, infaksız ne kadar yürüyebilirsin? İmkânsız!
Birikintinin edineceği ilk sıfat kokudur. Hayırdan uzaklaştıran bir hüsran kokusu… Hayret! Bir hayat boyu istif edip ömrünü kısaltanlara… Bir köstebek gibi masal değil, bir arı gibi mesel olmak gerek: Başkasının ürettiğini alıp biriktiren değil, kendi emeğini başkasıyla paylaşan...
* * *
Gönüllere sığdırılan yerküreselköy, ezilenlerin pedagojisinin mihnet ile ezenlerin ezberinde olduğu bir dünyadır artık… Her şey tecime elverişli, tüketim çılgınlığı diz boyu. Doğu’da yığma tutkusu, Batı’da talan seferberliği…