Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat   telefon

Kullanıcı girişi

Röportajlar ( Sesli )

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 1 kullanıcı ve 5 ziyaretçi çevrimiçi.

Çevrimiçi kullanıcılar

  • mayaz

Başlarken… Sayı 10

Mart 15, 2010 yazan admin

Namaz gibi bir imkânı bahşederek mümin kulunu huzur-ı ilahiye kabul eden Allah’a hamd,
Hayatını namazların arasında yaşayan Efendimiz’e, âline ve ashâbına salât,
Bütün bir ömür günde beş vakit aşk ile miraca çıkan müminlere selam olsun.

Vahiyle hayat bulma çabalarına mütevazı bir katkı yapabilmek için Temmuz 2008’de yayın hayatına başlayan Kur’ani Hayat Dergimize, ikinci yayın dönemini lutfeden Allah’a hamd ü senalar olsun. 18 aylık ilk döneminde, vahiyle hayat bulmak için sırasıyla Kur’an ayı ramazanı, mahşerin provası haccı, Rabbani eğitimi, ümmetin iftiharı Gazze’yi, vahdetin çekirdeği İbrahimî aileyi, nifakın panzehiri infakı, gök sofrası vahyi ve varlık hiyerarşisini düzenleyen ‘kurban’ı işledi Kur’ani Hayat Dergimiz.

Namaz Nedir? Mustafa İSLAMOĞLU

Mart 4, 2010 yazan admin

Türkçe konuşanlar salât’a “namaz” derler. Namaz, Farsça “ibadet” manasındaki nemaz’dan Türkçe’ye geçmiştir. Zira ilk Müslüman olan Türkler’in İslâmi kavramları öğrendikleri ortam, Fars dilinin etkin olduğu bir kültür evrenidir. Namaz’ın Kur’an’daki karşılığı salât’tır.
Salât, gerçek birçok-anlamlı kelimedir. Hem dildeki kullanımı hem de Kur’an’daki kullanımı çok-anlamlıdır. Salât kelimesinin dilde 18 kadar anlamı tesbit edilmiştir. Dilde çok-anlamlı olması doğaldır. Zira salât kelimesi, zaman içindeki yolcuğunun her durağında farklı anlamlar kazanmıştır. Bizce, otoritelerin kelimenin kökenini tesbitte ittifak edememelerinin sebebi de budur. Salât, ilk bakışta birbiriyle alakasız gibi duran kök anlamlara nisbet edilmiştir. Fakat eldeki dilsel malzeme yeniden bir tahlile tâbi tutulup yorumlandığında, birbiriyle alakasız gibi görünen tüm kök anlam tahminleri, “destek” ortak anlamında buluşmaktadır. Dua ve istiğfar eden, esasen “destek” talebinde bulunmuştur. İbadet, kişinin dinine ve imanına verdiği “destek”tir.

ما هي الصلاة؟, مصطفى إسلام أوغلو

Mart 4, 2010 yazan admin

مقال العدد
ما هي الصلاة؟
مصطفى إسلام أوغلو
ترجمة: مروة داغستاني بارسيك

مقدمة

يسمي الأتراك الصلاة في لغتهم "ناماظ" وهذه الكلمة دخلت اللغة التركية من الفارسية نيماظ التي تعني "العبادة" ويرجع السبب في ذلك إلى أن الوسط الذي تعلم فيه أوائل الترك الذين دخلوا الإسلام المصطلحات الإسلامية كان وسطا ثقافيا واقعا تحت تأثير اللغة الفارسية. والمقابل القرآني لكلمة ناماظ التركية هو صلاة.

Namaz Vakitleri ve Biz - Ahmet COŞKUN

Mart 4, 2010 yazan admin

DENEME
NAMAZ VAKİTLERİ VE BİZ
Ahmet COŞKUN
Prof. Dr., Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Ahmet Haşim’in Gurabahâne-i Laklakan adlı eserindeki “Müslüman Saati” yazısı çok dikkatimi çekti. Bu yazı dolayısıyla, namazların beş vakte tahsisinin hikmetlerini düşündüm. Bundan bahsetmeden önce, bu meşhur edibimizin bahsi geçen yazısından bazı cümleler nakledeceğim.
“Saatten kastımız zamanı ölçen alet değil, fakat bizzat zamandır. Eskiden kendimize göre yaşayışımız, düşünüşümüz, giyinişimiz ve kendimize göre dinden, ananeden hayat alan bir zevkimiz olduğu gibi, bu hayat üslûbuna göre de “saat”lerimiz ve “gün”lerimiz vardı.

