AİLE/SÖYLEŞİ

 

EĞİTİMCİ ZEYNEP ÇAKIL İLE KUR’AN OKULLARI ÜZERİNE SÖYLEŞTİK

 

Kur’an Okulları projesi nasıl başladı, bize biraz yola çıkış hikayesinden bahsedebilir misiniz?

Kur’an Okulları’nı oluştururken amacımız, zihinlerde çokta iyi bir şöhreti olmayan mevcut yatılı dini eğitime iyi bir model sunarak bir pilot uygulama ile bu alternatif eğitim modelinin uygulanabilir olduğunu göstermekti. Başörtüsü yasağından dolayı örgün eğitime devam etmek istemeyenlere, örgün eğitimi de içine alacak şekilde alternatif bir eğitim modeli sunarak, nezih fıtratlarına uygun bir ortamda üniversiteye hazırlanmalarını sağlamaktı.

Ayrıca vakfımızın eğitim çalışmalarımızda yetişmiş kalifiye insan ihtiyacımızı karşılamaktı. Kuran Okulları 2007’de ev okulu şeklinde bir dairede başladı. Daha sonra dernek (Başakder) bünyesinde devam etti. Oluşturduğumuz eğitim modelinin teveccüh görmesi üzerine kurumsal zemine taşıdık. 2009’dan itibaren Diyanet ile birlikte yürütüyoruz.

Elhamdulillah Kur’an Okulları başlangıçta ki beklentimizi ve hedefimizi fazlası ile karşıladı ve aştı.

 

Alternatif eğitim modelleri ile Kur’an Okulları arasındaki fark nedir?

Çok fazla olumlu manada fark gözlemliyorum. Ailelerin de bize geri dönüşlerinden biliyorum. Hepsinden bahsetmem zaman alabilir ama birkaçından bahsedebilirim. Bugünkü eğitimin bana göre en önemli sorunlarından biri; gençlerin ihtiyaçlarını bütüncül olarak karşılayamamasıdır. Ve kendisini çağın ihtiyaçlarına göre hızla güncelleyememesidir. Ölü bilgi verilip gencin çok kıymetli zamanını dolgu malzemesi derslerle doldurulup uzun saatler geçirilen okullarda genç birçok zararlı alışkanlığa itilmekte ve erken uyaranların olduğu bir ortamda karşı cinsle kurduğu ilişki ile zarar görmektedir.

 

Kur’an Okulları’nda, ergenlik dönemindeki bir genç fıtratına ve ruh sağlığına uygun bir ortamda eğitim alır. Ergenlik dönemini aile ile çatışmasız geçirir. Sağlıklı bir kimlik ve kişilik oluşumunu tamamlayıp şahsiyetli bir birey olması sağlanır. Haz duygusunu tatmin edecek faydalı alışkanlıklar edinir. Bugün gençlerin içine düştüğü en büyük kriz anlam ve amaçsızlık. Burada eğitim alırken hem anlam hem de amaç edinerek giderler.

 

Mecburi bir müfredat ve saat doldurma değil, spesifik olarak neye öncelikli ihtiyaç varsa öncelik sırasına göre sunulur. Öğrenmesini engelleyen bir husus var ise psikolojik ya da fizyolojik tespit edilip yardım alması sağlanır. Gündelik hayatında teknolojiyi bilinçli kullanabilmesi için dört yıl boyunca medya bilinci dersleri alır. Hafta içi internet öğretmen gözetiminde kontrollü sunulur. Eğitim günlerinde akıllı telefonlar ellerine verilmez. Eğitimin yatılı olması ile öğrencinin gecesine ve gündüzüne tam hakimiyet sağlanır.

 

Müfredatta, içerik olarak hangi temel eğitimleri veriyorsunuz?

İki yabancı dil ağırlıklı olarak Arapça ve İngilizce veriliyor. İslami ilimler; üst sınıflarda usul dersleri ile beraber verilir. Fıkıh, hadis, sünnet, tefsir, tarih, kavram tahlili, kelam, dinler tarihi, Kur’an konuları ile şahsiyet dersi.

 

Temel İslami ilimler dışında hangi programları uyguluyorsunuz?

