• Doğmadan ad koymuyorlar bebeklere…
  • Sanki adımız olmayınca hakkımız da olmuyor. Adam yerine konulmuyoruz.
  • Haklısın!..
  • Niye dalgınsın bu kadar?
  • Annem beni öldürecek!
  • Sen niye sustun?
  • Aslında benimki de… Ama kesin değil daha. Belki öldürmez.
  • Benim annem randevu bile aldı klinikten. Bu Cuma öğleden sonra beni alacaklar. Benden kurtulacak ve elalemin yüzüne bakabilecek…
  • Fakat senin yüzünü hiçbir zaman göremeyecek!
  • Anlatsana hikâyeni.
  • Babam, annemi bir yıl boyunca istemiş. Dedem “vermem” demiş. En sonunda razı olmuş. Nikâh kıyılmış. Fakat babamın Hollanda’da oturumu yok. Babam yakalanıp Türkiye’ye gönderilmiş. Annem de onunla gitmiş. Ben annemle birlikte döndüm Türkiye’den.
  • Annen senin varlığını ne zaman fark etti?
  • Aslında hiç beklemiyordu beni. Sürpriz yaptım ona… Başka bir hastalıktan şüphelenerek doktora gitmişti. Doktor tahmin etti beni ve test yaptı.
  • Sonra?
  • Hiiiç… Sonra da beni yok etmek için randevu verdi bu Cuma’ya…
  • Daha üç gün var, belki vazgeçer annen?
  • Hiç sanmam.
  • Allah’tan ümit kesilmez.
  • Öyle de, anneciğim çok kararsız ve naif. Dedemden ve ninemden çok korkuyor ayrıca… Onların beni bilmesini istemiyor. Onların çevreye karşı mahcup olacaklarını düşünüyor. Ne yapayım? Annem mutlu olsun da, ben hiç olmayayım. Allah, beni anneme ve babama mutluluk olayım diye gönderdi. Annem hazır değildi henüz bu kadar çok mutluluğa…
  • Benim annem de hazır değildi; ama sanırım yavaş yavaş kabulleniyor.
  • Ya senin hikâyen? Ben anlattım. Şimdi sıra sende… Annelerimiz buradan kalkıp gitmeden hikâyeni dinlemek istiyorum.
  • Bütün hikâyeler birbirine ne çok benziyor! Sadece isimler farklı… Benim durumum daha zor. Annemle babam evli bile sayılmıyorlar aslında… Sizinkiler gibi resmi bir nikâhları yok.
  • Yaa, bizimkilerin sorunu düğün aslında… Düğün olmadı diye istemedi beni annem. Dedem de “düğünü okulun bittikten sonra yaparız” demiş. Okulun bitmesine en azından iki yıl var.
  • Bizimkilerin resmi nikâhları yok; ama üç dört yıldır birlikteler. Annem Alevi, babam Sünni… Babam bu yüzden evlenmek istemiyor annemle. Bir hocası varmış, öyle demiş babama… Annemle tartışırlarken her şeyi dinliyorum ben. Beni öldürme fikri de aynı hocadan geliyor.
  • Olur mu yaa? Biz annemle bir hocaya gittik. Konuştuk. Yani annem konuştu. Hoca efendi anneme “kesinlikle bebeğini aldırmamalısın, günah” dedi. “Bebek, ana rahmine düştüğü andan itibaren canlıdır” dedi.
  • Babamın hocası öyle demiyormuş. Hatta “ileride evlenecek bile olsanız, önce bu çocuğu öldürmelisiniz; çünkü bu çocuk zina mahsulü” demiş. Hoş, annemle evlenmeyi düşünmüyor ya… Bir de “şimdi bu çocuğu öldürün, evlenirseniz yeni bir çocuk yaparsınız” demiş… Babam da o hocaya çok güveniyor.
  • Annen ne yapacak?
  • Annem de kendi hocasına gitti. Hoca da ona ”Taşıdığın Allah’ın emaneti, sana hediyesi, kendi malın değil” dedi. “Haksız yere bir cana kıymak, bütün bir insanlığa kastetmek gibidir; bir canı korumak, bütün bir insanlığı korumaya eşdeğerdir” dedi. Bir de “Sen Hz. Meryem’i örnek al, bebeğine sahip çık ve onu dünyaya getir, gerekirse tüm dünyayı karşına al; fakat çocuğuna sahip çık” dedi.
  • Meryem’i çok sevdim ben. Ne güzel bir isim! Benim annem de tüm dünyayı karşısına alırdı; ancak dedemden ve ninemden korkuyor. Oysa onlar benim varlığımdan bile habersizler. Senin deden ne diyor?
  • Ninem önceden beri biliyordu. Dedem öğrenince çok kızdı. Küplere bindi. Hem bu ilişkiye çok kızdı, hem de onun meyvesi olan bana… Anneme “bebeği aldırmazsan seni evlatlıktan reddederim” dedi.
  • O ne demek?
  • Aslında ben de bilmiyorum ne demek olduğunu… Kötü bir şey…
  • Ben anladım. Mesela “annem beni öldürmezse, dedem annemi öldürecek” öyle bir şey…
  • Anneme telefon geldi. Biz kalkacağız sanırım.
  • Ben bile etkilendim telefondan. Annelerimiz cep telefonu kullanmasalar ne çıkar sanki… Allak bullak oluyorum.

***

Anneler birbirini tanımıyorlardı; ama bebekler beş dakikada tanıştılar ve bütün hikâyeyi paylaştılar birbirleriyle… Birinci bebek Cuma günü bir klinikte öldürüldü. Bu cezayı hak edecek hiçbir suç işlememişti.

İkinci bebeğin annesi, gerekirse bütün dünyayı karşısına almaya ve bebeğini doğurmaya karar verdi. Babası dâhil tüm aile ona destek verdi. Kızlarını evlatlıktan reddetmediler. Şimdi torun bekliyorlar.

Fatih OKUMUŞ