Burçlarla dolu olan
Yıldırımlar salan gökyüzü
Şahidimiz olsun
Gelecek olan hesap ve ceza günü

Kahrolsun ashab-ı uhdud
Gözlerinden taşan nefretle
Rabbim aziz olan allah’tır diyenleri
Acımasızca attılar yaktıkları ateşe

Her zaman her asırda
Allah’a iman sınavında
Nice müminler denendi
O erler ki firavunlara boyun eğmedi

İşte firavunların kanlı elleri
İşte çeçenistan afganistan tacikistan
Saçlarımızda zulmün alevi
Irak filistin gazze
Çocukları kadınları acımasızca öldürdüler
Bu bizim öteden beri üşüdüğümüz mevsimler

Acıların buğusunda
İmanları baskı gören müminler
Siperini kaybetmeden direnen erler
Müjdeler müjdeler olsun sizlere
Allah’ı hakkıyla takdir edenler

Ateş dolu hendeği tercih eden müminlere
En muhkem sığınaktır allah
Dünya ateşi ne ki? Birkaç saniye
Cehennem ise uzayıp gidecek ebediyete

Zamanın kabil yüzü
Ad ve semud kavmi

Sapıkların hâkimiyeti
Simsiyah ruhtan marifetleri
Yakarak yıkarak ilerleyen zulüm
Kan içen kanla beslenen firavun
Hendeklerde toplu cesetler nereden
Körpe yüzlü çocuklardır öldürülen
Peki kim hesap soracak siyonistlerden

Kahrolsun ashab-ı uhdud
Vahşi suratları afişlerde barbarların
Zulüm diyarına döndü ey filistin toprakların
Biliyorum kıştan sonra gelecektir ilkbaharın

Ey çağın ashab-ı uhdudları
Yakamazsınız kalbimizdeki imanı
Tevhidin şahitliği içindir hayatımız
Yalnız allahın uğrunda rukua varırız

Özgürlüğün türküsü kudüste başlayacak
İmanımızın öfkesi ruhları ışıtacak
Her firavunun karşısına bir musa çıkıp
Zulmün askerlerini kızıldenizde boğacak

Ad semud sodom gomore
Bir bak allahın gazabına uğramış kavimlere
İman ve küfür savaşı var dünya cephesinde
Zafer elbette inananlarındır yazılacak
Kirletilmiş yeryüzü levhasının üstüne

Taşıdığımız ruh ve beden
Akar gider su gibi gündüz ve geceden
Bu yol akıl üstü sor onu aşk ehlinden
Ateş sınavını gülşene çevirir adam gibi iman eden

BÜNYAMİN DOĞRUER