 

Temel islami ilimler dersleri dışında, Mesleki Kurslar; dikiş, çocuk gelişimi, takı tasarımı, el becerileri, ilk yardım vs. Kitap Okuma; yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre fikir, roman, tarih, biyografi, yerli ve yabancı yazarlardan seçilmiş, okunmuş kritiği yapılmış bir kütüphane ile mezun olurlar. Kur’an-ı Kerim’i yüzüne okuma ve ezber dersleri. Lise Takviye ve Üniversiteye Hazırlık Kursu; Matematik, edebiyat, dil ve anlatım.

 

Bize gelen öğrenciler zorunlu temel sekiz yıllık eğitimi tamamlayıp gelirler. Lise dışarıdan okunur. Bu sebeple sınavlara öğretmenle hazırlanırlar. Ayrıca lise son sınıflara üniversiteye hazırlık kursu verilir. Hemen hemen bütün öğrencilerimiz üniversitede istedikleri bölümlere yerleşiyorlar. Ayrıca gençleri müzik, resim, tiyatro, yarışma, münazara gibi sanatsal faaliyetler ve sinema tiyatro konferans gibi etkinliklere de katılırlar.

 

Buradaki öğrenciler aynı zamanda resmi eğitimlerini de tamamlayabiliyorlar mı?

 

Evet. Temel zorunlu eğitimden sonra geliyorlar, lise bizde bitiyor. Bizden direkt üniversiteye geçiyorlar. Çeşitli sebeplerle eğitimden kopmuş uzaklaşmış gençler buraya geldikten sonra tekrar eğitim almak için cesaretleniyorlar. Bu konuda eğitim politikamız olarak onları teşvik ediyoruz. Mutlaka bir mesleki beceri ve diploma sahibi olmaları yönünde destekliyoruz.

 

Bu eğitimlerin müfredatlarını hazırlayan bir ekibiniz ve istişare kurulunuz var mı?

 Başta Mustafa İslamoğlu Hoca’mız olmak üzere, üniversiteden, akademi dünyasından birçok hocamız ile istişare ederek eğitim politikamızı ve müfredatımızı oluşturuyoruz.

Eğitim yılınız nedir? Öğrencilerin size başvurabilmesi için kayıt yapılması gerekiyor mu?

Eğitim dönemlerimiz Milli Eğitim ile aynı tarihlerde başlıyor. Aynı tarihlerde bitiyor ama bizim kayıtlarımız her yıl Nisan ayında başlar.

Eğitiminiz ücretli mi?

 Evet kısmen ücretli. Bir öğrencinin aylık masrafının ancak yarısını alıyoruz. Diğer yarsını Kur’an Okulları derneğimiz bağış olarak bulmaya çalışıyor. Yardımeli Derneği başta olmak üzere birçok kişi ve kurumdan destek bularak yürümeye çalışıyoruz. Ücretsiz okuttuğumuz maddi imkanları yetersiz çok öğrencimiz var. Harçlıklarını da biz veriyoruz. Bugüne kadar hiç kimseyi parası olmadığı için geri çevirmedik. Biz ticari bir kurum değiliz. Kur’an Okulları, bir grup derdi olan insanın gönüllü olarak oluşturduğu geleceğimiz olan gençleri hayata hazırlama programının adı aslında. Sizin vesileniz ile böyle bir derdi endişesi olan herkesi bu çalışmaya destek vermeye davet ediyoruz.

Yaz okulu eğitiminiz var mıdır?

Evet yazları beş hafta yatılı olarak eğitim yapıyoruz. Çok verimli bir çalışma oluyor. İyi bir farkındalık oluşturuyoruz. Son yıllarda inançlarını ciddi manada sorgulayan gençler gelmeye başladı burada tüm sorularını özgürce sorup tatmin oldukları cevaplarla dönüyorlar. En önemlisi vahiyle tanışıp gidiyorlar. Zor olan bu eğitimde bizim en büyük motivasyon kaynağımız bu olumlu sonuçlar oluyor. Üç aylık yaz tatiline beş haftalık bir tebdil katıyoruz. Eğitim, öğretim, gezi, eğlence çok şeyi bir arada yaşama imkânı buluyorlar. Kayıtlar nisan ayında başlıyor. Bir haftada dolduruyoruz kontenjanımızı.

 

Her yaştan öğrenci gelebiliyor mu?

 Yazın; alt sınır 12, üst sınır 24 ilköğretim lise ve üniversite olarak üç grup şeklinde eğitim veriyoruz.

