NEBEVÎ SÜNNETE UYGUN ORUÇ VE HADDİ AŞMAYAN PLANLI AÇLIK; DAMAR HASTALIKLARINA, ALKOLİZME, MADDE BAĞIMLILIĞINA, PSİKOPATİK KİŞİLİĞE, OBESİTEYE, HATTA KANSERE DAHİ ŞİFADIR.
FAZLALIK OLAN HER BİR KİLO VERİLDİĞİNDE KİŞİ 1 YIL GENÇLEŞİR. BUNUN ÖN ŞARTI, KİŞİNİN AÇLIK VE İŞTEN GERİ KALMA KORKUSU İLE ASLA FAZLA GIDA ALMAMASI; ÖNCEKİ TOPLAM GIDA TÜKETİMİNİN YARISININ ALTINA DÜŞEBİLMESİDİR.
ÜLKEMİZDE SORUN; KÜLTÜR, GELENEK VE İRADE SORUNUDUR. RAMAZANDA DAHA FAZLA GIDA TÜKETİLMESİ SORUNUDUR. SIRF BU YÜZDEN GASTRİT, KOLİT VE KABIZ OLANLAR AZ DEĞİLDİR.
GASTRİTİN BİRİNCİ SEBEBİ, FAZLA GIDA TÜKETİMİDİR. TEDAVİSİNDE ÖN ŞART ABUR CUBUR VE FAZLA YEMEYİ DURDURMAKTIR.
NORMAL VE AZ YEMELERDE MİDENİN ASİDİ, GIDAYI VE BAKTERİLERİ TEMİZLER.
HELICO BACTERI PYLORI GİBİ GASTRİT YAPICI MİDE BAKTERİLERİNİN GİDERİLEBİLMESİNİN ŞARTI, MİDENİN YARIDAN FAZLASININ BOŞ BIRAKILMASI VE ACIKMADAN YEMEMEKTİR.
ACIKINCA BİR İKİ SAAT SABRETMEK; HİDROKLORİK ASİT VE PEPSİNOJENİN MİKROPLARI YOK ETMESİ İÇİN YARALI BİR YÖNTEMDİR.
FAZLA GIDA TÜKETİMİ; MİDE ASİT VE PEPSİNEOJENİNİN -İSTİAP HADDİ AŞILDIĞI İÇİN- BAKTERİLERİ SİNDİRMEDE YETERSİZ KALMASI DEMEKTİR.
GASTRİT, YILLAR BOYU MİDEYİ YORDUĞU TAKDİRDE, HELE DE İŞİN İÇİNE SİGARA, ALKOL VE KIZARTMALAR DA GİRERSE; KANSER İHTİMALİ ARTAR.
ÖFKE, SINIRSIZ TÜKETME, AŞIRI CİNSEL DÜRTÜLER, MÜSKİRÂT, BENCİLLİK, GIYBET, MAGANDALIK GİBİ BİRÇOK PSİKOLOJİK BOZUKLUĞUN TEDAVİSİNDE ORUÇ ETKİN BİR İLAHİ REÇETEDİR.
MODERN ÇAĞDA İNSANOĞLU YEMEK YEMEYİ BİR EĞLENCE ARACI HALİNE GETİRMEKLE OBESİTENİN ÖNÜNÜ AÇMIŞTIR. ORUÇ AYI; YEME DEĞİL, YEMEME AYIDIR.
HEM KORUYUCU HEM DE TEDAVİ EDİCİ HEKİMLİK AÇISINDAN ORUÇ; RUH VE BEDENDE MEVCUT VE İLERİDE OLABİLECEK İLLET VE PATOLOJİLERE KARŞI ETKİLİ BİR BİYO-SOSYO-PSİKOLOJİK REÇETEDİR.
BAŞLARKEN 13
Hamdolsun, insan kullarına anlayabilecekleri dilden hitab eden Allah’a,
Salevât olsun, aldığı ilahi mesajı tebliğ etmekle kalmayıp onu açıklayan Efendimiz’e,
Selam olsun, Kur’an’ın anlaşılması için mealler hazırlayan ve onları okuyan tüm müminlere...
Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu yapıldı
‘Kur’an’ı Anlamanın Önemli Bir Aracı Olarak Mealler’ alt başlığını taşıyan ve Türkiye’de ikinci defa gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu, Kur’ani Hayat Dergisi tarafından yapıldı.
Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde Akabe Vakfı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen program büyük ilgi gördü. İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, Fethi Güngör ve Ali Özek tarafından yönetilen üç oturumda; Mustafa İslamoğlu, Ali Bulaç, Mehmet Okuyan, Murat Sülün, Hidayet Aydar, Fatih Okumuş, Abdülaziz Bayındır ve Şahin Güven birer tebliğ sundu.
O’nu anlamak insanlığın görevi
BİR MEAL ÇALIŞMASININ RİAYET ETMESİ GEREKEN İLKELER
Mustafa İSLAMOĞLU
Kur’an vahyi, murad-ı ilahiyi içinde barındıran ilahi kelâmdır.
Varlığın ilk yasası amaçlılık ve anlamlılıktır. Bu yasa ilahi kelâm için de geçerlidir. Kur’an kendi indiriliş amacını, muhataplarını “manen diriltmek”, “karanlıklardan aydınlığa çıkarmak”, “rehberlik etmek”, “ebedi kurtuluşun yollarına ulaştırmak”, “sonsuz mutluluk ve huzur diyarına davet etmek” gibi ifadelerle ortaya koyar.
مقال العدد
الأسس الواجب مراعاتها عند ترجمة معاني القرآن الكريم
مصطفى إسلام أوغلو
ترجمة: مروة داغستاني بارسيك
وحي القرآن هو الكلام الإلهي الذي يضم بين جنحيه المراد الإلهي.
الهدف والمغزى أول قانون للوجود. هذا القانون ينطبق أيضا على الكلام الإلهي فالقرآن الكريم يعبر لمخاطبيه عن هدف نزوله بعبارات مثل: "يُحْيِي"، "يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ"، "الْهُدَى"، "يَهْدِي بِهِ اللَّهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ"، "وَاللَّهُ يَدْعُو إِلَى دَارِ السَّلَامِ".
MEAL HAZIRLAMANIN İMKÂN VE ZORLUKLARI
Ali BULAÇ
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.
Kur’an ve Kur’an meali yapma zarureti
Sözlük anlamı "okumak" olan Kur'ân, Allah tarafından bütün insanlara tebliğ edilmek üzere Cebrail aleyhisselam kanalıyla Hz. Muhammed (s.a.)'e indirilen bir kitaptır. Nüzulü 23 senede tamamlanan Kur'ân-ı Kerîm, 114 sûreden ibarettir. Bu sûrelerden 93'ü Mekke'de ve 21'i Medine'de indirilmiş olup, tamamı ilk indirildiği günden bugüne kadar herhangi bir değişikliğe uğramadan tevatüren bize gelmiştir.
ANLAM DEĞİŞMELERİ
VE ÇOK ANLAMLI KELİMELERİN ÇEVİRİ SORUNLARI
Şahin GÜVEN
Dr., İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Tefsir Öğretim Üyesi
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.
Öncelikle anlam değişmelerinin mahiyeti, Arap dilindeki ve Kur’ân’daki çok anlamlık olgusu üzerinde duracak ve hem kelime düzeyindeki hem de cümle/ifade düzeyindeki çokanlamlılık türlerinden bahsettikten sonra bu olgunun genel olarak dildeki –özel olarak da Arapça’daki ve Arapça bir metin olan Kur’ân’daki- varlığı ile ilgili farklı görüş ve değerlendirmelere yer vereceğiz.
OSMANLI DÖNEMİ TÜRKÇE KUR’AN TERCÜME VE TEFSİRLERİ
Hidayet AYDAR
Prof.Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Öğretim Üyesi
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.
Anadolu Beylikleri ile Osmanlıların ilk dönemlerinde başlayan -Kur’an da dâhil- dini eserlerin Türkçeye tercümesi hareketinin sonucunda oldukça önemli sayıda bazı kısmi veya tam Kur’an tercüme ve tefsirleri oluşturulmuştur. Osmanlılarda Tefsir veya tercüme şeklinde Kur’an’ın anlaşılmasına yönelik hizmetler, medrese, huzur dersleri ve camiler olmak üzere üç ayrı mekânda sürdürülegelmiştir.
KUR’AN’DAN YARARLANMA KILAVUZU
Murat SÜLÜN
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.
KUR’AN’I NEDEN OKUYALIM?
“Kur’an’ı niçin okuyoruz?” sorusuna; “Kur’an okuyorum, çünkü yüce Allah’la konuşmuş oluyorum” ya da “Kur’an okuyorum, çünkü onu okuduğum zaman moralim düzeliyor; huzur buluyorum” gibi cevaplar verilebilir. Ancak Kur’an’ın bu tür fonksiyonlar icra etsin diye indirilmediği aşikârdır. Yukarıdaki soruya verilecek; “Anlamak için Kur’an okuyorum” ya da “–Anlayıp uygulamak için Kur’an okuyorum” şeklindeki cevaplar da soruyu tam olarak karşılamış olmaz. Soruyu “Kur’an niçin anlaşılmalı?” ya da “neden uygulanmalı?” şeklinde anlayarak, cevabı ona göre vermek gerekir.
Avrupa Dillerinde ve Özellikle Hollanda Dilindeki Kur’an-ı Kerim Tercümeleri Üzerine
Fatih OKUMUŞ
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.
Giriş
“Ba-nâm-ı Hudâvend-i bahşâyende-i bahşâyişkâr.”
Selman-ı Farisi (ra)’in Farsça’ya tercüme ettiği Fatiha-i Şerife’de besmele böyle tercüme edilmişti (Serahsi'den nakleden: Hamidullah, 1993, p. 102). Kur’an-ı Kerim’i yabancı lisanlara tercüme faaliyeti henüz sahabe-i kiram zamanında başlamıştır. Selman-ı Farisi (ra) Sûre-i Fatiha’yı Farsça’ya tercüme etmişti.