NAMAZ (صلوة): ANLAMI, AMACI, GEREKÇESİ, GEREKLERİ ve YERİ – Murat SÜLÜN

Mart 4, 2010 yazan admin

İNCELEME
Namaz kelimesi dilimize Farsça ‘nemâz’dan iktibas edilmiştir. İslâm kültürü Türkler’e İran kanalıyla intikal ettiği içindir ki, dinî terimlerin çoğu Türkçe’ye Farsça’dan girmiştir. Biz konuyu elbette –Kur’anî bir kelime olan– salât çerçevesinde ele alacağız. ‘Salât’ın kavramsal çerçevesini çizip Kur’an’ın namaza bakışını netleştirdikten sonra, konuya Fıkhî, Tasavvufî ve Kelâmî yaklaşımlara değineceğiz.
Kur’an’da, namazla alâkalı tüm hususları ele alan bir salât sûresi bulunmadığı için, Kur'an'daki salât algısını araştıran kişi; salât ve türevlerini incelemek, ancak bununla yetinmeyip konuyu hem lâfız hem kavram hem de terim olarak ayrı ayrı ele almak durumundadır. Ek olarak; salâtın, aynı kavramsal çerçevedeki diğer kavramlarla ilişkisi, yani hangi kelimelerle eş-anlamlı, hangi kelimelerle zıt-anlamlı kullanıldığı da irdelendiği takdirde, kavram daha net anlaşılacak; Kur’an’da salâta hangi anlamın yüklenmiş olduğu ortaya çıkacaktır.

Namaz Kötülüklerden Alıkor - Mahmut ÇINAR

Mart 4, 2010 yazan admin

DEĞERLENDİRME
“Sana kitaptan vahyedileni oku ve namaz kıl,
şüphesiz namaz hayâsızlık ve fenalıktan alıkor;
Allah’ı hatırlamaksa en büyüktür.
Allah yaptıklarınızı bilmektedir” (Ankebût 29/45).
GİRİŞ

Namazın Fıkhı - Vecdi AKYÜZ

Mart 4, 2010 yazan admin

İNCELEME
NAMAZIN FIKHI
Vecdi AKYÜZ
Prof.Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi fıkıh hocası
NAMAZ KAVRAMI

Tanımı: İslâm Dini’nin kelime-i şehâdetten sonra, birinci şartı namazdır. Aslında Farsça bir kelime olan “namaz”ın fıkıh dilindeki ve Arapça’daki karşılığı “salât”tır. Fıkıhta namaz, “Birtakım şart ve rükünlerden meydana gelen ve tekbirle başlayıp selâmla biten özel söz (zikir) ve hareketlerdir (fiil).“ Namaz bu ikinci manasıyla Kur’an-ı Kerim’de birçok defa tekrar edilir. Bunların yirmi yedisi zekâtla birlikte geçmektedir.

