Eğitim gelişim ve değişiminin temel taşıdır. Bir birey, bir topluluk, bir toplumun gelişim sürecini, farklılaşmasını eğitim belirler.

Eğitim, öğretim kavramı eşanlı kullanılmaktadır. Öğrenme ihtiyaç ve arzusunun giderilmesi eğitimin çeşitlenmesini, kurumsallaşmasını ortaya çıkarmıştır. Öğrenme süreklilik taşır. Doğumdan ölüme kadar hayat içinde var olmaktadır.

Tanımlar:

Eğitim geniş anlamda, bireylerin toplum standartlarını, inançlarını ve yaşam yollarını kazanmasında etkin olan tüm sosyal bir süreçtir.[1]

Eğitim, seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin etkisi altında sosyal yeterlilik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreç veya kişinin yaşadığı toplum içinde değerleri olan yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür.[2]

Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesidir. Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla bilinçli olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir.[3]

Eğitim kavramı tanımlarının içeriğinde üç farklı kullanım alanı ortaya çıkmaktadır:[4]

1- Eğitim sosyal bir kurumu, bir eğitim sistemini ifade eder.

2- Eğitim bir süreci ifade eder (sosyal süreç).

3- Bir eylemin sonucunu ifade eder (yetenek, tutum, davranış).

Eğitim amaçları öğretme yoluyla gerçekleşir. Eğitim sürecinde öğreten/öğrenen ilişkisi vardır. Öğretim ve öğrenmede amaç kişinin davranışlarında, kişiliğinde meydana gelmesi istenen farklılaşmanın ortaya çıkarılmasıdır. Kişinin kazanması gerekli davranış ölçülerinin tanımının net yapılması gereklidir.

Öğrenme birikimli bir süreçtir. Her yeni öğrenme bir önceki öğrenmeler ile ilişki kurularak sağlanır. Bunları ön bilgi (yaşanmışlıklardan kazanılan bilgiler) ile kazanılmış yetenekler ile yeterliliklerin bilinmesi gerekmektedir. [5]

Bu yaklaşım ışığında Eğitim kişinin kendi gerçek özellikleriyle taşınmasına imkân vermelidir. Eğitim programları ‘Kişiliklerin gelişmesi’ne yardımcı olmalıdır. Öğretimde kişiye değişik seçenekler vererek doğruyu bulma ve kendi gerçeklerini seçme fırsatını tanımalıdır.[6]

Kurumsal yaklaşımlardan yararlanarak öğrenme çeşitlerini şöyle sıralayalım:

1- Görsel öğrenme (izlem /gözlem yoluyla öğrenme)

2- Duyusal öğrenme (duyu ve duygu ile öğrenme)

3- Tecrübî öğrenme (yaşayarak öğrenme, deneme/yanılma)

4- Kitabî öğrenme (kurumsallaştırılmış, sistematik eğitim)

Bireyin hayatını sürdürebilmesi, içinde bulunduğu ortamı, şartları anlama/ algılama, uyum sağlama (olaylar karşısında), tepki vermesi, öğrenim ve eğitim sonucunda belirlenir. Öğrenilenleri içselleştirme karakter, kişilik ve kimliklerin şekillenmesini sağlar ve davranış kalıplarını oluşturur.

Bireyin eğitim/öğrenme aşamalarını sıralarsak

1- Aile içi (yaşam-davranış)

2- Çevre ilişkileri ve sosyal iletişim)

3- Toplum ilişkileri ve sosyal iletişim (görevsorumluluk-yaptırımlar)

4- Bireysel/toplumsal değer yargıları (kültürel iletişim) olarak sıralarız.

A- Bireyin ilk eğitim aldığı kurum ‘Aile’dir. Bu öğretim şekli duyusal/ duygusaldır. Yazılı kuralları olmayan sözle/ davranışla alışkanlıkların sürdürülmesi ile oluşur. İlk temeller atılır. Kültürel eğitim, ahlak, inanç, aile içi davranış, kendine bakım ve hayatını sürdüreceği ilk eğitimi alırlar. Ayrıca bilinçli anne-baba çocuğun duygularını yönetme biçiminin olumlu gelişimine yardımcı olurlar. Bu yüzden anne/babanın bilgili ve dikkatli olması gerekir. İlk beceri ve alışkanlıklar aile ortamında belirlenir.

– Yürüme, konuşma, yeme/içme, kişisel temizlik/bakım, yatış/kalkış, zamanın değerlendirilmesi, paylaşım, sevgi, saygı, sorumluluk, duygu kontrolü, kıskanma, küsme/kapanma, kapris, bencillik, aşırı tepki verme, sorumsuzluk…

Aile eğitiminde çocukların, fiziksel, duygusal, sosyal, kültür ihtiyaçlarının belirleyip öğrenme/öğretme, ahlak, inanç yoluyla yetiştirilip/geliştirilmesi gerekmektedir.

Çevre İlişkileri İle İletişim

Aile dışında ilk yakın çevre ilişkileridir. Bireyin sosyalleşmesi ve sosyal rollerinin oluşması sürecinden bahsedilir. Bunlar akraba, komşu, arkadaş vb. Aile dışı iletişim sonucu yeniden öğrenme, yeni öğrenme aşamaları başlamaktadır. Örneğin çocuğun yaşıtları ile oyun oynaması çocukların yeteneklerini geliştirir.[7] Kendini ifade etmesini sağlar. Özgür ve serbest hisseder. Oyun içinde tarafların üzerine düşen parçada beceri kazanır. Kazanmayı/kaybetmeyi öğrenir. Zihinsel, bedensel gelişim ile özgüvenleri de yerleşir. Yetişkin komşu ilişkisinde bir yemek tarifi alması yeni dantel modeli öğrenmesi, bir sorunu paylaşarak fikir alması gibi örneklerimizi arttırabiliriz. Sosyo-kültürel alanın gelişmesi ile değer yargılarının, etik kuralların, ahlaki değerlerin, adab-ı muaşeret kuralarının önemi pekişir. Etkileşim alanı genişler.

B. Toplum içinde kurum ve kurallarla iletişim (sosyal süreç):

Toplumu düzenleyen                 Hukuk Sistemi                  Güven/Korunma
Zorunlu eğitim sistemi              Eğitim Sistemi                  Eğitim Hakkı
Sağlık yapımını düzenleyen     Sağlık Sistemi                    Sağlık Hakları
Sosyal, Kültürel, Siyasal           Sivil Toplum Kurumları     İnanç, Meslek Örgütler

Kurallar toplum içinde tutum, davranış, konum ve sosyal rolleri tanımlar. Kurallar birlikte hayatı kolaylaştıran, kişisel hak ve özgürlükleri sağlayan alt yapıyı ve de ortamı hazırlamaktadır. Birey karşılıklı görev/ sorumluluk ve yaptırımlarını öğrenip uygulama durumundadır.

Öğrenme kuramlarını 3 grup altında toplayabiliriz:

1.Davranışçılık

2.Biliş-öğrenme

3.Bilgi işlem kuramı

Her grubun altında yapılan kuramsal çalışmaları şu şekilde sıralarız:

1- Davranışçılık

1.1 Klasik ve operant (edim)

1.2 Koşullanma (şartlanma)

2- Bilişsel Öğrenme

2.1. Uyarıcı-tepki bağı kurulması

2.2. Anlayış ve bilişsel süreç modelleri

3- Bilgi-İşlem kuramı

3.1.Algıların zihinsel alanda işlenmesi

3.2.Bilgiyi algılama, işleme, depolama, hatırlama sürecinin işlenmesi

4- Biyoteknolojik kuram

4.1. Hücre kümelerinin ve ardışık safhaların oluşturduğu çocukluktaki öğrenmeler

4.2.Yetişkinlikte gerçekleşen daha iç görüsel ve yaratıcı öğrenmeler.[8]

5- Modern öğrenme sistemi ‘Yapılandırmacılık’

Öğrenenin yetenek/beceri/öğrenme hızları bilişsel, duyusal ve davranışsal özelliklerine, düzeylerine göre program oluşturarak yetiştirilmesine dayalı sisteme ‘yapılandırmacılık’ denir.

Öğretide öğrencinin edindiği bilgiler ile problem çözümüne yaklaşımı farklı kuramcıların farklı öngörülerini oluşturmuştur. Özetlersek;

5.1. Bilişsel yapılandırmacılık Burada üç terim önem kazanır. Sırasıyla ‘şema’, ‘kavram’, ‘yapı’dır.

5.2. Sosyo-kültürel yapılandırmacılık Bu yaklaşımda terimleri ‘kavramlar’, ‘ fonksiyonlar’, ‘katogeriler olarak sıralanmıştır.

5.3. ‘Dil’, ‘düşünce’, ‘algılama’, ‘ilgi’, ‘hafıza’ olarak sıralanıp anlamlandırılmıştır.

Öğrenmenin kaynağı bilgidir. Bilgi ile başlayan süreci

. Bilgi edinme; Çeşitli kaynaklardan

. Düşünme; Zihinsel faaliyet alanında fikir oluşturma

. Dünyayı algılama; Tutum, davranış, değer yargıları oluşması şeklinde sıralarız.

Öğrenme kavramlarını inceledik. Eğitim konusunu bir daha ele alırsak iki başlık altında toparlarız.

. Formal eğitim (Şekilci/kurumsal, metodolojik/sistemsel)

. İnformal Eğitim (Kabul görmüş kalıplar, düşünce/fikir akımları, davranışçı/sözel aktarımlı vb.

Eğitimin Temel konusu bilgi ve bilgi aktarımıdır.9

Bilginin zihinsel faaliyet alanından başlayarak hayata geçirme ile biten sürecini şema ile gösterelim:

Birinci Aşama: Bilgi somut/soyut olarak alındığında bireyin zihinsel faaliyet alanında anlaşılır/bilinir hale dönüşür.

İkinci Aşama: Öğrendiği bir kavram/faaliyeti kabullenmesi (içselleştirmesi) ya da reddetmesi (dıştalaması).

Üçüncü aşama: Bilginin kullanılması (hayata geçirilmesi)

1.Adım: Akıl, mantık, duygu süzgecinden geçirmesi yarar/sakınca, kaybetme/kazanma gibi karşılaştırmaları yapması.

2- Tanımlayıp/konumlandırması, kabullenmesi, inanması

3- Davranış (Eylem)

Dördüncü Aşaması: Beceri Kazanma

Bireyin zekâ ve yeteneği bu süreci hızlandırır.

Sonuç olarak eğitim bir bireyi diğer bireyin tekrarı haline getirilmemeyi amaçlamalıdır. Bireyin gelişimini, tercihlerini, duygularını yönetir. Hale getirilmesini sağlamalıdır.

Toplumda özgüvenli, güvenilir, paylaşımcı, kendini sürekli yenileyen faydalı birey olmanın farkına varan, sınırlarını bilen, ahlaklı, adaletli kişilerin sayısının artmasına ihtiyacı var. Sağlıklı toplumlar, düzgün düşünen bilgili bireylerden oluşur. Son söz, okuyan, dinlenmesini bilen, kendisini ifade edebilen farkındalık yaratan bireyleri yetiştirmeliyiz. Aile eğitim şeklini/içeriğini, BİLGİ üzerine kurmalıdır.

Seval AKBIYIK

[1] Smith, O. W Stanley, D. Shores, JH., Foundation of Curriculum Development, USA, 1957, s.3

[2] Carter, G. Dıctıonary of Educatıon Newyork 1959, s.98

[3] Oğuzkan, F. Eğitim Terimleri Sözlüğü, Ankara, 2004, s.57

[4] Mialaret, G. Les sciences de L’educatıon, Paris, 1984, s.3

[5] Bilen, M. Başarılı Öğretim İçin Teknikler, Ankara, 1992, s.49-98

[6] Tezcanlı, M., Eğitim Sosyolojisine Giriş, Ankara, 1981, s.56

[7] Marlowe A. B, – Page, L. M, Creating and sustaining the constructivist classroom, California, 1998, s.23

[8] Bkz: Senemoğlu, Nuray, Gelişim öğrenme ve öğretim. Özsen Matbaası, Ankara, 1998, s.98 Fidan, N. Okulda Öğrenme ve Öğretme Kavramlar, İlkeler, Yöntem, Ankara 1985, s.22-24 Yurdakul, Bünyamin, Eğitiminde Davranışcılıktan Yapılandırmacılığa Geçiş İçin Bilgi, Gerçeklik ve Öğrenme Olgularını Yeniden Adlandırması, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi; (2004a) 4 (8), s.109-120