Uzun dönem eğitimde; alt sınır 14, üst sınır 23 yaş.  Yaş gruplarına göre yatakhane ve sınıfları oluşturuyoruz.

 

Kur’an Okulları yurt dışından da öğrenci alıyor mu?

 Evet geliyor. Yoğunluk olarak Orta Asya, Afrika, Pakistan, Afganistan ve Avrupa ülkelerinden getiriyoruz. Fakat son iki yıldır geliş-gidiş maliyetlerini karşılamakta zorlandığımız için öğrenci sayısını düşürdük.

 

Yurt dışından aldığınız öğrencileri Türkçe eğitime hazırladığınız bir programınız var mı?

 Bir yıl hazırlık sınıfında Türkçe eğitimi alıyorlar. Sonra normal sınıflara diğer öğrencilerle birlikte eğitime dahil oluyorlar. Ayrıca yurt dışından gelip burada üniversiteye hazırlanıp giren öğrencilerimiz de var.

 

Bir öğrencinin burada geçirdiği eğitim sürecinden biraz bahsedebilir misiniz? Öğrenciler burada bir gününü nasıl geçiriyor?

 Eğitim disiplin demektir. İyi bir planlama ile yatılı eğitimde yüksek bir verim alabiliyoruz.

Sabah namazı ile başlar günümüz. Namazları cemaatle kılmaya gayret ederiz. Namaz alışkanlığının oturması için etkili bir yöntemdir. 08.00’de kahvaltıya otururuz. 08.30’da dersler başlar. 45 dakika ders, 10 dakika teneffüs şekilde öğleden önce beş, öğleden sonra dört ders yaparız. Günlük 9 saat dersimiz var. Eğitim sabah 08.30’da başlar. 16.45’te biter. Diyanet ile birlikte çalıştığımız için öğleden önceki derslerde Diyanet’ten görevli hocalarımız kendi müfredatlarını işlerler. Akşam 21.00’a kadar serbest vakitte yemek ve namaz dışında öğrenciler kendi aralarında isteğe göre voleybol oynar, tekvando dersi alır. Bahçede yürüyüş ve hasbihal yaparlar. Aileleri ile telefon görüşmelerini yaparlar. Haftada bir eğitimcilerimizin önerdiği bir filmi izlerler, kritiğini yaparlar. 21.00 ile 22.00 arası etüt yapılır. Saat 23.00’te yatarlar.

15 yıla yakın bir eğitimci geçmişiniz var. Kur’an Okulları’nın ilk gününden bugüne kadar birçok öğrenciyi mezun ettiniz. Buraya gelen öğrencinin ilk yılı ile son yılı arasında nasıl bir değişim ortaya çıkıyor?

 

Teşekkür ederim bu soru için. Bu kadar sorumluluğu ağır bir eğitim programını her türlü zorluğa rağmen neden yapıyorsunuz sorusunun da cevabı olacak aynı zamanda.

Günümüzde aileler artık kendi çocuklarının sorumluluğunu almakta çok zorlanırken biz hem de ergenlik döneminde yüze yakın gencin sorumluluğunu disipline edilmiş bir eğitim modelinde neden nasıl üstlenebiliyoruz sorusuna cevap olacak.

Bize gelen öğrenci eğer sıfır dini bilgi ile gelmişse bu çok nadir de olsa işimiz daha kolay. Fakat uydurulmuş rivayetlerle zihni doldurulmuş olarak gelen çocuklar ilk üç ay ciddi bir kafa karışıklığı, pişmanlık bunları din diye öğretenlere öfke duyarak geçiriyor. Yanlış bir inancı doğrusu ile değiştirmek bir kişi için, atomu patlatmaktan daha zor bir süreç oluyor. Doğru bilgiyi kaynağından delilleri ile öğretirken dinlerine olan güveni sarsmadan yapmaya çalışıyoruz. Yani ince bir el işçiliği yapıyoruz. Sonuç olarak elhamdülillah, Kur’an’ın o muhteşem dönüştürücü etkisini müşahede ediyoruz. Aileleri ile yoğun bir çatışma içinde gelen çocuklar giderken hayatta en değerli varlığının ailesi olduğu kanaatiyle gidiyor. Bazı çocuklar süreç içerisinde ailesinin de özgür bir dini düşünceye kavuşmasına vesile oluyor.

Gençler bize gelirken hayattaki hedeflerini sorduğumuzda genelde boşluk görürüz. Giderken ayakları yere basan hedefler ne istediğini bilerek alınan kararlar görürüz. Genelde aile kurmaya çocuk yetiştirmeye mesafeli duruyorlar. Giderken anne olmanın, aileyi yönetmenin, çocuk yetiştirmenin çok değerli kıymetli ve fıtratlarına uygun bir yaşam biçimi olduğunu kavramış olarak giderler. En önemlisi hiçbir yerin, hiçbir kimsenin adamı, gönüllü müridi olmazlar. Kendilerine din diye sunulan tüm bilgiye neden, niçin, delilleri nedir diye sorarlar. Özgür bir dini düşünceyi kendi zihin dünyalarında kendi emek ve çabaları ile inşa ettikleri için özgüvenleri yüksektir. Akıllarını kullanmayı öğrendikleri için kolay kandırılmazlar.

Herhangi bir sebepten küçük yaşlarda istismara maruz kalmış travma yaşamış çocukları burada yakından izleme şansımız olduğu için çok kolay tespit edip psikolojik destek aldırma imkânımız oluyor. Eğer sağlıklı bir toplum ve aile istiyorsak ruhen sağlıklı gençler yetiştirmeliyiz. Tüm eğitim kurumlarının üzerinde durması gereken en önemli husus budur bence.

Elimizden hızla kayıp giden aile kurumumuzun tekrar güçlenmesinin en önemli ayağının kızlarımızın her anlamda güçlü ve donanımlı yetiştirilmeleri ile mümkün olacağı kanaatindeyim. Kuran Okulları bu anlamda üzerine düşen bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor.

 Mezunlarına dair bir projeniz var mı? Mezun olan bir öğrenci sizin eğitimci kadronuzda yer alabiliyor mu?

Mezunlarla yılda bir defa buluşup hasbihal etmeye çalışıyoruz. Bu yıl kapsamlı bir buluşma düşünüyoruz. Kur’an Okulları’nın başarısı yatılı belletmen personelinin Kur’an Okulları’ndan mezun olanların oluşturmasıdır. Yaz ve kış dönemi eğitimimizde mezunlar görev alıyor.

 Kadrodaki hocalarınızı seçerken nasıl bir yol izliyorsunuz?

 Kur’an Okulları’nın başarısı eğitim kadrosunun donanımlı olmasındandır. Buradan teşekkür ediyorum hepsine. İyi bir kadroya sahibiz. Birinci kriterimiz aynı din dilini konuşuyor olmalıyız. Alanında yetkin olmalı. Örneklik ve temsil kabiliyeti olmalı. Öğretmen sadece bilgi veren değildir aynı zamanda iyi bir modeldir. Hangi dersi verecekse o dersin gereken eğitimine bilgisine formasyonuna sahip olmalı. Anlatımı coşkulu ve samimi olmalı. Heyecanını kaybetmemiş olmalı. Çünkü muhatapları gençler, gençlerin dilinden anlamalı. Bir eğitimci muhatabının yüreğine hitap etmeden aklına hitap edemez. Sık sık hocalarımızı çek ederiz. Onlara hitap edemeyen hocalarımızı kadrodan çıkarıyoruz.

 

Kadronuzda yer almak isteyen hocalarımızın ekibinize dahil olması mümkün müdür? Dileyen gelip ders verebilir mi?

Benim de gençlere diyecek sözüm var, onları hayata hazırlarken benim de tuzum bulunsun diyen, kriterlerimize uygun bilgisini birikimini sunmak isteyen herkese kapımız açık.

 

Kur’an Okulları şubeleşmeyi düşünüyor mu? Farklı illerde ve ülkelerde şubeleriniz var mı?

Kur’an Okulları’nın formatını değiştirmek istiyoruz. Bu sebeple şubeleri birleştirdik. Yeni şube de açmıyoruz. Çağın ihtiyaçlarını gözeterek yürümek zorunda olduğumuzun bilincindeyiz.

Aynı anlayış ve eğitim politikası ile yine yatılı ama diploma da veren bir kız lisesine dönüştürmek istiyoruz. O zaman şube açarız inşallah. Bunun için ihtiyacımız olan tek şey sermaye. Yeterli tecrübe bilgi ve kadroya sahibiz. Aslında zor olan kısmını hallettik. Kolay kısmı bence kapital. Buradan sermaye sahiplerine duyuru yapmış olalım sizin vesileniz ile. İyi bir yatırım fırsatı onları bekliyor. Nasiplisi gelir bizi bulur. En iyi yatırım insana yapılan yatırımdır. Akıllı sermaye sahipleri bunu bilir.

 

Yatılı eğitime karşı bir önyargının oluştuğu böyle bir dönemde özellikle bu tarz eğitimleri “merdiven altı eğitim” olarak tanımlayan birtakım görüşler var, sizin bu konudaki tavrınız nedir? Bu önyargıyı kırabilmek mümkün mü?

Bu ön yargı haklı bir ön yargıdır. Maalesef bu yargıyı besleyen çok kötü örnekler var hala. Bende böyle bir eğitimde hafızlık yaptım. Ömür boyu üzerimde etkisi olacak hastalıklara yakalandım. Kur’an Okulları tamda bu ön yargıları kırmak bu alana iyi örnekler sunmak için yola çıktı. Bu sebeple adına ‘’Kur’an Kursu’’ demedik. ‘’Kur’an Okulu’’ dedik. Kur’an kursu deyince buralardan yolu geçenlerin hafızasında maalesef iyi şeyler canlanmıyor. Denetimsiz ehliyetsiz pedagojik bilgiden yoksun, cahil, hatta hasta kişilerin ellerindeki merdiven altı dini eğitim adı altında ne kadar yer varsa kapatılmalıdır. Buralardan çıkan gençlerle sık sık karşılaşıyoruz. Bize eğitime geliyorlar. Rehabilite etmek, tekrar hayata kazandırmak için uzun bir süreç gerekiyor. Kişilikleri yok edilmiş, hocası ne derse öyle inanan, hatta giyinen, kendisi gibi düşünmeyenleri kafir ilan eden, katli vaciptir diye fetva veren tipleri üreten yerlerin acilen kapatılması gerekir.

 

Türkiye’de dini eğitim denilince özellikle Doğu bölgelerindeki okutulmayan kız çocuklarına karşı âtıl bir muamele var. Evin en tabiri caizse kafası basmayan öğrencisi Kur’an kursuna gönderilerek hem evden bir tabak eksilsin, masraf azalsın hem de evlilik çağına kadar din adına bir şeyler öğrensin gibi yanlış bir düşünce hâkim. Siz bu görüşleri nasıl yorumluyorsunuz? Gelen öğrenci profilleri başarısız, hayata tutunamayan, içe kapanık, aile zoru ile gönderilmiş profiller mi?

Evet doğrudur. Aileler sorumluluklarını kurumlara atıp, yönetmekte zorlandığı çocukları uyuşturacak, hareketsiz kalıp seslerinin çıkmayacağı itiraz hakkının olmadığı yerlere gönderip harcayabiliyorlar. Piyasada bol miktarda bu tarz ‘’dini eğitim’’ veren kurum var maalesef.

Aklı başında sorumluluk sahibi hiçbir ebeveyn çocuklarının buralarda harcanmasına müsaade etmez. Hiçbir insan atık değildir. Gençler emek verilince çok iyi bir noktaya gelebiliyor. Yaramaz sorunlu denen, okul ortamında sorun yaşayarak bize getirilen gençler var. Ama iyi bir yaklaşım ve ehil ellerde eğitim aldıklarında kısa sürede toparlanıp düzelen eğitim hayatında veya evlilik iş yaşamında başarıyı yakalayan çok sayıda gencin dönüşümüne şahit olduk. Bizim eğitim politikamız insanı harcamak değil onu kazanma üzerine kurulu olduğu için hemen vazgeçmiyoruz meyvesini de alıyoruz.

 Yatılı eğitimin handikaplarına baktığımızda, bir öğrenciyi hayata her türlü hazırlama gibi olumlu yanları olduğu kadar bir de ailesinden, evinden, memleketinden ve çevresinden uzakta İstanbul gibi bir yerde eğitim yürütme ve sizlere emanet edilen çocuklara her türlü sahip çıkma gibi ağır bir sorumluluğu da var. Kolaylıklarına ve zorluklarına baktığımızda siz bu ikilemi yaşıyor musunuz?

Elbette zor bir emaneti yüklendiğimizin her daim bilincinde yürüyoruz. Ama üstte bahsettiğim sebeplerden dolayı motivasyonumuz yüksek geri dönüşler çok iyi. İlk yıllar daha çok zorlanıyorduk. Artık tecrübeliyiz. Gücümüzü aşan konularda danışacağımız iyi uzmanlarımız var. Onlarla çalışmak bizi hafifletti. Yatılı eğitim ehil ellerde olmak kaydı ile zorluklarına rağmen verimi yüksek bir eğitim modeli.

 

Uzun yıllardır bu işe gönül vermiş bir eğitimci olarak değişimi ile sizi derinden etkileyen elbette birçok öğrenci profiliniz olmuştur. Sizde tesir eden bir anekdotunuzu bizimle paylaşır mısınız?

Bir gün belki de yazacağım o kadar çok güzel dönüşüme tanıklık etme fırsatım oldu ki, bunun için ne kadar şükretsem azdır.

Doğu’dan gelen maddi olarak zor durumda olan harçlık ve memleketine gidiş-geliş parası bulamayan kızımız gitme kararı almıştı. Yüz yüze konuşursam hocam beni ikna eder deyip bana mektup bırakmak istemiş, belletmen ablamız izin vermemiş gitmesine. Kursa geldim, kapıda valizi elinde bekliyordu. Odama alıp bir saat kadar konuştum, ikna oldu kalmaya. Arkasından indim. Valizini tekrar dolabına yerleştirirken keşke erken gitseydim dedim size hoca gelirse gidemem diye hem söyleniyor hem eşyalarını boşaltıyordu. 2 yıl daha kaldı.

Birkaç yıl sonra yaz okuluna bir grup küçük öğrenci geldi Doğu’dan, “Sizi kim gönderdi?” dedim. Bizim din kültürü öğretmenimiz var burada okumuş. Bize çok anlattı burayı. “Mutlaka gidin.” dedi. Bizi o gönderdi dedi ve eklediler okulumuzun en iyi öğretmeni o. İsmini sordum dört yıl önce odamda “Tamam. Kalıyorum hocam.” diye ağlayan öğrencimizdi. Yakın zaman da yine çok etkilendiğim bir olayı da daha paylaşmak isterim.

 

Yaz okulumuza gelen bir öğrencimiz sosyal hizmet uzmanını dinledikten sonra aile içinde sürekli cinsel istismara maruz kaldığı bir şahsı anlatma cesaretini buldu ve bize anlattı. Bizim de aileyi uyarmamızla küçük kardeşlerinin de bu istismardan kurtulmasına vesile olduk elhamdülillah. İyi ki kızım bu yaz buraya gelmiş diyen gözü yaşlı bir annenin minnettarlığı ve teşekkürü tüm yorgunluğumuzu unutturdu bize.

 

Kur’an Okulları’na öğrenci göndermek isteyen ailelerin izlemesi gereken prosedür nedir? Size nasıl ulaşabilirler?

 Kursumuzun sabit hattı ve cep telefonundan ulaşırlarsa gerekli bilgi verilir kendilerine.[1]

Sadece öğrenci göndererek değil maddi olarak da bu tarz kurumların desteğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Siz gıda, giyim, burs, öğrenci masraflarını karşılama vb. konularda bağış alıyor musunuz?

Kur’an Okulları derneği adı altında bir derneğimiz var. Okulumuzun tüm ihtiyaçları bu derneğe yapılan bağışlarla dönüyor. Buraya bağış yapabilirler. Ayrıca gıda, giyim kırtasiye ihtiyaç olan her şeyi bağış olarak kabul ediyoruz. Bu eğitim yürümesi ve daha çok gence ulaşmamız için her konuda destek bekliyoruz.

Buradan sizin vesileniz ile; değerli fikirleri ile her daim yanımızda olan ayrıca zaman ayırıp derslerimize girerek öğrencilerimizin yetişmesine destek olan Mustafa İslamoğlu Hoca’mıza, Kur’an Okulları’nı anlatma fırsatı verdiği için şahsınızda Kur’ani Hayat dergisine, Hilal TV’ye, Akabe Vakfı’na, Yardımeli derneğine, Kur’an Okulları derneği Başkanı Abdulkadir Öztürkçü ve yönetim kuruluna teşekkür ederim.

 

 

[1] Her türlü maddi ve manevi destekleriniz için ilgili numaralardan irtibata geçip, yetkililer ile görüşebilirsiniz. Kur’an Okulları irtibat: 0216961609-05453775274