Hidayete Çağıran Namaz! - Bilgin ERDOĞAN

Mart 4, 2010 yazan admin

HİKÂYE
Hapishane imamı, Pennsylvania – Amerika

"Ve onlar ki, emanetlerine ve ahitlerine sadakat gösterirler. Salâtlarını (tüm dünyevi kaygılardan) uzak tutarlar. İşte varis olacak olanlar böyleleridir (Müminûn 23/8-10).
Namaz, gözün nurudur Nebevi dilde… Gözün nuru, gözbebeği… "Kişi ile şirk arasında namaz vardır" der hak Nebi… Namazı dik olanın kulluğu da dik olur belli ki… Namaz, onun için dinin direği… Namaz, aslında bir aşk âyini… O, ruhun tezkiyesi… Yüreğe libas giydirme işi…
Kıyam, bir esas duruş ve tevbe hali... Kusurluyum ve kusurlarıma meydan okuyorum der kıyamdaki kişi... Kıyam, kusursuz olan Rabb’e yürüyüşün ismi... "Subhanallah" tesbihinin eyleme dönüşmüş şekli... Rukû, itaatin doruk noktası... Aklın, vicdanın ve fıtratın, aşkın olan Allah'a kayıtsız şartsız teslimiyeti... Kulun âciz ve güçsüz olduğunu idraki... Aşkın olan Allah'ın tüm acziyetten münezzeh ve müberra olduğunu kabul etme hali... "Allahuekber" tesbihinin fiili şekli... Secde, aşkın zirvesi... Sen Rab’sın, ben kulum deme hali... Kulun muhtaç olduğunun idraki... Ben muhtacım ve muhtaç olan varlığa kulluk edemem deme hali... Bedenin inişi ve ruhun yükselişi... Saf ve ulvi olan aşkın zirvesi... "Ben haddimi bildim" idraki... Ve oturuş, bir miraç hali... Namaz yolculuğunun tadını çıkarma demi... Said Nursi’ye göre "İbadetin manası odur ki, kişi kendi kusurlarını, aczini ve fakrını görüp, Kemâl-i Rububiyet’in, Kudret-i Samedaniye’nin ve Rahmet-i İlahiye’nin önünde hayret ve muhabbetle secde eder.

Namaz Gönüllüleri Platformu Üyeleriyle Söyleşi

Mart 4, 2010 yazan admin

Namaz Gönüllüleri Platformu Üyeleriyle Söyleşi
F.GÜNGÖR, M.BAYKUL, M.AYDIN
Diyarbakır’da, İzmir’de, Aydın’da, Bitlis’te, Ağrı’da, Ankara’da, Mersin’de, İstanbul’da, Fransa’da, Hollanda’da, Almanya’da ve daha birçok ilde, ilçede, ülkedeler… Onlar, ümmetin ahvalini kendilerine dert edinmiş, kendi imkânlarıyla coğrafyanın dört bir yanına dur durak bilmeden, seccade taşıyan üç beş ciğeri yanık adam… Günlük meşgalelerini bir kenara bırakıp dünyevî bir menfaat gözetmeksizin karış karış gezerek “dinin direği” namazı susamış kitlelere anlatıyorlar. Dünyanın çetrefilli meşgaleleri arasında namazla arasını açmış, unutmuş veya terk etmiş topluma, minarelerden, beş vakit semayı şereflendiren sadaya dikkat çekmek için çabalıyorlar, amaçları ise -Cemil Tokpınar’ın ifadesiyle- onlar gibi olabilmek; “Hayat arası namazdan, namaz arası hayat” çizgisine ulaşabilen güzide yıldızlar gibi; Sahabe efendimiz gibi…

ÂLEMLERİN RABBİ İLE RANDEVUMUZ NAMAZ - Mehmet ÇAKIL

Mart 4, 2010 yazan admin

DENEME
Gençliğinden beridir Rabb’iyle namaz randevusuna çok dikkat eden ve şu anda yetmiş altı yaşına ermiş bir dostum var. O, güne sabah namazından bir-iki saat öncesinden başlar, titiz bir abdest alır. Peşinden uzun uzun Kur’an okuyarak Rabb’iyle konuşur. Son namaza yetişecekmiş gibi koşarcasına camiye gider. Camide seçtiği yer hep imamın tam arkasıdır. Namaz kılındıktan sonra herkes camiden çıkar ama o, huzur-ı ilâhiden ayrılmak istemez, camide kalır. Sünnet olan namazları kılar, eline tespihini alır, okur ve derin bir tefekküre dalar. Birkaç saat sonra yavaş yavaş yürüyerek eve gelir, kahvaltı hazırsa yapar, değilse hazırlanana kadar ya eve gelen talebelerine Kur’an öğretir ya da küçük bahçesine iner, çalışmaya başlar. Bu arada gelen talebeleri varsa derslerini de oracıkta verir. Kahvaltı yaptıktan sonra, üzerine çok yorgunluk çökmüş ise, yan tarafı üzerine toplanır ve biraz kestirir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya